şükela:  tümü | bugün
  • hacı baştan söyleyeyim çok zor iş.

    ilk ve en önemli şey bürokratik işlemleri yapmanız sırasıyla. evden, yerleşmekten önemli valla zorluklar ülkesi güzel türkiye'mde taşınırken yapılması gereken devlet kurumlarındaki işlemler. o yüzden ilk olarak bunlarla başlayacağım.

    kontratı yaptınız. ilk yapmanız gereken noterden kira kontratınızı tasdik ettirmek sonra da bağlı bulunduğunuz ilçe nüfus müdürlüğüne gitmek olmalı. kira kontratınızı alın yanınıza giderken, kimlik ve kontrat belgeleri ile adresinizin kaydının yapılması gerekiyor. size verdikleri belgeyi muhtarınıza götürdükten sonra bu işlem bitiyor. 20 iş günü içinde yaptırmazsanız cezası 390 tl. nerden tespit edecekler diye düşünmeyin ediyorlar valla. şuradan buyrun

    önemli not: öğrenci iseniz ya da farklı bir sebeple eve çıkıyor ama oyunuzu eski adresinizde (ailenizin adresinde olabilir mesela) kullanmak istiyorsanız nüfus müdürlüğünde de muhtarlıkta da mutlaka adresinizi ikinci adres olarak belirtin. bu şekilde işlem yaptırırsanız ikametgahınızı eski adresinizden alır, oyunuzu eski adresinizden kullanır ama yeni evinizi de kaydettirdiğiniz için ceza ödemek zorunda kalmazsanız.

    faturaları üzerinize almak için yapmanız gerekenler ise biraz sıkıntılı. öncelikle elektrik, su ve doğalgaz faturalarının sizden önceki kiracıya ait olan birer fotokopisi ya da aslı olmalı elinizde. şayet saatler yeni açılmışsa, sizden önce kiracı yoksa ya da ev sahibinde bu faturalardan biri yoksa saatlerin üzerindeki tesisat numaraları olmalı elinizde. elektrik ve su için zorunlu deprem sigortası belgesini de ev sahibinizden almanız şart. doğalgaz için istenmiyor ama elektrik ve su için dask belgesi yoksa elinizde işlem yapamıyorsunuz hiçbir şekilde bilginiz olsun. yine bağlı bulunduğunuz ilçedeki müdürlüklerden işlem yapabilirsiniz yalnızca. ücretleri isterseniz faturalarınıza yansıtıyorlar isterseniz nakit ödeyebiliyorsunuz.

