şükela:  tümü | bugün
  • yapabildikleri tek şey olduğu içindir
  • gayet yerinde önerme. peki, tamam.
    ama sizin arkadaş çevreniz devamlı bu tip insanlardan oluşuyorsa biz n'apalım kardeşim?
    nedir bu kadınlara olan bitmek bilmeyen düşmanlığınız?

    bir yaşında oğlum var. zar zor bir instagram hesabı açtım, facebook kullanmıyorum, geçen kuzenim niye oğlanın fotoğraflarını paylaşmıyorsunuz, özlüyoruz onu, diye bize kızıyor.
    nasıl bir psikolojik baskı hissediyorsam artık, görmemiş gibi fotoğraf paylaşıyor olmak istemiyorum, dedim.
    valla utana sıkıla paylaşıyorum kırk yılda bir.
    evde çekindiğim fotoğrafları bile koyamıyorum evi göstermiş gibi olmayayım diye.

    hadi bu kızlar kezban, bilmem ne, bizim suçumuz ne arkadaşım devamlı böyle başlıklara denk gelmekte?

    o kızların yaptıklarını eleştirmekle ondan aşağı kezban olmuyoruz biz de, birbirimizden çok farkımız yok yani.
    bir insanı eleştirmenin de bir adabı vardır, sözlüğe gelip kezbanlaağğrr, diye ağlayan koca koca adamların o kızlardan farkı yok benim gözümde.
  • var sanırım böyle bir şımarıklık evet. hatta yeni nesil kadınlardaki hamile kaldım şımarıklığıyla başlıyor bu süreç.

    3 aylık hamile bir insan olarak sırf bunlar yüzünden depresyona girdim. kendimi diğer hamile ve annelerle kıyasladıkça yerin dibine girip çıkmayasım geliyor. kendi kocamla bile papaz oluyorum zaman zaman. bunlar yüzünden hamile olduğuma yeterince mutlu olamıyormuşum gibi hissediyorum. bu kadar coşkulu, her şeyi sağda solda anlatacak, gösterecek kadar heyecanlı ve istekli değilsem acaba çocuğu istemiyor muyum'a kadar gidiyor bu düşünceler. ama yoo gayet de istiyorum, mutluyum. tabii ki herkesin karakteri ve duygularını yaşama biçimi farklı ama bu kadarına pes demekten başka bir şey gelmiyor aklıma. büyük konuşmamaya gayret göstermek istiyorum, umarım şimdi eleştirdiğim ya da benimsemediğim şeyleri ileride kendim de yapmam.

    bende mi bir gariplik var, yoksa bu insanlar ve bunlara prim verenlerde mi bilemiyorum tam? hamilelik haberini öğrenince illa ki aile ve yakın arkadaşlara haber veriyorsunuz. allahım nasıl bir sevinç, nasıl bir sevinç, ağlayacaklar neredeyse. herkeste bir aman sen rahatsız olma, ağır taşıma (alt tarafı 5 litrelik su taşırken bile), ayy gideceğimiz yere yürüsek rahatsız olur musun? canın bir şey çekerse söyle, yok efendim odasının boyası ne renk olsundan, baby shower'ı ne zaman yapacaklarına (dikkat ederseniz yapacakları diyorum, çünkü sürpriz de olsa böyle bir şey yaparlarsa o baby shower partisini başlarına yıkacağımı, kafalarına taktıkları tüllü taçları birer birer münasip yerlerine sokacağımı net bir şekilde dile getirdim) kadar akıl almaz bir şımarıklık, telaş ve delilik durumu alıp başını gidiyor. onlar böyle şeyler söyledikçe kendimi hasta gibi hissedip, yabancılaşıyorum ortama.

    buradan da anlaşılıyor ki aslında bu insanlardan daha çok bunlara prim verenlerde sanki esas hata. esasen ben kızmak ya da gıcık olmaktan daha çok acıyorum bu insanlara. biraz narsisizm kokabilir son yazdığım ama valla alakası yok.

    evet çocuk doğurmak cidden çok zor, hayatının eskisi gibi olmamasına göz yumuyorsun, kendinden ve bir süreliğine de olsa isteklerinden, işinden, hobilerinden vazgeçiyorsun doğru fakat abartmaya da gerek yok sanki.
  • sadrazam doğurmak(göz kırpan smiley)
  • kadın kendi kişisel sayfasından paylaşmış sana ne amk, sen de gezi fotoğrafı koyunca "benim için mi gezdin dalyrk" diye çıkışmak mı lazım, "benim için mi parti yaptın?", "sanki dünyadaki tek surat sende neden yüzünü çekip paylaştın" mı demeliyiz anlamadım ki?

