şükela:  tümü | bugün
  • http://www.yenicaggazetesi.com.tr/ adresinde yayin yapan gazete.
  • üç yakın dostun (ruh üçüzünün; ferhat özgür kale, serdar kiper ve ömer faruk narlı) 15-20 yıllık birliktelikleriyle oluşan temelli, kendilerinde tezahür eden his ve duygu yoğunluğu ve bundan müteşekkil geliştirdikleri ortak bir anlatımı veya müzik dilini, benzer dalga boyundaki dostlarla paylaşım projesidir... bu üç dost tamâmen "synthesizer"'lar kullanarak yaptıkları enfes müzik albümleriyle hitap ettiği kitleyi hayretlere sevketmiş, kısa zamanda pek çok hayranları olmuştur.

    isminin başında "grup..." neden yazmaz, yoktur ve yer almamlıdır? katıldıkları radyo programlarında defaatle "grup..." öntakısını sınırlayıcı bulup tasvip etmediklerini açıklamışlardır, hakikat böyleyken, neden internette "grup yeniçağ" diye ananlar olur? bunun sebebi, ilk albümleri yayınlandığında hitap ettiği kitledeki radyocuların kendi kendilerine adlandırmasıdır, ki o zamana kadar bu tür müzik birlikteliklerinin hepsinde "grup" öntakısı olmuştur(grup kıvılcım, grup kardelen gibi). bu örneklerden ve biraz da kitlenin "music band"lere tecrübesizliğinden dolayı yeniçağ'ı habire grup diye lanse ede ede insanların grup ... diye anmasına zemin hazırlamışlardır. oysa resmi ismi sadece "yeniçağ"dır ve albüm kapaklarında da bu böyledir: http://i.imgur.com/9zhpv.jpg

    1994 şarkımız: ilk albümleri olup marmara müzik'ten 1994'ün aralık ayında yayınlandı. kısıtlı imkânlara rağmen kendi güftelerinin yanısıra necip fazıl kısakürek'in şarkımız ile o erler ki ve de iki muhtelif anonim şiire beste yaptılar. seslendikleri camiada synthesizer tabanlı elektronik müziği işleyenlerin ilki oldular. yepyeni soluk olmalarına rağmen çok sevildiler.

    1997 azap: merakla beklenen ikinci albümleri 1997 mart'ında fsf'den çıktı. ilk albümlerine nisbetle daha sağlam altyapı ve besteler ile sâdece kendilerine ait sözler ihtivâ ediyordu. orijinal bir enstrumantel müzik de mevcuttu... albümün kapağındaki hazin yazının "ve bizi size bıraktık..." şeklinde bitmesi hayranlarınca yeise yol açtı. kendilerinden senelerce ses seda çıkmaması kapandıklarına yorulurken, ta ekim 2002'de dönüşleri muhteşem olacaktı.

    2002 gölgeler: bu kez marmara müzik tarafından ekim ayında yayınlanan üçüncü albümleri ilk defa geniş kapaklı ve kasetin berâberinde cd olarak çıktı. böylece elektronik müziklerinin tam kalitesi dinleyiciye ulaşmış oldu. kendi söz ve bestelerinin hâricinde m. fetullah gülen'in üç şiirine orijinal besteler yaptılar. beş buçuk senelik arada boş durmamış olacaklar ki, her parçanın ritim, melodik ve altyapısı kuvvetli, kullanılan enstrumanlar da zengindi. albüm büyük beğeni topladı.

    2005 sebep: hayranları gölgeler'i o kadar sevmişti ki, yeni albümün yolunu gözler olmuştu. tehirle de olsa 2005'in ekim'inde yayınlanan "sebep" adını verdikleri bu albümün mana** ismi "ay ve güneş"ti. yine hârika, orijinal sesler, besteler, güfteler, altyapılar ve vokallerle kendilerini aşmışlardı. her albümleri gibi bunun da tarzı farklıydı, bambaşkaydı. büyük cesâretle ilk defâ orchestral syhomny, progressive, trance, fusion, techno, flamenko, blues, jazz, trip hop vb. türleri bol efektlerle harmanladıkları altyapılarıyla yine orijinâl olan bestelerinin vokal yorumları tempolu ve esnekti. farklı altyapının farklı vokalle aynı seviyede konuştuğu bir albüm olan "sebep"te işlenen mevzû "n'at"tır*. albümün onbuçuk dakika süreli son parçasında kronlojik olarak mazilerinde bıraktıkları besteleri göz kırpışlarıyla sıralayarak hüzünlü melodinin akabinde yağmurla bitirmeleri kalplerde mâtem dalgaları estirip, akıllarda soru işâretleri bıraktılar: "acaba bu vedâ albüm müydü? "kapaktaki 'yeniden buluşulur mu, bilinmez...' ibâresi, azap albümündeki 'bizi, size bıraktık...' ifâdesiyle aynı mıydı?" şimdilik meçhûldu. yine de sevenleri, onların yanındaydı. dualarından esirgemeyecekti. onlar da bunu biliyorlardı...

    kısaca yeniçağ'ın serüveni böyledir. geniş kitleler tarafından bîhaberdirler. şarkılarını duyanlar şaşırır, büyülenir ve hayran kalarak onları merak ederler. çünkü "yeniçağ" klasik anlamda prodüksiyon, albüm çıkarma, popüler kültür, ezgi vs., piyasa, konser, tür-tarz kategorizasyonlarından kendisini olabildiğince uzak tutma eğilimindedir... prensiplerini doğru bulsam da, nice insanın müziklerinden mahrum kalmasına yanarım. imkânım olsaydı bütün albümlerini herkese hediye ederdim.
  • hulki cevizoğlu'nun köşe yazarlığı yaptığı gazete.
  • mhp'ye şu aralar muhalefet olan, çoğu yazarı milliyetçi düşünceye sahip gazete. ümit özdağ, altemur kılıç, hulki cevizoğlu, arslan bulut gibi kaliteli yazarlara sahiptir. ayrıca çoğunluğun* okuduğu gazetelerde yazılmayan gerçekler yazılır bu gazetede.
  • avrupa birliği ilerleme raporu'nun açıklandığı gün, birinci sayfasının tamamında siyah zemin üzerine kan boca ederek çıkmış gazete.
  • ayrıca, komisyon raporunun öbürgünü, medya yaşasın ab'ye giriyoruz haberlerini göstererek orostopolluk manşetiyle gülmekten altıma sıçmamı sağlayan gazete.

    milliyetçiliğin at gözlükleri taktırdığını bilirdim ama yaratıcılığı körükleğini bilmezdim.
  • bir yükseltici markası.
  • uydu alıcısı, anten, yükseltici gibi ürünler üreten türk elektronik şirketi.
  • dijital olan ürünleri artık digiçağ olarak anılan marka.