şükela:  tümü | bugün
  • cikmaya basladigi sevgilisini surekli tekme tokat doven ama bir o kadar da seven dunya uzerindeki en guzel koreli hatunun oynadigi bir kiz ve sapinin hikayesini anlatan kore filmi...
    sacma sapan eglenceli yerleri ile birlikte hafif abartiya kacmis romantik hikayeleri ile izlenmeye deger bir butun olmus... tebrik eder kacarim...
  • "oglan" rolundeki elemanin sebeklikleri ile eglendiginiz hos kore filmi. asya'da satilan vcd'lerinin sag kolondan mandarin seslendirme gelirken, sol kolondan korece seslendirme gelmektedir; istemediginizi balance ayarindan kapatabilme cozumu vardir. adamlar sarkilari bile farkli dillerde seslendirmisler, ilginctir.
  • tesadüf olayları çok abartılı fakat bir o kadar da güzel. izlerken insanın gülesi geliyor.
  • kadın oyuncusu jeon ji hyun'e 2002 grand bell en iyi kadın oyuncu ödülünü kazandıran, erkek oyuncusu cha tae hyun'a ise 2002 kore oscar'larında en iyi erkek oyuncu ödülü kazandırmış güney kore filmi. film güney kore'de boxoffice listelerinde 6 hafta boyunca bir numarada kalarak, 2001 yılında shrek, harry potter ve yüzüklerin efendisi'nden daha fazla seyirci toplamayı başardı.
    filme gelince ... kadin-erkek tesadufler sonucu tanisir, birbirine bir turlu kavusamaz.
    uzunca bir sure absurd mizah sinirlarinda dolastiktan sonra, son yarim saati uzun suredir izledigim en romantik dakikalardi. sonunda goz yaslarimi tutma konusunda da kendime hakim olamadim.
  • (bkz: my sassy girl)
  • bizarre girl, yupgi girl gibi isimlerle de bilinen orjinal ismi yeopgijeogin geunyeo güney kore yapımı filmdir.
  • bu filmden anladığım kadarıyla güney kore'de askerlik çok uzun sürmektedir ve insanlar hayata 25-30 yaşlarında atılmaktadırlar. eleman 25 yaşındaydı ve buna rağmen eve geç geldiği için annesinden oklavayla dayak yiyordu.
  • bu koreli'ler kac tane film yapmislar, kac tane unlu aktrisleri/aktorleri var, aski nasil yasarlar bilmiyorum. yemekleri tat verir mi, barlara legal giris yasi kactir, hayatlari nasildir, aski nasil yasarlar hic bi fikrim yok. hayati kac yasindan itibaren tek baslarina izlemeye baslarlar, kadinlari hakkatten hala oklavayla hamur acip ekmek pisirir mi, 24-25 yasindaki insanlar cidden 18-19unda mi gorunur, aski nasil yasarlar gormedim. nezarethanelerde hep ayni insanlar mi mahkumdur, metro da buyuklerine ve bayanlara yer verirler mi, hareket halindeki trene binme tecrubeleri var midir, aski nasil yasarlar duymadim.

    ama bu izledigim en iyi kore filmiydi. koreli'lerin yaptigi ve benim izledigim tek film olmasinin bi etkisi olacagini sanmiyorum, cunku bundan daha guzel bi film yapabiliyo olsalar heralde cok cok daha onceden duyardik/bilirdik.

    ***

    su cevapsiz sorularda bisi dikkat cekmistir heralde, dikkatli bi okuyucu icin. bi tanesini hem 'bilmiyorum', hem 'hic bi fikrim yok', hem 'gormedim', hem de 'duymadim': a.s.k.i n.a.s.i.l y.a.s.a.r.l.a.r??? hala tam bir kanaatim olmus degil koreli'lerin bu soruya -yasayan- cevaplari hakkinda. tamam muhtesem bir ask izledim. ama bunun -degil kore'de- dunya uzerinde her hangi bir noktada, her hangi iki kisi arasinda yasanabilecegine ben inanmiyorum. filmdeki tesadufleri, ufak ufak serendipityleri gectim. tahmin edilebilir, ama inatla tahmin edilmeyen sonu da gectim. diyaloglarin bazen masumluguna, cogunlukla cocuksuluguna, hic bi sekilde cinsellik icermeyisine (film boyunca izleyen kimsenin de aklindan gecmedigine eminim)... diyaloglari bize yasatanlardan hatun olaninin inancsizliginin arkasina gizledigi, erkek olaninin da zaten filmin her karesinde belli ettigi o inanilmaz 'inanc'a... kadin egemen denilen ama aslinda ask egemen olan bir takim ikili, cok tatli oyunlara... taktim ben. her seyiyle ozlemi duyulan bisi bu ikisinin yasadigi. daha onceden hayal edebildiginiz, edemediginiz -ask'a dair- ne varsa -ask'i en ustte tutmak sartiyla- yerli yerinde bu ikilinin yasadiklarinda. nasil bitcegini bilemiyorsunuz filmin, hatta basindaki o 'zaman kapsulu' hikayesi bi karamsarlik koyuyor bi yerlerinize ama yine de umutsuz kalmiyorsunuz taa sonuna kadar. baslangicina kadar demeliyim belki de. ya da gelecegin gecmisle karsilastigi yere kadar diyim en iyisi.

    bu filmi izledikten sonra yapmaktan inatla uzak durmaniz gereken bisi de ne eski asklarinizi, ne gelecekte olanlari, olmasini istediklerinizi o olcude degerlendirmeyin. dedim ya ben 'bu'nun yasanabilecegine inanmiyorum. hem hatirladikca, hem planladikca hayal kirikligina ugrarsiniz. en iyisi bi masal olarak kabul etmek -evet belki de o tesadufler bilerek konulmus filme, masalsi bi hava verebilmek, izleyicileri 'benim niye boyle bi askim yok' olayindan kurtarabilmek icin- cok ozenmeden, ama -biraz biraz / ara ara- bazi sahnelere kendi resminizi koyarak... maksimum bu olur heralde.

    ***

    goz yaslarini tutma meselesine deginmek istemiyorum. nitekim ben de ne kadar tutmayim desem de cikmadi bi turlu. bi zaman bi filmde aglicaksam keske o film bu film olsaydi. neyse, belki bi dahaki izleyisimde. ara sira donup 'bu kadar asigim sana iste' dicegim birisiyle izlerken mesela*.
  • ho-sik kim adlı kişinin kendi kız arkadaşıyla yaşadığı anılarını internette kısa hikayeler şeklinde yayınlamasını ve gördüğü yoğun ilgiden sonra bunları bir kitap haline getirerek güney kore'de bestseller olmasını takiben, bu kitaptan adapte edilerek çekilen film.

    ji-hyun jun adlı güzelliği bir diğer kayda değer güney kore filmi olan (ki yakın zamanda hollywood tarafından yeniden filme çekilecek) il mare'de de seyredebilirsiniz...
  • güney koreden çikmis en güzel yaratik ji-hyun junin oynadigi, 2,5 saate yakin uzun süresine ragmen keyifle izlenen film.

    filmden çikarilacak bazi sonuçlar:

    -film güzeldi, eglenceliydi, ama son yarim saati dagitti.
    -bundan sonra metroya daha sik binilecek.
    -akraba ziyaretleri siklastirilacak.
    -ji-hyun junun filmleri izlenecek.
    -güney kore filmleri takip edilecek.