şükela:  tümü | bugün
  • yerel adı ni dilli olan başkenttir.
  • hindistan'ın mumbai'den sonra en büyük şehridir.
  • yollarda trafik şeridi filan hak getire; arabalar birbirlerine o kadar yakın geçerler ki ya kırıktır yan aynaları ya da kapalı. o yüzden herkes birbirine sürekli korna çalar. hatta pek çoğunun arkasında "horn please" yazar!
  • yeryüzünde bir cennet varsa orası kesinlikle yeni delhi değildir. sokakları pislik ve sefalet kokar, vücutlarının çeşitli uzuvları olmayan dilenciler etrafınızı sarıp dilenirler fakat bu dilenciler bile ingilizce bilir, trafiği ise ayrı bir entry konusudur taksiciye neden aynalarının olmadığını sorunca onlara gerek yok önemli olan korna demiştir.işte böyle bir yerdir yeni delhi.
  • eger backpacker'saniz eli mahkum tren istasyonu yakınındaki paharganj bölgesindeki otellerde kalacaksınız demektir. dünyanın en kaotik ortamı gibi gelecek size: binalar, insanlar üstünüze gelecek; rikşacı, bisikletçi, otelci, otçu takimi etrafınızdan ayrılmayacak. birileri devamlı ayağınıza basacak veya omuz atacak. yazın gittiyseniz terden sırılsıklam olacak, nefes dahi alamayacaksınız. lonely planet'i acacak mecaliniz kalmayacak, veya açsanız bile işaretlediğiniz oteli o hengame içinde bulamayacaksınız. şaşırmaya hazırlıklı olun. gözünüzü kapatıp 10'a kadar sayin ve devam edin. merak etmeyin burada başınıza bir şey gelmez. ilk günü atlattıktan sonra o kaotik ortama alışacaksınız. sizin alıştığınızı gören paharganj ahalisi de sizi rahat bırakacak.
  • ucaga bindiginiz/indiginiz kapilardan pasaport kontrolune kadar yerleri hali kaplanmis bir havalanina sahip. temizlemesi zordur muhtemelen.

    eger yeni delhi'den trenle bir yere gitmek istiyorsaniz, yeni delhi tren istasyonunun ikinci katina cikin ve oradaki toursim information bolumune gidin. orada size verilen bir form dolduruyorsunuz ve anladigim kadariyla turist kotasindn faydalanarak bilet alabiliyorsunuz.

    bunlar disinda bir sey bilmiyorum delhi'yle ilgili.
  • havası bildiğin baharat kokan ve çok ağır olan, havaalanındaki askerlerin*** boyum kadar tahta silah taşıdığı, trafiğinin yüzde sekseni tuk tuklardan oluşan, şehir altyapısının olmadığı, binaların pis ve bakımsız olduğu fakat tapınakların cillop gibi olduğu ilginç bir şehir.
  • tuktuka binmeden önce bikaç kere düşünülmesi gereken şehir. zira can güvenliğinizin cidden tehlikeye gireceğini unutmayın. her şeye de "gud lak gud lak" derler sokaktaki sefaleti zerre umursamadan; ama gördükleriniz düşünceden düşünceye sürükler sizi. o ihtişamlı otellerin hemen bir sokak ötesinde resmen dram vardır. etrafınızı her an her yerde aniden dilenciler sarabilir.
  • gittik gördük. yolu bir şekilde düşecek sözlükçü kardeşlerimiz varsa birkaç öneri yazalım.

    1- hindistan'a ilk kez gidiyorsanız, ülkenin diğer kısımları için geçerli çoğu şey başkent için de geçerli. sıcak, kalabalık, kaotik bir ortam sizi bekliyor. indira gandhi havalimanı kentin görece temiz yerlerinden bu nedenle aa ne varmış canım bu delhi'de hiç de abarttıkları kadar değilmiş diye düşünmeyin. hindistan deneyiminiz daha yeni başlıyor.