    şimdi yavaşca o stalkladığınız profillerden çıkın ve kendi hayatınızı yaşayın.

    ps:ben paylaşmıyorum hiç bir şey, neden? çünkü böyle kendini bilmezler açıp da bize sövmesin diye. bir de annemin arkadaşları soruyormuş, sizin kız paylaşmıyor hiç resim nasıllar mutlular mı? diye, resmen alakasız insanlar, öyle aman aman sevmediği insanların hayatlarını dikizlemek için pusuda stalk etmek için bekliyor.
  • mutlaka ki olayın suyunu çıkarmış, abartmış, saçmalamış bir sürü örnek bulup gösterebileceğiniz ama her yeni anneye yakıştırmanızın haksızlık olacağı sıfat tamlaması.

    elbette olay şımarıklık boyutunda abartılmamalı ancak sosyal medyada yeni bir annenin/babanın çocuğu ile ilgili bir şey paylaşmasını da görmemişlik olarak görmemek lazım. hatta "literally" görmemişlikten kaynaklandığını bilip ona göre yorumlamalı. o ana kadar çoğunluğun yaşadığı süreci bu kadar yakından görmemiştir, olay insanların çoğunun yaşadığı bir süreçse de o ilk kez yaşıyor ve yaşamının önemli bir kısmını kapsıyor.

    sen o adamı kadını sosyal medyada takip ediyorsan zaten o adamın/kadının hayatındaki önemli olaylara ilişkin bana ne yahu demiyor olman gerekir. hayatı boyunca yaşayacağı en önemli anlardan birini yaşayan adam/kadın da buna dair bir şeyler paylaşmayacaksa neyi paylaşacak ?

    mutlaka bu tarz paylaşımlarda çocuk sahibi olmak istediği halde olamayanları incitmekten kaçınmak, çocuk sahibi olmak istemeyenler de olabileceğini bilip buna saygılı yaklaşmak gibi asgari saygı kuralları gözetilmeli ama bunun ötesinde "sanki çocuğun astronot mu olacak" diye küçümsediğin kişi de astronot değil ve olmayacak, sen de astronot değilsin ve olmayacaksın. belki de hayatındaki önemli anları paylaşacak, kendisine empati gösterecek kadar yakın olmadığın kişileri takip etmemen, kendini boşuna üzmemen gerekiyordur.
  • bunun bi de "ay ben evlendim tüm kızlar evleniyo, ben doğurdum hepsi hamile kalıyo kıskançlar ayol"u var allah kimseye vermesin..
  • kadın düşmanı yurdumda, buna dair gördüğümüz örneklerden birisi daha. öyle ki, "yeni nesil insanlarda çocuk sahibi olma şımarıklığı" diye söylense, bunu tartışabilirdik. ama oraya bile yolumuz çok uzak; bu feodal bilinçaltları ile konuşulanların çoğu, kadını yok hükmünde saymaktan başka bir şey olmadığı için, görünen en yakın çıkışa, hedefe, hayata yolumuz çok uzak ve hatta bu yol, yol bile değil.

    şimdi, şu facebook,instagram vs. de hayatıma oldukça uzak paylaşımları, yer yer saçma olarak düşündüğüm fotoğrafları,anları falan ben de çok hoş karşılamıyorum. bu sadece çocuk meselesi ile ilgili olanlar değil ama. diyelim çalışır yorulurken, birinin kumsala ayak uzatmış fotoğrafını görmek de canımı sıkıyor. aslında o denli yakın olmadıklarını bildiğin insanların,sanki ölüme kadar kardeşmiş gibi neşe içinde eğlence fotoğraflarına da gözümün ucu ile bile bakmamayı istiyorum. yani olay sadece medyayı kullanma biçimi ve sahte göz boyamalar, bunların kişilerde yarattığı yalan tatmin duyguları, karşı tarafta yarattığı -yine sahte- mutsuzluk ve değersizlik, efendime söyleyeyim, ego büyütme ve ispatı çalışmaları ise, bunları konuşalım. konuşalım da, bunu ortadoğulu kadın düşmanı reflekslerle; kadını, anneliği yok saymadan, kişinin varoluşu, kendiliği üzerinden cümleler kurmadan yapalım.

