şükela:  tümü | bugün
  • bana ait olan teoridir.

    merhaba arkadaşlar, teorime hoşgeldiniz.

    adettendir, tl;dr çince öğrenin.

    yazıyı olabildiğince kendi üslubumca yazacağım ki yazıyı paylaşırken buradan linklemek yerine burdan alıp başka yerde kullanmak isteyen kişi editlerken kanser olsun.

    teknoloji alanında hunharca bilgi sahibi olduğum beni tanıyanlar tarafından bilinen bir gerçek (mütevazilikten öldü) ve tabii ki bu yeteneğimi aşırı araştırmaya boçluyum.

    bir süredir bu yeteneğimi ekonomi alanında da uygulamaya başladım. çünkü 5 yıldır bir şirketim(iz) var, 10 personelim(iz) var ve ayakta kalmak zorundayız ve önümüzü görebilmek zorundayız.

    twitterda doğru insanları takip ederek başladığım macerayı, türk kaynakları komple sallayıp yabancı kaynakların dibini bularak sürdürüyorum. aşağıda yabancı kaynaklardan izini sürüp yok artık dediğim şeyleri birarada sunarken linkleri türkçe yerlerden vereceğim ki ama ingiliççe bunlar, dıj güjler falan demeyin, anlattığım herşey public bilgi. ben sadece noktaları birleştirip tavşanı yuvaya götürüyorum.

    beni x bi konuda itham etmeye çalışacaklara da peşinen bildirmek isterim ki siyasete uzağım, takım tutmuyorum, şirketimin vergi borcu yok, yüksek yerde tanıdıklarım yok, devlet okullarında çalışarak okudum, sıfır km sicilim var, hiç ceza almadım, affa uğramadım, karakola düşmedim, 1 kere 55 promil alkolden ehliyet verdim bence sayılmaz, 15 ay askerlik yaptım.

    birazdan türkiye'nin geleceği konusundaki teorimi okuyacaksınız.

    şaşıracaksınız ama (artık başında cumhur takısı olmayan) başkanımız sayın recep tayyip erdoğan'ın (formal hitap kullanıyorum, suç sayılabilecek ifadelerden kaçınıyorum) gerçekten bir planı var, o yüzden bu kadar emin konuşuyor.

    teoride katılmadığınız yerler olursa lütfen ana bacı yapmadan medenice yazın. atladığım bişey varsa ekleyin, mutlu olurum.

    hazırsanız başlıyoruz.

    çin'in avrupaya açılan hub’ı oluyoruz.

    dış ticaret için dolardan çıkıyoruz, yuan'a dönüyoruz (rus rublesi de opsiyonel) çin piyasasında borçlanma denemelerimiz başladı bile. ilgili haber: https://www.dunya.com/…ondlar-geliyor-haberi-401287

    bankalarımız zorluk çekiyor ama batmıyor, keza bankalarımızın büyük ortakları ağırlıklı olarak yabancı (garanti ispanya, finansbank katar vb) hatta bir ihtimal devlet bankalarına çin bankaları ortak oluyor. bank of china resmi olarak ülkeye geldi ve yatırımlara başladı. ilgili haber: https://www.dunya.com/…zmete-basliyor-haberi-392897

    limanlarımızı çin'e açıyoruz, ya da satıyoruz. istanbul kumport limanı 2005’de çinlilere satılması ile süreç başladı. ilgili haber: https://www.dunya.com/…ic039e-satildi-haberi-292370

    limanlarımıza çinden gelen demiryolları bağlanıyor. ilgil haber: http://www.milliyet.com.tr/…iryolu-ekonomi-2695912/

    çin'de üretilen ham ürünler maliyetli olan uçak ve gemi yerine demiryolu ile ülkemize geliyor. çin, işgücü olarak bizi kullanıyor, montajı yapıyoruz, para kazanıyoruz. teorimdeki en kilit nokta burası aslında, çin’in taşeronu hale geldiğimizde çok sayıda istihdam yaratılıyor ve ülkeye yuan girişi oluyor, tl değerleniyor. montajı yapılan ürünleri limanlarımızdan avrupaya satıyorlar. bu gelecek öngürüsü ama nisbeten ilgili haber: https://www.gumruktv.com.tr/…zerinden-avrupaya-tren

    bireysel olarak gelen ürünlerin lojistiğini zaten aras kargo yapıyor şu an, yani bir anlaşma var ama henüz tam düzgün çalıştığı söylenemez. ilgili haber: https://shiftdelete.net/…rini-5-gunde-teslim-edecek