    2- kalacak yer: paranız varsa ashoka road üzerinde ramada plaza, shangri la, meridien hotel gibi lüks otelleri tercih edebilirsiniz. bu durumda delhi tecrübeniz otel ile sınırlı kalabilir çünkü bu mekanlarda hizmet ve yemek birinci sınıftır, otelden çıkmak istemeyebilirsiniz. öte yandan budget hotel diye tabir edilen daha uygun yerleri düşünüyorsanız mutlaka otelin nerede bulunduğunu görün. web sayfaları çoğu kez aldatıcı olabiliyor. örneğin karol bagh bölgesinde böyle çok otel var ama bu bölge son derece pis ve tehlikeli. oteliniz görece temiz, çalışanlar güleryüzlü bile olsa geceleri belli bir saatten sonra ulaşım sıkıntılı olabilir. bu bölgeden uzak durmakta fayda var. yine de kentte hem temiz hem de uygun oteller mevcut ama biraz araştırma yapmak gerekiyor. bir noktadan sonra bu biraz şans işi.

    2- ulaşım: bir kere delhi lay lay lay bir de şu sokağa gireyim diye gezilecek bir kent değil. zamanınız varsa yürüyerek gezersiniz ama gezilip görülecek yerler biraz dağınık olduğu için bu zaman kaybettirici bir seçenek olacaktır. delhi metrosu çok hatlı ve kentin her yerini kapsıyor ama inanılmaz kalabalık bir metro. yine de uç bölgelerden rajiv chawk denilen merkez istasyona gitmek için iyi ve ucuz bir seçenek. biletler 10-20 rs arasında değişiyor ki bu 1 tl bile yapmıyor. ancak rajiv chawk'tan binerek diyelim patel chawk gibi ara istasyonlarda inecekseniz ciddi ezilme-yaralanma tehlikesi geçirebilirsiniz. bunu söylerken muhtemelen türkiye'de biz alışığız öyle şeylere, sen çok narinmişsin diye düşünebilirsiniz ama öyle değil. arabam yok ve türkiye'de de en kalabalık otobüs hatlarını kullanmış biri olarak bunu söylüyorum. bildiğiniz gibi bir kalabalık ve kaos değil bu. beni bir polis memuru elimi tutarak kurtarmıştı. hintliler bu duruma alışıktır, sadece güler geçerler. metro kullanacaksanız kaldığınız otelden haritasını edinebilirsiniz. bu haritada metro ile gidebileceğiniz önemli yerleri de işaretlenmiş olarak göreceksiniz.

    taksi seçeneği ise çok çeşitli. bir kere binlerce rickshawlarımız var ki çok tavsiye edilmez. ne motorlu ne de bisikletli olanlarını zorda kalmadıkça tercih etmemek gerekiyor. ama siz onlardan kaçsanız da onlar sizi bulacaktır. ısrara alışmanız iyi olur. en uygun taksi seçeneği ise 1970 model sevimli beyaz ya da yeşil arabaların oluşturduğu gruptur. ancak çok önemli bir nokta şu ki bu taksilerde taksimetre bulunmaz. pazarlık yapmanız gerekir. ücretler 50 ila 600 rs. arasında değişir ama 600'ün üzerine çıkmamakta fayda var. şoföre bahşiş verip vermemek size kalmış ama genelde veriliyor. şöförler çoğu kez ingilizce bilir ama adres bilmeyebilirler. otelinizin ya da gideceğiniz yerin kartını mutlaka yanınızda bulundurun. kentte otobüsler de var elbette ama ben ihtiyaç duymadım. ancak binecekseniz otobüsler modernliklerine göre 3 gruba ayrılıyor ve bazılarının nasıl ayakta durduklarına bile hayret edebilirsiniz.

