şükela:  tümü | bugün
  • inci aral romanı
  • yeşil, mor ve safran sarı romanlarından oluşan üçlemenin adı olmasının yanında ilk romanın yeşilden önce sahip olduğu ad.
  • inci aral üçlemesi. ilk kitabını (bkz: yeşil) iki ay kadar önce okumuştum. bir gazeteci ve sevgilisi etrafında dönen karmaşık bir anlatımı vardı. işin aşk kısmını - ki oldukça ustalıkla anlatılmış, boğmuyor - bir yana bırakırsak içerdiği sosyal mesajlar, yıllar geçse bile bir çok durumun aynı kalabileceğini gözler önüne seriyor. bugün yavaş yavaş gittiğimiz noktaya romandaki karakterler koşar adımlarla ulaşmışlardı mesela. sosyal hayat, insanların kendileriyle yüzleşmeleri, aile kavramı gibi bir çok konuda inci aral'ın söylemek istediği çok şey varmış ve bir bir dökmüş içini kitaba. güzel de olmuş ve acı da tabi..

    kitabın en sevdiğim kısmı, her ne kadar beni oldukça zorlasa da, karakterin ruh halini anlatılırken zaman zaman başvurulan devrik, karman çorman cümleler.. okurken nefessiz kalıyorsun ama bir yandan da gerçekten karakterin ruhuna, aklına nüfuz ediyorsun. daha içten oluyor o zaman kitap, en kuytu köşesine bile girebiliyorsun. okumanın en güzel tarafı da budur benim için..

    fırsatını bulursanız okuyun derim ben.
  • bi solukta bitirilebilecek süper üçleme. 'sevmem ben aşk kitaplarını' diyen insanlara bile tavsiyemdir, ki bence aşk kitabı filan değildir. adından da anlaşılacağı gibi yozlaşmayı konu alıyor. 3 kitap da 'bu zamanlar böyle, içindesin, göremiyorsun, ama bi eleştirmelisin bence' çağrısı. özellikle kadın karakterleri çok güçlü; onları anlıyorsun, hissediyorsun, yaşıyorsun... iyi ki okumuşum dediğim kitaplardan...
  • kırmızı kedi yayınları'nın yeniden basmaya başladığı inci aral serisi.
  • inci aral'ın ilk baskısı 1994 yılında çıkan romanıdır.

    yerli edebiyatın son 15-20 yılını esir alan postmodern kafa ütüsü aşk romanları esintisinin ilk örneklerindendir.

    buna karşın, yükselen siyasal-sosyal değişimi karakterlerin sağlam kurgusu ve aralara renk niyetine atılmış rasyonel belirlemeleriyle gayet iyi anlatır.

    meraklısına not:

    kitabın ilk bölümünde, ayrıntılı işlenmemekle birlikte, akıllara kazınan şöyle bir karakter mevcuttur:

    (bkz: ramazan tayyar erdöven)

    dikkat ediniz, 1994 diyorum.
    dikkat ediniz, postmodern aşk romanı diyorum.
    ama bahsettiğim ayrıntı bile kitabı okunur kılabilir.

    (1995 yılının kasım ayında, dilek ve muzi yeni yaşımı kutlamak için vermişlerdi bu kitabı bana. doğum günümü unuttular, yetmezmiş gibi akşamın bir vakti aceleye getirerek ilk kitapçıya girip ellerinin çarptığı ilk kitabı alıp geldiler diye kırılmıştım. kitaplığımda her gördüğümde naz yapabileceğim arkadaşlarım olduğunu anımsatır bu kitap bana.)
  • aşk romanı diyenler halt etmişler affedersiniz. türkiye'nin panoramasını daha iyi veren dönem romanı var mı bilemedim. mutlaka okunmalı.