şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: yine yeni yeniden)

    nilüfer'in 2016 tarihli cover albümü

    ağlama anne: söz: sezen aksu, beste: kostan mountakis
    seni kimler aldı: söz ve beste sezen aksu
    sevdam ağlıyor: söz ve beste sezen aksu
    unut: söz: sezen aksu, beste: garo mafyan
    istanbul: söz: sezen aksu, beste: fahir atakoğlu
    yazık: söz ve beste: sezen aksu
    ellerimde çiçekler: söz ve beste ilhan şeşen
    gönül yareler içinde: söz ve beste ümit sayın
    hoşgör sen: söz: fikret şeneş, beste: enrico macias
    memleketim: söz: fikret şeneş
    seninle olmak var ya:söz ve beste eda özülkü - metin özülkü
    yalnızlığa hüküm giydim: söz ve beste: şehrazat
  • büyük bir heyecanla dinlemeye koyulduğum ama ne yazık ki hayal kırıklığından başka bir şey bulamadığım nilüfer albümü... kendisi zaten baya uzun zamandır kendi eskilerinin ekmeğini yemekte (bkz: 12 düet) (bkz: 13 düet), bu sefer başkalarınınkinden faydanalanayım demiş sanırım ama formül tutmamış ne yazık ki... çok sevdiğim sanatçılardan böyle kötü işler çıktığında üzülüyorum.
    bu arada albümün tamamının düzenlemesi volga tamöz'e ait, kendisi de çekilsin artık piyasadan bu şekilde çıkacaksa karşımıza...
  • heyecanla dinlemeye başlayıp hiçbir şarkıyı sonuna kadar dinleyemediğim, ruhsuzluktan helak olmuş cover albüm denemesi.
  • nilüfer'e nolmuş böyle? o kadar duygu yüklü şarkıyı bir araya getirip nasıl bu kadar duygusuz söyleyebilmiş? resmen başkası adına utanmak olayını yaşadım şarkıları dinlerken.
  • beni üzmüş albümdür.

    sesi, nilüfer'i terkediyor artık... bu gerçeği direkt yansıtmış albüm. tabii 62 yaşına gelmiş bir kadından bahsediyoruz, sesi doğal olarak gücünü kaybedecek. ama ne bileyim, sesiyle ezen bir kadındı nilüfer. '80ler sonu ve '90lar başı albümlerini dinlerseniz, yerden yere vurulmuş gibi olursunuz hala... ben ise artık o ses ve yorum gücünün olmayacağı gerçeğiyle yüzleşmeye hala hazır değildim sanırım.

    ne yazık ki bu albümdeki yorumlar beni hiç etkileyemedi.

    iyisi mi ben her sevda yeni bir veda açayım da pazar pazar mahvetsin...
  • 10 yıl önceye kadar çıkmış bir albüm olsaydı cd olarak alıp öyle dinlerdim. bugün youtubedan bile dinlemeyeceğim maalesef.

    nilüfer'in başlığında da yazmıştım. kendisi sesiyle ve duruşuyla bir efsanedir. bu gerçeği hiçbir şey değiştiremez. çok zorlu süreçler yaşadı. illet bir hastalık, yine bu tip hastalıklarla kaybedilen bir anne ve kayahan gibi onu tamamlayan, onun da onu tamamladığı bir dost.

    ama artık bazı gerçekler kabullenilmeli. efsaneler aktif iş hayatını bırakınca efsane niteliğini kaybetmezler. bilakis eski yaptıklarıyla her daim anılırlar, sevilirler, çeşitli etkinliklerle ve programlarla onore edilirler. nilüfer ablamızın sesinin artık eskisi gibi olmadığı acı gerçeğini kabullenmesi ve sezen aksu gibi sahnelere veda etmesi lazım. bu sesiyle ısrar etmesi biz sevenlerini de üzüyor ve o eski birbirinden güzel, kaliteli şarkılara imza attığı eski dönemlerine, yaklaşık 40 yıllık bir sürece saygısızlık oluyor.