    5g telekom altyapısını çinli huawei kuruyor. ilgili haber: http://www.milliyet.com.tr/…-teknoloji-haber-244652

    e-ticarete de el atıyorlar, alibaba zaten trendyol'u satın alarak giriş yaptı ülkemize. ilgili haber: https://webrazzi.com/…-yatirim-yapti-cevabi-bulduk/

    bundan sonraki nükleer santrali çin kuruyor. ilglii haber: https://t24.com.tr/…n-ortakligiyla-yapilacak,674326 bonus: santralin bulunduğu alan yapan ülkenin toprağı sayılacak, konsolosluk gibi incirlik gibi.

    gelen neslin ingilizce yanında çince öğrenilmesi sağlanıyor ki iş hayatında girdiklerinde anlaşabilsinler. ilgili haber: http://meb.gov.tr/…cmeli-ders-olacak/haber/15490/tr

    iş insanları için de çine gidiş gelişler kolaylaştırılıyor http://www.hurriyet.com.tr/…vize-kolayligi-40698716

    tüm bunların sonucu olarak yabancı paralar karşısında eriyen tl yeniden değerleniyor. (unutmayın ki şu an dolar artmıyor tl düşüyor) bu esnada zaten amerikanın mali sıkıntıları büyüyor ve dolar bir miktar daha geriliyor. amerikanın olaya sinirlenip bize demokrasi getirmeye (bomba) kalkması, arkada çin desteği olduğundan biraz daha zorlaşıyor.

    amerika ile olan ilişkilere ve ticarete ise arkasından su döküp el sallıyoruz.

    benim eyyorlamam bu şekilde.

    yazının sonuna geldiniz. bu noktaya kadar geldiyseniz, hazır gelmişken albümümü dinlerseniz çok mutlu olurum (bkz: crossmarketing)

    spotify
    soundcloud

    hayırlı olsun tüm ülkemiz için.
  • değişik bir bakış açısı. ama çin neden elindeki bazilyon adet ucuz adam varken bizi taşeron yapıyor, onu anlamadım.

    ha deniyorsa nüfüs afgan, suriyeli vb ile 200 milyona çıkartılıp, suni krizlerle ülkede milli gelir 1000 dolara düşürülecek, o zaman mantıklı bulduğum açılım olur.

    aynı ranzada dört kişi kalır, 8 saat uyuyup, 16 saat bir tas pirinç için ayfon monte ederiz. bence olumlu.
  • çin işi, min işi
    bunu yazan
    hyper blue
    nickli kişi.
    .
    not :10 çalışanını da al, bulgaristana git. 10 ve üzeri işçi çalıştıran kişiye oturum veriyor.
  • saçma ya da mantısız deyip, kesip atılmaması;fakat belirli konularının üzerine tekrar oturup belirli süzgeçlerden geçirilmesi gereken ve çok da fayda etmeyecek teori.

    bundan yaklaşık iki hafta evvel şu #79603663 entrynin son paragrafında belirtmiştim.

    çin 2013 yılından beri yeni ipekyolu projesi olarak adlandırdığı bir ticaret hattı kuruyor. bilmeyen arkadaşlar için şuraya (bkz: yeni ipek yolu) link de bırakalım. bu proje demiryolu ve deniz yolu üzerine kurulu.

    şuraya da bir harita bırakalım. https://eksiup.com/13b5bfed262

    şimdi bu projeye 2013 yılında adım atıldı. hatta 2014 yılında 100 milyar dolar gibi bir sermaye asya altyapı yatırım bankası kuruldu. türkiye de bu bankanın kurucu üyelerinden.

    2016 yılında yaklaşık 40 milyar dolarlık hızlı demiryolu projesi anlaşması yapıldı. bunu bir aklımızda tutalım. yani yeni bir anlaşma değil. ya da biz çin ile yeni yeni yakınlaşmıyoruz. bu projeler 5 senedir devam ediyor.