    her insan çocuğunu sever, kutsar, kutlar. şehirde baby shower yapar, kasabada ne bileyim hedik günü falan yapar. bu; hayattaki en büyük başarısı, çocuk yapmak olduğundan değildir. doğal, içten, içgüdüseldir sadace, bu kadar basit, bu kadar anlaşılır bir konudur.

    annelerin, kadınların çoğu zaten yalnız ve desteksiz hissediyorken bu topraklarda, en azından onlara bu denli şiddetli önyargılarla yaklaşmayalım ha.
  • bir de baby shower denen saçma sapan amerikan özentisi etkinliği yapan annelerdir bunlar.. içim kalkıyor yemin ederim, baby shower ne lan?
  • belli bir disiplinle büyümüş, çocuğum olsa onu da bu şekilde büyütecek biri olan tamamen katıldığım önerme... yav arkadaş hakikaten bu nasıl bir şımarıklıktır aklım almıyor. anladık annelik dünyanın en kutsal mertebesi. hak veriyorum. ama allah aşkına bunu insanların gözüne gözüne sokmayıverin. o sizin biricik evladınız olabilir ama karşınızdaki için sıradan, muhtemelen sevimli bir bebekten başka bir şey değil.

    her muhabbete çocuğunuzu limon gibi sıkmayın, yaptığı bilinçsiz bebek hareketlerine belki anne baba olarak aşırı heyecanlanıyor olabilirsin ama bana anlatıp da bu olaya şok olmamı ya da kahkahalar atmamı bekleme.

    hastanede başlayan ve cidden birçok doktorun dalga geçtiği, sinir olduğu (şahit olmuşluğum var) oda süslemek nedir arkadaşım? ınsanın gülesi geliyor yemin ediyorum.

    ıstediğini yedir, istediğini giydir, istediğin marka araç koltuğunu al, güle güle yesin, giysin, kullansın da bana bunların markasını, fiyatını, hangi yurt dışı gezinde paris'in bilmemne mağazasından aldığını kibirli kibirli anlatma gözünü seveyim.

    senin çocuğun senin için biricik, tek; bunu biliyorum ama emin ol benim sümüklü yeğenimden hiçbir farkı yok, hepsi bebek, hepsi götü boklu velet işte, abartma bu kadar.

    eline tablet, bilgisayar verip de mucizeler yaratıyormuş gibi davrananlar var ya, size ne demeli bi bilsem... ne yaparsanız yapın elbette, beni ilgilendirmez ama şunu unutmayın ey anne-baba; çocuğun zekasını tablet, bilgisayar, telefonu ne kadar iyi kullandığı değil, ne kadar iyi iletişim kurabildiği, kendisinin ne kadar farkında olduğu, gerçek sosyal ortamlarda ne tepkiler verdigi belirler. yoksa sizin ufaklığın bilgisayar ekranını büyütüp küçültmesini mucize gibi anlatmayın zira bu durum çocuğunuzun ne kadar zeki oldugunu göstermiyor maalesef.

    bir de "yemek yemiyor, ayy her şeyi kırıp döküyor, görüyor musun nasıl da büyüklerine cevap veriyor (olumsuz anlamda), elinden bilgisayarı alamıyoruz" gibi çocuğun olumsuz davranışlarını bıyık altından gülerek yalancıktan şikayet etme ve gurur duyulacak bir şey gibi anlatma ablacım, acayip yapmacık oluyorsun. sen daha 2 yaşındaki çocuğuna laf geçiremiyorsan, sözünü dinletemiyorsan benim söyleyeceğim tek şey, o çocuk büyüdüğünde önce sana, sonra öğretmenlerine allah sabır versin.

    herkes çocuğunu elbette istediği gibi yetiştirecek, anneliğinin, babalığının tadını çıkaracak, buna zaten lafı yok kimsenin, ama bıktırma insanları, bunaltma, çocuğundan soğutma.
hesabın var mı? giriş yap