    merak etmesin. biz sevenleri, 70 çocukları, 80 çocukları, 90 çocukları yine onu dinleyeceğiz, bugünkü sanatçı bozuntularının çöplerini değjl. başta esmer günler, geceler, sen mühimsin, yine yeni yeniden albümleri olmak üzere kulağımızda hep o altın sesi olacak. ama bu albümü dinlemeyeceğiz, ona ihanet etmiş oluruz aksi takdirde.
  • şarkıları dinledikten sonra ilk önce orjinallerini, daha sonra da şunu dinleyip toparlanmaya çalıştım.
    evet bu albüm büyük ihtimalle nilüfer'den sevenlerine bir armağan ve ticari başarı kovalamıyor ancak uzun zamandır düşüşte olan sesi artık neredeyse dinlenilmeyecek durumda.
    sevdiği sürece umarım şarkı söylemeye devam eder lakin bu albümün bende bıraktığı tek his üzüntü oldu.
  • şimdi şöyle.

    nilüfer ve sezen aksu albüm çıkarıyorlar hala, ki ben ikisinin de çıkarmaması taraftarıyım. bırakalım, eski güzel şarkılarıyla hatırlansınlar. bu, onların artık eskimesi, modası geçmesi ile alakalı değil. yaşlandınız yahu! ses de yaşlanır. nilüfer'in bu albümün de o kadar belli oluyor ki. albümün her yanında auto-tune var. teaser dinledim, birkaç şarkı dinledim çok bariz. şarkıların özünde olan duygular zaten yok. sesi inanılmaz çekilmiş, yaşlanmış. ses yaşlanması son noktasına ulaşmış. pitch correction kullanılmış, oktav düşürülmüş... ne gerek var?

    sezen aksu'nun yeni albümü nasıl? evet sesi yorgun çıkmış onun da ama nilüfer gibi deformasyonu yok gibi fazla.

    not: nilüfersporluyum.
  • öncelikle albüm için yorum yapayım;
    kendi cennetim'de aranjeler şarkıların gücünden alıyordu. bu albümün orkestral havasını şahsen çok sevdim. şarkıların orijinal ruhu fazla bozulmamış, yalnızlığa hüküm giydim gibi bazıları ise daha güzel bir hale bürünmüş. nilüfer'e en çok ajda şarkıları yakışmış. albümde olmasa dediğim şarkı sevdam ağlıyor oldu çünkü 94'teki nilüfer'in bu şarkıyı nasıl uçurabileceğini hayal edebiliyorum. başlığın kalanını oluşturan yorum konusuna yeniden, yeni, yine değinmek istemiyorum.

    sonralıkla, seni kimler aldı klibinin youtube yorumlarından 30 yaş altı kitlenin nilüfer'e, hayranlarını kalbinden hançerlercesine sertlikte yorumlarını takip edebilirsiniz, ben alışmadım ama kabullendim. zaten gördüğüm kadarıyla genç hayranı da pek kalmadı. gözden ırak olan gönülden ırak olurmuş ya, nilüfer magazinlere çıkmadı. bütün dizilerde şarkıları çalınmadı. diğer bütün sanatçılar albümü çıkar çıkmaz anlaşmış gibi albümünden şarkılar paylaşmadı. diva,süperstar,kraliçe gibi bir lakap istemedi. aslına bakacak olursanız popülerliğin kurallarının aksine oynanarak varılacak sonuç belliydi. kendisi memnunsa sevenlerine saygı duymak düşer. son olarak şu acı hakikati belirtmek zorundayım ki kuşaktan kuşağa devamlılık arz edemeyen bir efsanelik tükenmeye mahkum. 40 sene sonra belki hatırlayanını bulmak mucize olacak, o güzelim albümler tarihin tozlu sayfalarına karışacak.
    olsun, herkes yalnızca kabul görene hayran olacak diye bir kural yok, sanat bu kime ne? şarkıların 4 senelik bu hayranının önündeki yıllara eşlik etmeye devam edecek güzel kadın.
    yeniden, yeni ve yine.