    3- yemek: açıkçası bu kişiye bağlı bir durum. mideniz ve hayal gücünüz elverdiği ölçüde hint mutfağını uçlarına kadar keşfedeğiniz bir çok yer var delhi'de. ama şunu da söylemek lazım, hint mutfağı sizi açmıyorsa uzak doğu yemekleri sunan da bir o kadar restaurant bulacaksınız. fiyatlar da aynı şekilde son derece çeşitli. ama herkesin söylediğini bir de ben tekrarlamış olayım: açık sulardan, buzdan ve sokakta satılan yemeklerden mümkün mertebe uzak durun. sokaklar bu anlamda bir cennet, aklınıza gelen gelmeyen bir sürü şey satılıyor ve insanlar yiyor değil mi? ama onlar delhi'li siz değilsiniz. benim midem çok hassas derseniz kfc ve mcdonald's her yerde olduğu gibi burada da kurtarcınız olacak lakin bu restaurantların da yerel tatlar sunduklarını gözden çıkarmayın. bu arada her yerde cafe coffee day isimli bir kahve zinciri göreceksiniz, sandviçleri çok lezzetli.

    4- nereye gidelim: delhi'de gezip görülecek belli başlı yerler var ve bunları tüm broşürlerde, gezi kitaplarında bulabilirsiniz. ama bunların arasında beni etkileyen iki yer oldu, pişman olmazsınız:

    - qutb minar
    - lotus temple

    bunun haricinde mutlaka büyük bir hindu tapınağını ziyaret ederek şiva, ganeş ve parvati'ye selam durun.

    bu arada delhi'nin merkezi connaught place adı verilen büyük bir meydan. gitmeden önce bana burası delhi'nin taksim'i demişlerdi, lokasyon olarak öyle olabilir ama başka hiçbir şekilde taksimle ilgisi yok. merkez de olsa pis ve gösterişsiz bir meydan. dört bir tarafa beyaz dükkanlar yapılarak yenileme çalışmaları yapıyorlardı ben oradayken. metronun merkezi olması itibariyle önemli yoksa görmezseniz hiçbir şey kaybetmezsiniz. geceleri tehlikeli olma riski var.

    5- alışveriş: delhi'de siz alışverişi değil alışveriş sizi bulur. turistik yerlerde satıcılar ayağınıza gelecektir ama bunlar yerine kumaş, kaliteli hediyelik eşya vs. almak isterseniz khan market, south extension gibi lüks bölgelerde güzel mağazalar mevcut.

    6- hava: ekim, kasım, aralık ayları gitmek için çok uygun. yazın sıcak delirtici olabilir. ama kış mevsiminde de ooh sıcağa gidiyoruz, kolsuz tişörtlerimi alayım bari demeyin, geceleri sıcaklık 4-5 dereceye kadar düşüyor, sabaha karşı ise cidden soğuk olabiliyor. gündüz ise 20 derece civarında seyreden sıcaklık sizi dengesizlikten ötürü hasta edebilir.

    maalesef gece hayatını deneyimleme imkanım olmadı, bilgisi olan biri mesaj atarsa memnuniyetle paylaşırım.

    son olaral kentin bazı yerleri cidden kokuyor ama bu her zaman kötü bir koku olmak zorunda değil sadece değişik diyelim. hayır, yollarda inek yok ama tac mahal'i görmeye agra'ya gideceksiniz o zaman yeterince inek göreceksiniz.

    ne olursa olsun yeni delhi'de mizah duygusunu elden bırakmayın, pazarlık yapın, ısrarcı ve direçli olun, hayır demeyi bilin, bol bol hint klipleri döndüren tv kanallarını izleyin. halkın sefaleti üzerinde karma felsefesinin etkisini düşünün. orada yabancı olduğunuzu bir an bile aklınızdan çıkaramayacaksınız çünkü beyaz "batılı" turistler için delhi bütünleşebileceğiniz bir kent değil. ama her şeye rağmen güzel ve unutulmaz bir deneyim sizi bekliyor yolunuz açık olsun.
  • hindistan'ın başkenti. müthiş fotoğraflar eşliğinde eşsiz bir hindistan blog'u için http://www.gumuspusula.com/?p=761