şükela:  tümü | bugün
  • ulan şöyle bakıyorum hepsi mahalle maçında oynatılmayan ezik tiplere benziyorlar. hani vardı ya sınıfın en inek öğrencisi olup hiç bir geyik muhabbetine dahil olamayanlar. heh işte hepsi mi ona benzer arkadaş ya. hepsi tek makineden çıkmış robot gibiler.

    1- mete kalkavan : 5 yaşında neyse şimdi de aynı yüze sahiptir eminim. bunun verdiği yanlış karara "çocuk daha abisi çocuk" denir anca. sıfır otorite.

    2- ali palabıyık : kızların efendi yerine piç erkek tercihindeki , kaybeden efendi erkek tipi var.

    3- alper ulusoy : tipi tam da okula hyundai accentle gelen beden eğitimi öğretmenini andırıyor. öğrenciyle arkadaş olan hocalardan.

    4- arda kardeşler : ozan tufanı mı andırıyor biraz ne ? bu bile bi karizması olmadığına delalet zaten.

    5- halil umut meler : en önde oturup başlıkları kırmızı kalemle yazan , her şeyi not alan sistematik tiplere benziyor. bu da sıfır otorite.

    6- ümit öztürk : bu ne la. kız kardeşim olsa vereyim eniştem olsun. mahallenin parlak çocuğu.

    7- yaşar kemal uğurlu : öyle bir bakıyor ki nedensiz uyuz olursun. başka yorum yapmıyorum buna.

    hiç birinde ne bir otorite , ne bir karizma ışığı yok. bazılarının soyadlarına bakınca zaten itelemeyle , torpille bu noktalara geldiklerini hissedersiniz. hepsi de normal hayatta meslek sahibi insanlar. eğitimli kişiler.

    sen tutuyorsun yalçın ayhan , pepe , volkan demirel ,
    emre belözoğlu gibi adamların karşısına bunları koyuyorsun.

    işin özü ; her işte olduğu gibi karizma ve otorite çok önemli. sen o kadar eğitimsiz ve agresif topçunun karşısına şu sinmiş tipleri koyuyorsan suçlusun kardeşim. bir an önce ağırlığı olan tiplerin geri gelmesi gerek.

    erman toroğlu ve bünyamin gezer tiplerinin karışımı (sadece tipleri), biraz otorite hakemler şart artık. yoksa daha çok eziklenir bu hakemler sahada