şükela:  tümü | bugün soru sor
  • saldırganın türkiye’de terör bağlantılarının olabileceğini ve saldırı hazırlığı yaptığını düşündüren haber. oturup öylece manifesto yazmakla kalmamış, gelip incelemeler yapmış anlaşılan.

    --- spoiler ---

    yapılan incelemede saldırganın 2016’da farklı tarihlerde 2 kez türkiye’ye geldiği belirlendi. yapılan istihbarat çalışmalarında saldırganın, 17-20 mart ve 13 eylül-25 ekim 2016 tarihlerinde türkiye’ye gelerek kaldığı tespit edildi. saldırganın türkiye’ye ne amaçla geldiği, kimlerle görüştüğü ve nasıl bir bağlantısı olduğu araştırılıyor.
    --- spoiler ---

    hürriyet
  • şimdi anladım neden boğaz'ın doğusunda olmamıza izin verdiğini. iddia ediyorum, türkiye'ye turist olarak gelen kimse türklere tam düşman olamaz. anca böyle yarım düşman olur, "yaşama demiyorum, benim ülkemde yaşama diyorum" der.
  • adam zaten birçok ülkeyi ziyaret etmiş. ona bakarsan pakistan’da daha fazla bir süre yaşamış bu yüzden türkiye ziyareti ile ilgili komplo teorisi uydurmanın bir anlamı yok
  • bu şerefsiz katil, kocaman silahları bir şekilde temin ediyor, üstüne gece vakti manifestosunu yayınlıyor. sonrasında da, elini kolunu sallayarak katliam yapıyor. çok belli ki birileri bu adama yol vermiş. türkiye'ye de gelmiştir, amerika'ya da gitmiştir. bazı sıkıntılı durumlar olduğunu düşünüyorum. hele ki bir ay içerisinde benzer bir şey daha yaşanırsa iki taraftan, hiç bir şüphem kalmayacak.
  • görseldeki piç bir anımı hatırlattı. 4 sene kadar önce bir arap ülkesine iş görüşmesi için gitmiştim. uçaktan inip pasaport kontrol noktasına geldiğimizde önümde ve yan bankoda tipik avrupalı sarışın 4-5 eleman vardı. bankodaki hanzolar tek bir soru sormadan pasaportlarına bastılar mühürü gönderdiler bunları. bana gelince bankodaki arap baci yine pasaportuma bile bakmadan amirini çağırdı. bişiler konuştular. ibnelerin hala pasaportuma bakmak akıllarına gelmemiş olacak ki biri nerelisin dedi. türkiye’den geliyorum dedim. anladığım kadarıyla amk amipleri bizden daha orta doğuda ve benden daha esmer olmalarına rağmen türkiye’den geldiğim ve esmer olduğum için beni potansiyel tehlikeli kişi olarak görüyorlardı. sonra beni ayrı bir odaya gönderdiler. orada da aynı sorular. nerden geliyorsun neden geldin burada nerede kalacaksın kiminle görüşeceksin falan. kalacağım oteli söyledim iş görüşmesi yazışmalarını vs gösterdim. beni karşılayacak kişinin ismini verdim. içimden lan yavşak herifler sizin izanınızı basiretinizi mikeyim o pasaportlarına bile bakmadan gönderdiğiniz adamların dedeleri düne kadar sizi züküyordu onlardan şüphelenmiyorsunuz ama bizden şüpheleniyorsunuz dedim. işte bu 49 kişinin katili terörist bahsini ettiğim ülkeye gitse bu aşağılık kompleksli mallar muhtemelen hiç sorgusuz sualsiz girişini onaylarlardı. hatta böyle bişi olmuş da olabilir. herifin bir sürü ülke gezmiş.

    daha garibi başka bir iş görüşmesi için israil’e gittiğimde tam tersi olmuş bir soru bile sormadan girişimi onaylamışlardı ama gelen turistlerden avrupa pasaportluları sorguya çekmişlerdi. bunun da sebebini sonradan öğrendim. adamlar silahlı selefi örgütlerin uluslararası seyahat engelleri pek olmadığı için avrupalı adam devşirmeye daha çok önem verdiklerini ve girmeye zorlandıkları ülkelere onlar aracılığıyla sızdıklarını öğrenmişler ve bu sebeple avrupa pasaportlu turistlere daha ileri düzey güvenlik protokolü uygulamaya başlamışlar. takdir ettim. diğer gerzekler de azıcık esmer olana terörist muamelesi yapadursun.
    bu arada öyle fazla esmer sayılmam. hatta buğday tenliyim. sadece biraz fazla güneşte kaldığımda tam buğday ekmeği tenli oluyorum. ama o pasaport görevlisi arap bacinin yanında casper’dan beyaz göründüğüm kesin.