şükela:  tümü | bugün
  • istisnasız homo sapiens olup da çükü olan ve de kamışa su yürüdü yürüyecek 12-15 yaş civarı herkesin sahip olduğu şeydir. grotesk edebiyatın nasıl es geçtiğine şaşıyorum.

    sesin değişiyordur, çatlaktır, boru gibidir, duman in igrenc vokali gibidir. vücudun orantısız büyüyordur. burun önden büyürken yüzün diğer kısımları ayak uyduramamıştır mesela. surat beş yaşındaki br çocuğun yaptığı mona lisa tablosu gibi, hareketler ve yürüyüş bu orantısız kas ve kemik bütünlüğü yüzünden kuazimododan hallicedir. alından sivilceler yeni yeni, kırmızı kırmızı olgunlaşmayı beklemektedir. ven en kötüsü bu şapkaya dikilen en korkunç tüy o yeni çıkmaya başlayan bıyıklardır. diğer bir boyuttan henüz gelmiş daha tam formunu alamamış, materyalize olamamış bir lavkroft canavarı gibidir bu bıyıklar. tam olarak orada olmasalar da korkunçluğu ile iğretiliği ile aslında vücut bulmuşlardır.

    büyümenin, yetişkin olmanın en ağır bedelidir.
  • orantisizlik sonucu ortaya cikmis cirkinliktir. yuzun tam sekillenecegi ve oturacagi icin bu donem onemlidir. ama donem esnasinda ortaya cikan goruntu hakikaten kotudur. sesi de cabasi. yuzde yeni yeni sekillenmeler belirmeye basladigi icin cogunda burun cok hizli bir buyume gerceklestirmektedir. adeta diger organlara tavsanin kaplumbagaya yaptigini yapmaktadir. ayrica yarisi kazanan da burundur tavsandan farkli olarak. burun buyuyunce tabii gozler kucuk gorunmekte. bicimsiz abuk sabuk bi hal almaktadir gencimiz.

    yeni yeni terleyen biyiklar belki de suratin en can alici noktasidir. ne kildir ne de tuydur. o arada kalmisligin sikintisini bunyeye cektirmektedir, bundan yilmamaktadir. yilansi bir igrencligi yansitmaktadir. ses ise kulak tirmalayici niteliktedir. gecici olarak isitme kaybina neden bile olabilir. vucut da orantisizligiyle goz doldurmaktadir. ya kollar buyuk ya bacaklar. bi sekilde orantisizlik kanunu yine korunmus olur.

    bu gibi nedenlerden oturu gencler yetisirken fiziksel olarak olamamanin acisini cekerler. sonra neden bunlar asi. asi bi goruntuleri var evet ki fiziklerinden kaynaklanmakta. onun da verdigi bi bunalim var tabii. sonra gencler neden bunalimda. cik cik cik.

    bi an once ermeleri dilegiyle.
  • genç kızımızın yeni yeni sütyen takmaya başladıgı yıllarda,akranlarına* burun kıvırıp kendisinden yaşça büyük abilerle takılmasına sebep olan çirkinliktir zira ergenlik dönemine girip sivilcesiz suratını koruyabilmiş bir erkek bireye denk gelme olasılığı,bira içmeyen bir almana denk gelme olasılığına yakındır.
    her ne kadar karşı cinse göre daha şanslı olsa da,aynı durum,limon memeli ergen genç kızımız için de geçerlidir elbette ama o başka bir başlığın konusu sanıyorum*
  • (bkz: harry potter)
  • hulkun dönüşümüne benzer bir dönüşümün sonucudur. birleşen ve kalınlaşan kaşlar ile başlayan bu dönüşüm, dudaküstü tüyleriyle gelişir ve son olarak burnun* yanaklara doğru genişleyerek yaptığı büyümeyle tamamlanır.
  • komşunun, akrabanın 12-13 yaşındaki sevimli oğluna bakıp "yazık lan" deme sebebidir. 1-2 seneye ergenliğe girecek olan bu yevrücek her şeyden habersiz, neşeyle koşup oynarken bazı bazı gözümüzün önünde nasıl çirkin bir ergen olabileceği belirir.

    ergen erkek çirkinliğinin endüstri meslek liselerinde nedense daha bir coşkun, daha bir doruklarda yaşandığı gözlemlenmiştir.
  • öyle bir çirkinliktir tarif edilemez. fiziksel çirkinleri sayacak olursak böle yağlı, sivilceli bir surat, zayıf çelimsiz bir beden, garip saç şekilleri, saçma sapan kıyafetler, çatallaşmış iğrenç bir ses ve ayrıca ruhsal yönden de çirkindir ergen bireyimiz. bunları sayacak olursak nerden geldiği belli olmayan saçma bir özgüven, çok bilmişlik, kimseyi beğenmeme vs…

    bu kadar iğrenç bir ara formdur. ben yeni ergen olduğumda kendimden bile iğrenmiştim. bunlarla sevgili olan kızlar büyük sevap işlerler, mekanları cennet olsun.
  • (bkz: tipiyle dalga gecilen cocuk)

    bu elemanin aciklanamayacagi cirkinlik.
  • benim ve çevremin çok ağır yaşadığımızdır. zira kurbağaya benziyordum mk. babamla yemek yerken adam yan dönüyodu. hiç unutmuyorum, doğum günüm var ertesi gün. kimsede hareketlilik yok. dedim heralde süpriz yapacaklar. sabah kalktım. siz dedim dışarı çıkmıcak mısınız? yok dediler. evde her yeri aradım ulan yok hiç ne paket ne pasta. pazar günü. babam da evde. anneme diyorum kimse çıkmayacak mı evden? yok diyorlar. hay dedim mk. anneme dedim anne bugün ne var? ne var dedi? dedim bilmiyor musun ne var? babama gittim. o da unutmuş. anneme dedim direkt, "doğum günüm?"

    döndü bana, -geçti dedi, senin doğum günün.

    nasıl ya! sabahın 10'u daha saat. tamam dedi geçti yetişmez. kutlamayacaksanız kutlamayacağım deyin. ne? dedim böyle geçti falan. babam kalktı yerinden hışımla. dedi deden rahmetli olmuş ne dedi doğum günü istiyorsun sen. dedim mk hangi dedem ya? geçen sene ölen mi? ne diyorsunuz siz. dedim. çıktım evden ama çirkinim oğlum mınagoyim. kime gitsem rahatsızlık vericem. gittim bahçede toprak kazıyomuş gibi yaptım akşama kadar. kimse gelmedi yanıma. kimse de demedi ki sen saatlerdir bu kazmayı aynı yere niye vuruyorsun.
  • dayaklık diyaloglara maruz kalabileceğiniz çirkinlikler.
    + nasılsın?
    - normal