şükela:  tümü | bugün
  • bir de bunun nezaketen gerekli olduğunu düşünenler vardır. bu insanlar normalde böyle sevecenlik için özel çaba sarfetmez ve doğal hallerinde daha sevimli olurlarken, yeni işe başladıkları yerde olumsuz bir etki bırakmamak için sevimli olmaya özel çaba sarfetmek gerektiğini sanırlar. amaçları kimseyle ters gitmemektir. kişi, ne de olsa bu insanları daha yeni tanımıştır ve kimse hakkında hiçbir şey bilmemektedir. kimse de onun hakkında bir şey bilmediği için baştan ne kadar olumlu etki bırakılırsa ilerisi o kadar kolay şekillenir diye düşünmektedir. ama genelde götünde patlar bu davranış. sevimliliği yüzünden ya aptal yerine konur (hak etmedi diyemeyiz) ya da karşı yapay sevimlilikle ağzına sıçılır.
    halbuki kimse olmadığı biri gibi davranmasa, sadece saygı sabit kalsa belki her şey daha kolay olurdu. ama o zaman insanlar paradan, parasızlıktan, hayattan, ağır koşullardan, eşitsizliklerden, kapitalist sistemden falan konuşmaya başlarlar, aman; çok sevimsiz...
  • uzun zamandır işsiz, aşsız ve belki de aşksız kalmış insanın, her şeyin düzeleceğine olan inancının tazelenmesiyle çevresine yansıttığı sevecenliktir.
  • bazen de yoktur. insan harbi bi bekliyor, sevimli olsun, sırıtsın, selam versin, medeni durum, memleket, içinden mi tüm bu aşamalar bir bir geçilsin istiyor. lakin, bi bakıyorsun kimisinde sevecenlik yerini mesafeye bırakmış. daha ilk günden. kime bu tavır annem?

    dahası, bu öğretilmiş sevecenlik beklentisi ile ortam olur, yalnızlık çekmesin, kaynaşsın diye kendi arkadaş ortamınızla tanıştırmaya çalışarak vakit kaybetmemek gerek. aksi halde, koca bir yemek boyu öğrendiğiniz tek şey işe yeni başlayan hanım kızımızın havuç sevmediği bilgisi olabilir.
  • bir hevestir, çevresindeki insanların ne kadar haset, fesat, dedikoducu olduğunu anladığında geçecektir zaten. başka biçimde bir iş ortamı zaten yok.
  • sırf bunun diğer çalışanlara verdiği keyif uğruna stajyerlik müessesi icat edilmiştir. ama zavallı stajyerlere maaş vermek akıl edilemeyince çok tutmadı.
  • tuvalette tanıdık tanımadık herkese merhaba demekle kendini gösterir. (tuvalet ister istemez insanlar arası mesafenin kısaldığı bir yerdir ya o bakımdan) insan korkar tabii bi bakmışsın meğersem ayağına işediğin adam genel müdürmüş, hadi öküz değilsin genel müdürü tanıyosun diyelim ama genel müdür yardımcısı da olabilir, o genel müdür yardımcısı genel müdürün yalakası olabilir, hemen gidip "lan bu dümbüğü neden işe aldın?" falan diyebilir. bu tür paranoyalar insanı bir sevecenliğe iter tabii, ama kim kimdir tanıyana kadar elbet. ondan sonra kime meraba denir, kime denmez, hatta küfredilir öğrenir insan. o zaman sevecenliği sempatikliği görürsün.
  • yeni gelin gibi sike sarılmak olgusuyla aynı zemini paylaşır. zamanla orta yol bulunur...