    nüfus müdürlüğüne kaydınızı yaptırdınız, faturaları üzerinize aldınız bürokratik tüm işlemler tamam. hala yaşıyorsanız telefon/internet için başvuru yapmanız lazım. fiber internet altyapısı yoksa bulunduğunuz yerde, mecbur türk telekom. muazzam sorunlu çalışıyorlar. şimdi süreç şöyle, başvuru merkezine gidiyorsunuz, tarifenizi seçip, belgeleri imzalayıp teslim ediyorsunuz. 2 - 3 içinde arıyorlar işte telefonunuz yurt dışına açık olsun mu, cep telefonu araması yapsın mı falan diyorlar. gerekenleri söylüyorsunuz, arkadaşlarımız kontrol için gelecekler gelmeden önce de arayacaklar diyorlar. süper tamam diyorsunuz başlıyorsunuz beklemeye. geliyorlar, ne arıyorlar ne soruyorlar siz iştesiniz, kapıya ne kağıt ne bir şey. komşunuz denk gelmiş allahtan da haberiniz oluyor. işten erken gelmişsiniz, arıyorsunuz gün içinde, arkadaşlarımız zaten o bölgede hemen tekrar gelecekler diyor, aa ne güzel çalışıyorlar diyorsunuz başlıyorsunuz beklemeye. tabi ki gelen de giden de olmuyor. arıyorsunuz bakın diyorsunuz ben çalışıyorum, lütfen bana gelmeden önce haber versinler ona göre evde olayım diyorsunuz tamam merak etmeyin efendim kesinlikle aranacaksınız diyorlar. bir bekleme süreci daha başlıyor. takribi 4-5 gün sonra evdesiniz şansa, kapı çalıyor geliyorlar. aaa bu ne şeref diye laf sokuyorsunuz ama adam takmıyor. geliyor bakıyor, 5 dk kalmıyor evde; tamam sorun yok diyor gidiyor. eee modem diyorsunuz, oo başvuru yaptığınız yerden almanız lazım diyor. haydaa.. gidiyorsunuz geri başvuru yaptığınız yere, alıyorsunuz. gelip modemi takıyorsunuz download hızınız 0,91 mbps. telefon desen hiç çalışmıyor, çevir sesi yok. arıyorsunuz iptal ettirmek istiyorsunuz, kadın size dns ayarlarını değiştirtmeye çalışıyor, bilgisayarı kapat aç falan diyor... (ben de çağrı merkezinde çalıştım müşteri nasıl baştan savılır, nasıl ben işlem yapıyorum deyip kayıt almadan çağrı sonlandırılır bilirim.) hanımefendi benim sevgilim sistem ve ağ uzmanı, sizce biz bunları denememiş olabilir miyiz diyorsunuz, cevap yok. telefon için sizi türk telekom'a aktarıyor ttnet. türk telekom sistemimizde sorun var işlem yapamıyoruz sonra tekrar arayın diyor. ve sıkı durun hanımlar beyler bu sürecin başlangıcından beri yaklaşık 80-90 dk toplam konuşmanız oluyor bu iki şirketin müşteri hizmetleri ile ve bu konuşmaların tamamı ay sonunda ücretlendirilmiş olarak cep telefonu faturanızda oluyor.

    bir şekilde şayet şanslıysanız telefon ve internet sorununuzu çözüyorsunuz (ben hala çözemedim)

    daha bunun doğalgaz için, elektrik, su için kontrole gelmeleri var... farkındaysanız hala evi yerleştirmekten, ikea'ya gitmekten, kabloları sabitlemek için o zımbırtıları almaktan falan bahsetmedim.

    yani, yeni eve çıkacaklara benim tavsiyem taşınmamaları. taşınmayın. höfff
  • iyi seçmek lazım ev arkadaşını yoksa ileride sıkınıtı çıkması çok büyük ihtimal. tembel ve düzensiz biriyse ayrılık çanları eve çıkmadan çalınmıştır kolay gelsin.
  • taşınmayın arkadaşlar. yapılacaklardan, masraflardan sıtkım sıyrıldı. annemin evindeki küçücük odamı ve rahatımı özledim, hem annem kahvaltı da hazırlıyordu, şimdi her şey bana kaldı. daha çamaşır makinasını koridordaki prizle buluşturmak için üçlü priz alınacak, diş için ilaç da aldım, maaşa kadar param yok. nereden ne masraf çıkacağı hiç belli olmuyor, eksik eşyalar da alındı taksitle. bu aydan sonra rahatım ama inşallah. ben biriktirdiğim külçe altınları bozdurdum, yanisi birikmiş paranız yoksa, önce para biriktirin, yoksa çok zor.

    edit: manik dönemdeyken taşındım, ben hastanedeyken eşyalarımı eve geri taşıdılar. ben kim, aileyle aynı şehirde yalnız yaşamak kim! evlenme umudum da yok, o şartla taşınabilirim anca :)
  • öğrenci olup tek başına çıkamayacaklar için madde madde yazayım elimden geldiğince. öncelikle ev arkadaşı seçerken;

    - ekonomik durumun el veriyorsa, 2 kişi çıkın. çünkü ne kadar çok kişiyle çıkarsan evi sahiplenme yüzden o kadar azalır. bu da fatura, temizlik gibi sorumlulukların paylaşımında bazı sorunlar çıkarabilir. misal 4 kişi kalıyorken fatura yatırma işinde herkes kendi hayatının yoğunluğunu filan bahane edip işi bir başkasına atabilir ama 2 kişiyseniz ya sen ya da karşındaki seve seve bu işi yapmak zorunda kalır.