    çok fazla çin ve ipek yolu projesinden bahsetmeyeyim. konudan dışarı çıkmayayım.

    peki sıkıntılar nedir? güven ve üretim.

    yatırımcının müslüman olması, protestan olması ya da güneşe tapması önemli değil. yatırımcı güven istiyor. şayet bu işler din iman ile olsaydı. din kardeşlerimizin, şeyhlerin parası ve şirket merkezleri londra, zürih gibi yerler de değil de istanbul'da olurdu.

    son 2 senedir her ne kadar bunun aksi söylense de içeride vatandaşlar birbirleri ile kavga edip, sen dinsizsin, sen vatan hainisin, sen şöylesin, böylesin dense de dışarıda türkiye'nin adım adım bir rejim değişikliğine gittiği ön görülüyor. hatta yanlış ve tutarsız dış politikalarımız da buna çok da güzel çanak tutuyor. (son 6 aydaki amerika türkiye gerginliğini saymıyorum bile. )

    2013'den beri süre gelen bir yatırım son iki senedir yavaşladı hatta durma noktasına geldi. sebep nedir? yatırımcı güven duyamıyor. çünkü ertesi günü ne olacağı belli değil. biz burada çok ufak rakamlarda dahi ertesi günü kurtarma planı yaparken, başkaları neden gelsin. çinli yatırımcı ya da çin devleti aptal mı? gelenler zaten belli offer geliyor. o da tokatlamaya geliyor ve alıp meçhule doğru gidiyor...

    şimdi yazar haklı olarak diyecek ki " e işte giriyorlar. e işte santral, e işte banka." çok basit bir örnek vereyim.

    osmanlı imparatorluğu merkezi yönetimi sultan 2. mahmut döneminden beri düzenli olarak vergi alıyor. (merkeze aktarılan kaynak. çok daha uzun zamandır vergi ödemesi var;fakat özellikle 17. ve 18 yüzyıllarda verginin çok az bir kısmı merkeze intikal ediyordu. ) alınan vergiler saçma sapan harcamalara ve bürokrasi ödemelerine gittiği gibi ekonomik yatırım alanına da kaynak ayrılmıyordu. bakın bu önemli.

    19 yüzyıldan itibaren de üretim alanları olmadığı gibi anadolu'da kısıtlı olan mevcut tarım dışı üretim de (ipekli, pamuklu kumaş vb) bir süre sonra özellikle ingiltere'den gelen ucuz ve sağlam ürünler, iç pazara girince bu üretimler de yok denilecek kadar azaldı. peki ne oldu ? senin 167 yıl evvel inşa edilmeye başlayan demiryollarını alman sermayesi karşıladı. hicaz tren hattının tarsus - mersin bölgesini ingilizler satın aldı. çukurova'da ürettirdikleri tarımsal ürünleri, alman demiryolları ile beraber kendi ülkelerine gönderdiler. devletin kazancı oldu mu ? yok denilecek kadar az. senin ülkende, senin topraklarında yabancı tarım şirketleri kendi ülkeleri ya da ihraç edecekleri ülkeler için üretim yaptılar. senin köylülerini kullandılar. köylüler de gidip pazardan ingiliz pazeni kumaş aldı. daha detaylı bilgi almak isteyen yazar arkadaşlar 1500 - 1914 arası osmanlı iktisadi tarihi ile ilgili kaynaklara bakabilirler.

    yani çin şirketlerinin burada firma kurması, öyle çok da fark yaratacak bir durum değil.

    buraya kadar okuyan arkadaşlara teşekkür ediyorum;ama maalesef bitmedi.

    buraya kadar ki her şeyi bir kenara bırakalım. çin ve ipek yolu üzerindeki diğer ülkeler ile sağlam bir birliktelik kurduk. amerika'da " ulan ben buna bulaşmayayım dedi"

    türkiye'nin 2017 yılı enerji ithalatı yükü 37 milyar 194 milyon 822 bin dolar. 2018 hele ki şuan ki dolar kuru ile ne olur allah bilir. bu sadece bir ithalat kalemin, 2018 6 aylık ithalatın toplamı 122 milyar 960 milyon dolar. uğraşmak isteyen yuan'a çevirebilir.
    (hadi ihracat rakamını da vereyim. 82 milyar 223 milyon dolar. bunlar bize açıklanan oranlar). en büyük ithalatımız kimden tabi ki çin. ikinci rusya.

