şükela:  tümü | bugün
  • kısa bir şey söyleyip çıkayım: ben küçükken türkiye müzik tarihinin bu tip oluşumlarla dolu olduğunu varsayıyordum, ve bu yüzden olacak, iki üç senede bir ürünlerin 'yeni' sürümleri çıktığı gibi sürekli böyle gruplar, oluşumlar çıkacak falan sanıyordum. yanılmışım, yaptığım tahlil değil tahminmiş, olan da tarih değil talihmiş.
  • başka türlü bir şey benim istediğim
    ne ağaca benzer ne de buluta
    burası gibi değil gideceğim memleket
    denizi ayrı deniz havası ayrı hava
    nerede gördüklerim nerde o beklediğim
    rengi başka tadı başka
    bir başka yolculuk dalından düşmek yere
    yaşadığından uzun
    bir tatlı yolculuk dalından inmek yere
    ağacın yüksekliğince dalın yüksekliğince rüzgarda
    ve bir yeni ömür vardığım
    çimen yeşilliğince....
    (1986- can yücel)
    ..... burası gibi değil gideceğim memleket... denizi ayrı deniz, havası ayrı hava .....
  • zaman yolculuğuna çıkarır.

    yine muhteşem bir konser verdiler bu akşam odtü'de. karanfiller'i berkin elvan'a gönderdiler, yaprak dökümü'nü deniz-ulaş-mahir'e, eve dönmek ne güzel dediler, o evde büyüyen, hala büyüyen herkesi çok mutlu ettiler. derya köroğlu'ndaki sahne performansının eşini benzerini görmedim. hastalıktan ölüyorum, stadın üst girişinden bakıp iki şarkı dinleriz diye gidip altı şarkı kaldık, zevkten dört köşe etti bizi yeni türkü. bin yaşasınlar.. odtü gençliği de bin yaşasın, bu konserler bu pırıl pırıl çocuklarla güzel.

    çocuklardık, parlak yıldızlardık o zaman, bayrağı küçüklere devretsek de, o stadyumda ne zaman yeni türkü dinlesek, hala yirmi yaşındayız.
  • 7 aydan beri gurbet eldeyim,walkmanime yeni turku ve de ezginin gunlugunden baska kaset girmedi..daha fazla söze gerek var mi?
  • dönüp dönüp yeniden dinlediğimde,
    dönüp dönüp yeniden konserlerine gittiğimde, hayranlığım artıyor...

    * her konsere zamanında çıkarlar.
    (geçenlerde babylon'a kreş'i dinlemeye gittik, 1,5 saat geç çıkıp özür bile dilemediler, sanırım kendilerini çılgıncasına bekleyen bir hayran kitlesinin varlığına inanıyorlar)

    * verdikleri konserlerde amaçları insanları gerçekten mutlu etmektir.
    (konserleri, kimi sanatçıların yaptığı gibi, ağırdan satma olayı ile geçmez)

    * konseleri kendi miting alanları olarak görmedikleri için, her şarkı arasınra 15 dakikalık saçma konuşmalar yoktur.
    (küresel ısınma, dünya barışı, kürk için hayvanların öldürülmesi konserlerde konuşmakla çözülmüyor)

    * konserleri kendi reklam alanları olarak görmedikleri için, kalabalıktan istek olarak bağırılan her şarkıyı çalmaya çalışırlar.
    (ezgi'nin günlüğünün siyasaldaki bir konserinde (ki gerçekten hedef kitleleri ile buluşturkları bir yerdir ankara siyasal) kalabalıktan insanların "marttııııııııııııı, ebruliiiiii" diye bağırışmalarına aldırış etmeden, kimsenin bilmediği şarkılar çalması gibi şeyler, yeni türkü konserinde olmaz)

    * birlikte çaldıkları sanatçıları onore ederler, eserlerin söz yazarlarına atıfta bulunurlar.
    (eski şarkıları kendi şarkısı gibi yutturan bazı arkadaşlara benzemezler)

