şükela:  tümü | bugün
  • "daha önce tanınmışı var. tanışırken söylenmişi, söylendikçe duyulmuşu var."düşüncesinin yan etkisi. hevesin hiç olmamasından daha farklı bir durum.
  • "daha önce yaşanmışı var" düşüncesinin yan etkisi. bir darbe yemeden bu durum pek oluşmaz, bu darbe ya da darbeler de biri veya birileriyle tanışmadan yaşanmaz.
  • yurtdışında bazen girilen bir ruh halidir.
    nasıl olsa biliyorsunuz asla derin bir muhabbete giremeyeceksiniz, asla oturup hakkıyla bir rakı içemeyeceksiniz, ülkeyi terk edince ölse ya da ölseniz karşılıklı umrunuzda olmayacak, ağız tadıyla tartışamayacaksınız, asla çatır çatır kavga edemeyeceksiniz, her şey günlük, yüzeysel, tatsız ve çıkar amaçlı olacak.
    ne anladım ben öyle arkadaştan?
    ne anladım ben öyle sevgiliden?
  • bencillikten kaynaklanir.

    illa herkes seni merak edecek degil mi duduk?

    seni kimse anlamiyor!
    kimseden ogrenebilecegin yeni bir sey yok!
    kimseyle paylasabilecegin bir sey yok!

    hevesin neden mi kalmadi?
    etrafinda pesinden kosan insan kalmadi.
    cunku bencil bir pisligin tekisin.
  • yeterince arkadaş edinince hissedilen durum.
  • benim zaten iyi dostum, ailem vs. var yenilerine gerek yok diyenlerin karşılaştığı durum. temelinde yatan sebep ise ne bencillik ne de asosyalliktir. sadece insanları kendi hayatına zor adapte edebiliyordur ve zamanında yeni insanlarla tanışma kontenjanını doldurduğundan mecali kalmamıştır. arada kalan ilişkileri sevmiyordur belki de. yadırgamayın başlarını okşayın bunların.
  • enerjisizlikten, yoğunluktan, zamansızlıktan olabilecek durumdur.

    tanışmaya heveslensen, sonrasında ilişki geliştirecek vakit bulamayacağını bilirsin. ben hali hazırda hayatımda olanlara zor yetişiyorum; aramadın sormadın tripleri yiyorum, bir de yeni insanlar mı bulacağım?
  • belli bir yaştan sonra insanın geldiği hâl.

    bir zamana kadar hayatına ama öyle ama böyle insanlar girmiştir. kimisine kurtarıcı gözüyle bakmış, kimiyle hayat boyu güleceğini düşünmüş, kimiyle en kötü günlerinde de birlikte olacağına inanmışsındır. kimisi de çok ilginç gelmiştir vs.

    ama bir gün herkesin eşit şekilde gidebildiğini görmüşsündür. bir sonraki gelenlerin de böyle olacağını, tanışıp tanışıp hayatından gideceklerini bilirsin. bugün kahkahalarla gülünen ânın 5 yıl sonra esâmesi olmayacağını hissedersin.

    biliyorum ki dünyada tanısam seveceğim belki de milyonlarca insan var. belki tanışsak onlar da beni çok severler ama bir zaman sonra bir bezginlik, bir ilerigörüşlülük çöküyor insana. en muhteşem sohbetler bile kafa selâmına bırakıyor yerini.

    hayatımda belli dönemlerde andımız gibi okuduğum perihan mağden'in bahar temizliği yazısı öyle güzel anlatıyor ki bu anlatmak istediklerimi. bu yazıyı görünce "aman allahım işte bu! aradığım şey işte bu!" demiştim. onun da söylediği gibi "30'undan sonra hayatına yeni bir insan almak gerçekten de zor. bir parçanı anlatsan diğer bir parçasında gizlisin."

    ***

    ilk gençlik zamanlarımda annemin insanlara karşı olan soğukluğundan nefret eder, sürekli eleştirirdim. öyle ki misafir sevmez, kolay kolay kimseyle ahbap olmazdı annem. eskaza samimi olduğu kişiye de iki gün sonra hiçbir şey olmamış gibi davranırdı. elinden geldiği kadar kimseyi tanımamaya bakardı. yük gibi gelirdi insanlar ona.

    bugün bakıyorum ve annemin o eleştirdiğim hâlini aynen kendimde görüyorum. "büyükler haklıdır" dedikleri aslında tam da bu işte. bir çok tecrübeye gençlerden önce vardıkları için zaten biliyorlar gidiş ve geliş yollarını. belki o da geçmiş tanışıklıkların bir hayrını görmedi ve insanlardan ümidini kestiği için doğal bir üşengeçlik sürecine girdi ve ben bunu anlayamıyordum kim bilir?

    belki de kişinin asıl tanıması gereken kişi başkası değil, kendisidir..
  • bıkkınlık göstergesi durum.

    #49140842 numaralı entryde doğru bir tespit yapılmış. kişinin asıl tanıması gereken aslında kendisi sanıyorum. yani kendimi tanıdıkça zamanı tüketebilmek için bir başkasına ihtiyacım olmadığını düşünmeye başladım. belki de yaşanılan her türlü hayat tecrübesi de insanı buna iteliyor. bu hissiyat tükenmişlikten ziyade sanırım bir çeşit güç göstergesi olarak da değerlendirilebilir.
  • bir an önce kurtulunması gereken durumdur. durumu kabul etmek, "evet ben böyleyim ne yapayım" demek bu durumu kalıcı hale getirebilir belki de.. üstüne gidilmelidir, ısrar edilmelidir diye düşünüyorum. insan bazen söylediği yalanlara kendi de inanır ya o hesap. hiçbir şey olmamış gibi, hevesimiz hala varmış gibi davranırsak şayet belki gerçekten o hale dönüşebiliriz zamanla..