şükela:  tümü | bugün
  • yaş aldıkça zorlaşan.

    gönül ilişkisi için yeni biriyle tanışmak zaman ve emek isteyen bir durum. kafadan 6 ayda zar zor alışırsın tanıyacaksın da anılar biriktireceksin de ısınacaksın da....

    fark ettim ki 35'ten sonra çoook çookkk zor başlamak. yorulmuşsan umutsuzsan canın konuşmak anlatmak ve dinlemek istemiyor. hep bir tutukluk. sabırsızlık. yüzeysellik. zaten bitecekle başlayan ilişkiler. emek versen ne olur ki zaten gidecekle devam eden süreç. incelen ipler kopmuştur. üzülsek de yalnız hissetsek de güvenmek zor. insan yine yine kırılmaktan korkuyor. her şeyin altında yatan ana neden korku.
  • her tanıştığına en baştan kendini anlatmak... artık o gücü kendimde göremiyorum.
  • çok yorucu geliyor. ne kimseyi tanımak istiyorum ne de kendimi anlatmak
  • kişi yorgunsa istemez, zor gelir.
  • bu eylemin enteresan tarafı da bazen o kişi, belki de on yıldır tanıdığınız insanlardan size daha yakın olur, bağrınıza basasınız gelir. korku yoktur.
    çoğu insandaki "şimdi kim tanıtacak yea" sıkıntısı ve üşengeçliği yoktur; zaten sizi hep tanıyordur.
    konuşurken sıkılmaz, söyleyeceklerinizden çekinmezsiniz; sizi yanlış anlayamayacağını bilirsiniz.
    "ne zaman bu kadar samimi olduk?" sorusunun cevabı yoktur çünkü o, hep oradadır. bir şekilde o sizi ya da siz onu bulmuşsunuzdur. bazısıyla da belki yıllardır aynı ortamı paylaşmışsınızdır ama konuşmalarınız en fazla beş dakikadır, göz teması yoktur, "bitse de gitsek" havasındasınızdır. diğerine ise doyamazsınız. boş zamana koymaz, zaman ayırmak istersiniz. bu herhangi biri olabilir; arkadaş, komşu, öğretmen ya da sokaktaki herhangi biri çünkü kimin hayatınıza ne şekilde ve nasıl dokunacağını da bilemezsiniz.

    bu da o kadar zor bulunur ki, bulduğunuzu hissettiğiniz an, yakasını bırakmamanız gerekir.

    evet, kötü gelen insanlar oldu; ama "herkes öyledir" önyargısı, -zaman zaman benim de kapıldığım- hayatı zorlaştırmaktan öteye götürmez.

    "insan insana lazımdır.
    ama insan insana.."
  • şimdi kim uğraşıcak anlatmaya diye diye arkadaşsız kalmak.
  • sosyal medya, date app derken işler boka sardı arkadaşlar, kimse kimseye konsantre değil, kimse net değil, herkes yedekli çoklu, o sebeple gazı çabuk kaçıyor. bulanık sulardayız. siz siz olun yeni tanıştığınız biriyle ilk üç gün içinde yüzyüze görüşmeyi yapın ve 4. günde isteğinizi net bir şekilde söyleyin.
  • dize yatmalı, saç okşamalı şefkatli ilişki yaşamalık biriyle tanışmak gerçekten muhteşem olurdu. ama yatak kırmalı, duvardan duvara vurmalı, kondom yırtmalısı geliyor.

    yeni biri keşke bim'de satılsa da sabah gün doğarken sıraya girip, içerde teyzelerle altalta üstüste, saç saça baş başa kavga edip alsam.
  • herkes gibi olacak kimsenin hayatımda işi yok.
    fark yaratması lazım.

    yeni biriyle tanışmak, o kişiye güvenmek, o insana hayatımı ve başımdan geçenleri anlatmak, o insanın, anlattıklarımın içindeki zayıf noktalardan beni vurmasından, güven duygumun azalmasından, herkese karşı ördüğüm duvarların aşılmasından ve bu bitmeyen döngüden o kadar çok yorulup, o kadar çok bunaldım ki, artık yeni bir insanla tanışmaya tenezzül bile etmiyorum.
    böyle iyiyim ben.
    elimde olanlarla yetiniyorum, kaliteli ve huzurlu yaşamıma girecek olan insanın haketmesi lazım diye düşünüyorum.
    zaten yalnızlık iyidir.
  • artık cidden korktuğumdur. eskiden en azından hevesim vardı. ama artık yeni insan tanıyıp da aynı hayal kırıklıklarını yaşamaktan acayip tırsıyorum. cesaretim olmayan şey.