    * bis, bis, bis taleplerine her zaman karşılık verirler.
    (yine ezginin günlüğünün insanların kıçını yırtmalarına rağmen, ilk bis'e bile gelmediğini hatırlarım)
  • en iyi türk grubudur tartışmasız
    ve resim inanılmas bi şarkıdır
  • "nilüfer" diye bir şarkı yapmıştır bu adamlar..
    pek çok güzel şey yapmışlardır bu adamlar..

    ama yaptıkları tüm güzel işlerin hiçbirini yapmamış olsalardı bile sırf "nilüfer" için önlerinde saygıyla eğilirdim, öperdim o güzel ellerinden..

    güfte sahibi meral özbek sanırım tüm bu olan bitenin esas müsebbibi..
    sağ olsun, var olsun, nur olsun..

    ----

    sevgin bana taşmadığında
    kuru bir dala benzerim
    gözlerin bana bakmadığında
    kanadım kırıktı benim

    beyaz kuşlar taşırlar
    gönlümü aydınlığa
    seninle kaynaşınca

    durgun göllerde bir çiçek
    ve bir at gibi dörtnala
    uçsuz bucaksız denizde
    seninle kaynaşınca

    issız çöllerde bir nefes
    kanatlanır rüzgarlarım
    bilinmezin eşiğinde
    seninle kaynaşınca

    http://www.youtube.com/watch?v=mr_beyd36hq
  • bir sihir var bu adamlarda. hele derya köroğlu ankaralı kılığına girmiş bir büyücü, bir şaman ne bileyim.

    kendimi tanıdığım insanlardan sayarsam hayatta tanıdığım en metalci insan benim. lise yıllarımdan ufak ufak başladığım müzik uğraşım enstrüman çalma ve gruplarda yer alma diye başlayıp meslekle beraber müzisyenlik, en azından eleştirmenlik hayali diyerek yürüyüp gidiyor ve bunun yüzde doksan ağırlığı hala metal. gel gelelim benim gibi bir insana "en sevdiğin türk grup?" diye sorarsanız soul sacrifice'ın şöyle bir gözümün önüne gelmesinin akabinde catafalque gibi isimler oynaşır, sonra blue blues band ya da yavuz çetin'in yer aldığı herhangi bir oluşuma saygı duymamla birlikte fikirlerim dönüp dolaşıp yeni türkü'ye gelir ve orada sabitlenir. kesinlikle yeni türkü.

    ben içinde bu kadar ruh olan başka bir grup ya da müzik oluşumu daha görmedim. belki de sadece benim sevdiğim şeylerle bağdaşıyordur ve içinde kendi mutluluğumu buluyorumdur, bilemem. ama bu grup bana odtü'nün ormanını ve ruhunu, cebeci'nin sevdiğim sokaklarını, ankara'da güzellik ve iyilik adına yapılmış her şeyi çağrıştırıyor. derya'nın sesi adama huzur veriyor, kar yağıyormuş gibi geliyor bana. dostça sözcüğünün frekans bulmuş hali benim için. vira vira, fırtına, telli telli, deliler, aşk yeniden, maskeli balo, mamak türküsü, destina, çember... hangi birini sayayım. başka türlü bir şey ile zırıl zırıl ağladığım oldu. memleket en çok olmasa mektubun, yağmurun elleri ve bana bir masal anlat baba ile biliyor onları ki gerçekten bunlar da mükemmel şarkılardır. ama bu adamların yaptığı her bir iş pek güzel.

    bu adamlar farklı.
  • hangi şarkılarını dinlersem dinliyim, o soba başında süper baba'yı izleyen küçük kızı görürüm.

    yeni türkü buram buram çocukluğum ve mavi şişeli blendax kokar.
  • türkiye'de müzik adına ne yapılmış diye sorulacak olursa göğsümü gere gere isimlerini söyleyebileceğim grup