şükela:  tümü | bugün
  • üzüntünün gölgesidir arzu. şeytanın kahkahalarının duyulabileceği kadar yakın mesafeden fırlatılmış bir kemik parçası. her zaman sahip olunacak ufak tefek yırtılmış yelkenlerle, uçsuz bucaksız okyanusa çıldırmış gözlerle açılma cesaretini veren, o bir dirhem et parçası..

    doldurulmuş bir ukde kataloğu gibi duruyor hayat önümde şimdi. ölüme dur durak bilmeden vakti azalıyor. en sürekli, en kalın kâbuslarımdan biri öteden beri; belli belirsiz bir ışık kaynağı, havva'nın ateşine sığınmış yüzyılları gösteriyor adem, insan eli siliyor zamanı; ezbere tanıdığı manzaraları yoklama gereksinmesi duymadan.

    ben mi? kesintisiz bir vertigo duygusu yaşayan, gerçeğin asıl yüzü ile sanal yüzü arasında bocalayan, havva'nın dostu, ademin düşmanı, ben deliliğin delirmiş biçimiyim, şimdi usulca seyir. laf oyunlarından sıyrılmış şekilde ve tekinsiz bir kesinlikle tek bir noktaya bakmak, gizlice beslenen yok olma arzusunun birinci elden işareti. varoluşa ters düşen bu gaye için yazıldı destanlar, halk hikayeleri, soneler, ağıtlar. korkutucu büyüklükte bir kedinin gücünün son noktasına kadar direnmesi gibi, habersizce gerçekleştirilen biteviye bir yok oluş isteği.
    ısmarlama sıcaklık: cehennem değil mi?