şükela:  tümü | bugün
  • kuantum teorisi hakkında ilk kez hususi malumat içererek yazılan bir kitap. riçırd feynmın, aman şey, refik fenmen tarafından yazılmış.

    zatıali kitap için şunları demiş:

    "bütün bu yazılarımızdan çıkarılacak sonuç şudur ki, doğa hakkındaki bilgimizde büyük bir devrim meydana gelmiştir. kainatın küçük ve büyük ölçeklerdeki olayları, doğrudan doğruya hislerimize etki yapan orta büyüklükteki olaylardan büsbütün başka niteliktedir. büyük olaylarda izafiyet teorisi, kainat mekanının öklitçi olmayan geometriye uygun olduğunu ve dünya üzerinde kullandığımız mekan ve zaman ölçülerinin, göğün sonsuz derinliklerine ait mekan-zaman ilişkilerine aykırı düştüğünü gösterir. diğer taraftan, kuanta teorisi göstermiştir ki, büyük ölçekte görülen süreklilik ve determinizm, atoma ait pek küçük olaylarda hiç de geçerli değildir.

    buna karşı şöyle bir itiraz yapılabilir: ‘eğer tabiatın küçük ve büyük ölçekteki olaylarının niteliği bu kadar farklı ise, bu olaylardaki belirliliği nasıl izah edebilirsiniz?’

    l. de broglie’nin şu cevabı düşünmeye değerdir:
    ‘büyük ölçekteki olaylarda da mevcut olan belirsizlik yeni teorilerle hesap edilecek olursa, bu belirsizliği ölçülerimizdeki belirsizlikten daima daha küçük buluruz. demek ki araştırılan belirsizlik, tecrübe hataları ile tamamen örtülü kalıyor ve sanki mevcut değilmiş gibi bir zan uyandırıyor. büyük ölçekteki olayların görünürdeki belirliliği yeni teorilerle asla zıtlık oluşturmaz. halbuki, atom ölçeğindeki olaylarda, belirsizlik o kadar önem kazanıyor ki, hareket hallerinin mekan ve zaman içinde açıklanması imkansız oluyor.’

    yukarıda verilen açıklamanın, einstein’ın izafiyet teorisi bakımından başka olaylarda da ortaya çıktığını görüyoruz. hayatımızla ilgili küçük hızlarla, ışık hızı mertebesinde büyük hızlara ait tabiat kanununun bir olmadığı anlaşılmıştır. bu iddia türlü tecrübelerle de ispat edilmiş bulunuyor. az sür'atli olaylarda, klasik bilgilere kıyasla izafiyet teorisinin gösterdiği fark o kadar küçük oluyor ki, bu farkı ölçü aletlerimizle takdir etmek mümkün olamıyor. uygulamalı hayatımızda kullandığımız sür'atlerde bu sebeple klasik bilgilerimiz yeterli bir yaklaşıklık sağlıyor.

    yirminci yüzyılın doğurduğu kuanta ve izafiyet kuramları, bizi bu suretle düşünme alışkanlıklarımızdan vazgeçmeye mecbur etmiş olması sebebiyledir ki, tecrübenin gösterdiği hakikatlere rağmen determinizmin geçersizliğine inanmak istemeyenler bulunuyor.

    bu kimseler, öteden beri alışmış oldukları orta ölçekteki olaylarla, atom küçüklüğündeki olayları birbirinden ayırmaya kendilerini bir türlü alıştırmak istemedikleri içindir ki, belirsizliğin tabiat alemine daha derin nüfuz etmemizin bir sonucu olduğunu anlamıyorlar.

    özetle, yeni bilim, fikrimizi eskimiş düşünme tarzının dar alışkanlıklarından bizi kurtardığı gibi, ona daha büyük bir kavrayış kabiliyeti vermiştir. bu sayede, pek büyük ve pek küçük alemlerin gizli kalmış olan girizgahlarını açığa vurmak ve yabancı dünyaları incelemek üzere bizi gelişmiş silahlarla donatmıştır.

    işte yeni teorilerin fikirlerin oluşmasına ve öğretilmesine yaptığı güçlü etki budur."
  • (bkz: kuanta costa)