    enerji için çözümümüz nedir ? rusya'ya, çin'e santral yaptırmak. hangi anlaşmalar çerçevesinde, ne kadar maliyetlerle? (yazar, "konsolosluk, ülke toprağı gibi alan içinde" olacak demiş;fakat ne verdiği kaynakta ne de başka kaynaklarda öyle bir bilgiye rastlamadım.) e senin zaten dış ticaret açığın var. kimse bunları da kara kaşına kara gözüne yapmıyor. ne yapalım. abi borç alalım. (yemin ederim ülke, başka kredi kartından para çekip, o parayla diğer kartın borcunu ödeyen vatandaş kafasına döndü.) oradan da borç aldın. yine dış ticaret açığın var. ayrıca bu santrallerin masraflarını da saymıyorum. değişen nedir ? sıfır, hiç bir şey... ayrıca ülken için çok önemli olan stratejik alanların başkaları tarafında da yapılmasını saymıyorum bile.

    e çin tuttu diyelim. doğu türkistan'da müslüman kesmeye başladı. ne diyeceksin ? ne diyebileceksin? yaw adamdan borç alıyorsun. santralini inşa ettiriyorsun. peki ters düştün, olabilir. bir anda adam yatırımlarını ya da sermayelerini geri çekti. aaa bir bakmışsın yuan 5 tl olmuş.

    benzetmem için özür dilerim. kimse kusura bakmasın besleme gibiyiz. amerika ile kavga ettik, o zaman ikinci büyüğe çin'e gidelim. (amerika ile olan kavgada haksızız demiyorum;ama maalesef bu zamana kadar ülke olarak ağustos böceği gibi olduğumuz için amerika'da istediğini yapabiliyor. ) çin ile kavga edince de buluruz bir şeyler.

    bu ülkede ciddi bir üretim politikası oturtulmadıkça, yandaş, eş, dost kayırma gibi durumlar ortadan kaldırılmadıkça, ülkenin en büyük ekonomi kalemi bina olmaktan çıkmadıkça hiçbir şey değişmeyecektir. bu 20 sene yuan olur. öteki 20 sene japon yeni olur. öyle gider...

    anlayacağın yazar arkadaşım, kendi adıma bu duruma pek de öyle bir bilinçli bir hamle gözü ile bakamıyorum.
  • türkiye yüzünü çin'e dönüyor

    sanırım bu proje gerçekleşiyor.

    peki sıradan vatandaş için bu ne anlama geliyor?

    sıradan vatandaş olarak anladıklarım;

    tl'nin değersizleşmesi çin için, kendine yakın zenginlikte, lojistik açıdan avantajlı bir türkiye'ye yatırım yapması anlamına gelir.
    bu demek değildir ki çin komünist vb, amerika kaka çin cici.

    kendi memleketinde insan haklarını hiçe sayan, fabrikalarında insanların çatılardan atlayarak toplu intihar ettiği bir ülke, sizden ne gibi tavizler ister, sizi nasıl köpek gibi kullanır, bir düşünün isterseniz.

    ayfon yerine xiaomi kullanır, çin malı arabalara bineriz.
    mavi yaka akp öncesinden beter çalışma koşulları ve ekonomik seviyeye geriler.

    tahminim açılacak tesislerde orta sınıf kaliteli personel talebi artacağından, kaliteli beyaz yakalarin kıymeti bir miktar artabilir.

    bu yazdıklarım tamamen spekülasyon ve beyin fırtınası dahilindedir.
    sözü, diğer katılımcı arkadaşlara bırakıyorum.
    hayırlı pazarlar.
    selam ve dua ile titreşin inşallah.
  • ilk entry sahibi olarak zaman zaman eklemeler yapacağım başlıktır.

    59 çinli milyarder geliyor
    https://www.sabah.com.tr/…9-cinli-milyarder-geliyor