    - normal hayatında çok iyi anlaştığın insanlarla çok kötü ev arkadaşlığı yaşayabilirsin. zaten aynı evi paylaşmış insanlara sorarsan bir kısmı bunu onaylar. o yüzden sakın "biz selin'le çok iyi anlaşıyoruz. hiç problem yaşamayız." deyip hemen selin'in üstüne atlama. bütün alternatifleri değerlendir.

    - sakin bir ev hayatı istiyorsan çevresi çok geniş adamla eve çıkma. bu adamlar ne kadar çok dışarıda takılırsa takılsın yurttan eve geçince harcamaları artacağı için o arkadaşlarıyla evde takılacaktır. bir yere kadar eyvallah diyebilirsin ama bir yerden sonra rahatsız olabilirsin. o yüzden nasıl bir ev hayatı istediğini önceden kafanda iyi belirle.

    - herhangi bir enstrüman çalıyorsan ve buna çalışıyorsan karşıdaki insana baştan belirt. ondan sonra sıradan bir cumartesi günü saat 4'te ensrüman çalışıyorsun diye gelip kafanı sikerse o gitarı adamın götüne sokmak isteyebilirsin mesela. gitara yazık.

    - çok abaza bir adamla eve çıkma. sonra evinize getirdiğin her hanım arkadaşına sarkabilir, katil olursun.

    - üçün beşin lafını yapacak ya da lafını yapacağın adamla eve çıkma. buzdolabını ayıran insanlar biliyorum, üst iki raf benim alt ikisi senin diye. hoş değil.

    (istanbul için) ev seçerken;

    - elinden geldiğince okuluna ulaşımın rahat olacağı bir semt seçin. ev ararken çok yorulup gözün dönebilir ve alakasız bir semtten eve çıkabilirsin, sakın yapma (zamanında mecidieköy'de 10 gün ev aramışlığım var). eğer ev arkadaşınla okullarınız farklıysa ortada bir semt seçin ki adaletsizlik olmasın. he mesafe benim için önemli değil diyorsan dışarıdan eve gittiğinde huzur bulacağın bir semt olsun. kimse pencereyi açınca gelen trafik gürültüsünden keyif almaz sonuçta.

    - evde ortak alan olarak kullanabileceğiniz bir oda olsun. yani 3 kişi gidip 2+1 e çıkmayın. yarın birgün bir kalabalık olur, aranızdan birinin odası asker koğuşuna döner.

    - emlakçılara asla güvenme. çok iyi davranabilirler, hatta dürüst de olabilirler. ama yine de güvenme. sonuçta babanın oğlu değil hiçbiri. senle olan ilişkileri tamamen duygusal. o yüzden "abi şimdi o evin ev sahibine ulaşmaya çalışıyorum" deyip 2 3 gün sizi bekletebilirler, diğer emlaklara bakmamazlık yapma.

    - ev sahibi pencereyi, yerleri filan tutunca yaptıracağım diyebilir. yaptırmadan tutma, sonra kontratı yapıp hiç oralı olmayabilir.

    - kot eve çıkma. pencere yerden başlar, şanslıysan güneş alır belki ama en ufak bir yağmurda odanı su basabilir.

    - çatı katlarında tavanın akma ihtimali yüksektir. o yüzden romantizm yapacağım ayağına bütün kışı damlataş mağarası gibi evde geçirmek zorunda kalabilirsin.

    - evi tutmadan önce gündüz ya da sabah gör. akşam üzeri bakınca evin güneş alıp almadığını
    anlamayabilirsin. normal odaların bile kör oda gibi olduğu evde depozito için senenin dolmasını beklersin sonra.

