şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: nwobhm)
  • -abi bu hatun kim?
    -patronun yeni dalga
    -ha yazılmıyım yanı ben
    -e bı zahmet buna da yazılma...
  • (bkz: depeche mode)
  • fransız yeni dalga akımı vardır bi de. sinemada kuralları yıkma olayının önünü açmıştır.
    (bkz: jean luc godard)
  • turkcesi kulaga cok nahos gelen akim
  • dinozorda insanın abuklaşmasına yol açan espirilerle çizilmiş karikatürlerin bulunduğu köşenin adı..
    (bkz: suratını asmak)
    (bkz: kendine yeni telefon bağlatmak)
    (bkz: daha gider bu)
  • (bkz: new wave)
  • yillardir eskimeyen mikrodalga bakis acisi.
  • yeni dalga devrimci olmaktan çok isyankardır. gözlerini toplumun temellerinden çok, günlerin köpüğüne çevirmiştir. yeni dalga gerçekten de birçok tabuya saldırmış, ahlaki ve siyasi sansürlere meydan okumuş, mali çevvrlerin ve sendikaların iktidar ve alışkanlıklarına karşı çıkmış bu da yetmemiş yıldız sistemini reddedip, teknik kalite yönünden özgürleşmiştir. şöyle ki, örnek vericek olursak: jean luc godard'tan bahsedebiliriz. bu adam serseri aşıklar'da bütün sıradanlığı içinde ve kendi kavrayaşı açısından bütün bir dönemi yoğunlaştırılmış olarak sunar. amaçssız ve değerlerden yoksunn, araba hırsızı, kazayla bir adam öldüren, kısa aşklar yaşayan ve hattaaa mübala olmaksızın bir hayvan gibi ölen genç bir adamın anlatıldığı bu hikaye, hem amerikan tarzına yönelik bir saygı gösterisi, hem paris üzerinde bir belgessell, hem de belmondo'nun başarıyla sunduğu umursamaz bir yeni gençliğin çekici portresidir.

    misal başka bir örnek daha vermek gerekir diye düşünüyorum. fotoğrafçı agnes varda'dan bahsedelim: dünyaya yönetilen bu kaygılı dikkati ve anlatımdaki özgürlüğü temsil eder; bu özelliği daha çok, sinema hikayecikleri olan kısa filmlerinde ortaya çıkar. örnek eser: "kısa uç 1955 olması lazım tam hatırlamıyorum 1956'da olabilir. buna yakın bir vurguyla ama gerçeküstücülükten devralınmış bir şiirsellikle günlük yaşamı anlatan georges franju, belgesellerinde ve uzun metrajjlı filmlerinde toplumsal ve estetik iki yüzlükle savaşırken prevert tarzı bir anarşizmle kameranın kural dışı bakışını birleştirir. suratsız gözlerine eserinden de anlayabilirz bunu.