    - kontratta aylık ve yıllık kira bedellerinin iki tarafına # işareti koydur ( #900# tl gibi). koymazsanız ev sahibi ya da emlakçı kafasına göre sayının başına veya sonuna rakam koyup sıkıntı çıkarabilir.

    hadi kolay gelsin.
  • yalniz çıkın.
  • öncelikle aile evinde iyi gözlem yapın. sizin kendiliğinden oluyor zannettiğiniz bi çok şey aslında büyük bir emek gerektiriyor.

    hatırlıyorum ilk eve çıktığımda bi yatak almıştım. bir de yastık. ama yastıkta bi tuhaflık var. böyle hiç samimi gelmiyor. soğuk, suratsız bişey. bir hafta düşündüm bunun eksiği ne diye. sonra annemi aradım. anne bir yastığı yastık yapan şey nedir dedim. tak diye cevabı verdi; kılıf. ona bir kılıf almalıydım. sabaha olunca aldım yastığı ve kılıf bakmaya gittik. meğer yastığı götürmüyormuşsun kılıf almaya. önce bunu öğrendim. biraz güldüler filan ama ciddi bir tavır takınıp '' ne var kardeşim, yakışıp yakışmadığını görmek istedim. üstünde nasıl duruyor '' filan gibi şeyler söyleyince çok şeyapmadılar. taktılar bi kılıf buna aldım geldim eve.

    sonra annem yastığın kılıfının yıkanması gerektiğini hatırlattı sağolsun. çıkardım yıkadım bu kez de geri takamıyorum. annem tarif ediyor ters çevir kollarına geçir filan falan fakat mücadele hep kılıf benim kafama geçmiş şeklinde son buluyor. annemi hayal kırıklığına uğratmamak için hallettim deyip kapadım. yastık bir köşede, kılıf bir köşede, ben bir köşede yorgun argın oturuyoruz. kalkıp bi çay koydum ve mevzuyu kendi aramızda konuşarak halletmek istedim. takdir edersiniz ki halledemedik. youtube a yastık kılıfı nasıl geçirilir yazdım, komik yastık şakaları filan çıktı onları izlerken uyuya kalmışım.

    ertesi sabah yastığımla kılıf aldığımız mağazaya yeniden gittik. havalarda soğuyor malum kışlık kılıf almayı unuttuğumuzu söyleyip yeni kılıfı nasıl geçirdiklerini gözlemlemek istedim. mağaza sahibi kadın bişeyler söyleyecek gibi oldu ama sonra sustu ve gülümseyip yastığımı aldı. kılıfları çıkardı. seçtik birini. açtı. o sırada gözüme bi nevresim takımı ilişti. hayatımda ilk kez gözüme bi nevresim takımı ilişmişti ve ilginç bi cazibesi vardı. kadın yastığı burnuma doğru uzatınca kılıfı takmış olduğunu fark ettim. yaa hadi ama. dalga mı geçiyorsun? üçüncü sınıf komedi filmi filan mı bu? çıkar o yastığı ve tane tane göstererek yap şunu dedim. kadın neden sinirlendiğimi anlamamıştı. üstünde iyi durmadı dedim. başka birini gösterip, şunu almak istiyorum la konuyu bağladım ve büyük bir dikkatle nası yaptığını gözlemledim. dışarı çıkar çıkmaz hareketleri unutmamak için kılıfı çıkardım ve tekrar taktım. muhteşem bir duyguydu. sonra yeniden çıkardım ve yeniden taktım. duvarın dibine oturdum, bi sigara yaktım ve yastığın kılıfını çıkarıp takmaya başladım. kaybolan özgüvenimin yeniden tesisi içün dü tüm bu abartı. ve kazanmıştım sonunda.

    detayların ne kadar önemli olduğunu unutmayın.
  • depozitoyu euro olarak verin .
  • evinizin en azından bi tarafı güneş görsün.bide odanızdan gökyüzü görünüyor mudur acaba diye kontrol edin.bu ikisinin olmayışı depresyon sebebi.