şükela:  tümü | bugün
  • daha çok kuzey avrupa nın bestseller kitaplarını türkiye ye getiren yeni yayınevi...
    http://www.yerdeniz.com.tr/
  • (bkz: earthsea)
  • kimisi ıssız olan, kimisinde ise önemli ticaret ve tarım topluluklarının yaşadığı, yüzlerce adadan oluşan bir takımadadır.
    yerdeniz, kabaca daire biçimindedir ve çapı yaklaşık yirmi bin mildir. takımadanın merkezinde, çdenizin çevresinde toplanmış iç adalar adlı bir grup yer alır. bu denizin kuzeyinde tüm adaların kralının sarayının bulunduğu havnor, güneyde ise güney adaları ile ticaretin önemli bir noktası olan wathort vardır. içdenizin ortasındaki roke, yerdeniz yaşamı için hayati önem taşıyan büyücülük eğitiminin merkezidir.

    yerdeniz'in ilk zaman tarihine dair çok az şey bilinir ve bilinenler de gerçek kayıtlar yerine efsaneye dayalıdır. takımadanın denizden, ilk sözcük'ü söyleyen segoy tarafından çıkarıldığı rivayet olunur. tüm sözcüklerle tüm isimleri yalnızca segoy bilirdi. modern dard dilinin geliştiği kadım lisanı gerçek anlamda tek bilen de oydu. kadim lisanda her şeyin kendi gerçek adı vardır ve o adı söyleyen kişi, onları kontrol edebilir.

    (kaynak: hayali yerler sözlüğü - alberto manguel, gianni guadalupi)
  • (bkz: iklimci)
  • bir dönem ogame'de anagezegenimin ismi..
    diğer gezegenler;
    selidor
    rock
    pendor vs.
  • türkçe yayıncısı metis 30. yılı şerefine bu evrende geçen ve kendi bastığı her şeyi tek cilt olarak sunmuş. daha önce ingilizce'de ilk dört kitaplık serinin toplu basımı yapıldıysa da yerdeniz öyküleri çıktıktan sonra başka bir derleme toplama faaliyeti olmamıştı. bu şekliyle ilk olarak türkçe basılıyor gibi görünüyor.

    30. yıl şerefine yapılan böyle bir çalışma bu haliyle daha da anlamlı hale geliyor gelmesine, ama kitabı alınca bütün bu şaşa, beklenti bir anda son buluyor. daha doğrusu kitabın tek amacı 100 lira yerine 80 lira vererek (ya da internet indirimleriyle 82 lira yerine 68 lira vererek falan) ve tek cilt halinde okuyabilmek olarak kalıyor. çünkü şöyle eksikler var:

    bir kere bez cilt yapmak yerine azıcık kalınca kartondan çakma hardcover denebilecek şekilde basılmış. yazık. 30. yıl vurgusu da söz konusu olunca kitabın hedef kitlesi zaten özünde bütün kitapları okumuş, kolekiyon olarak almak isteyenler diye aklıma geliyor. hal böyleyken 80 lira verecek adam 90 da verir ama iyi cilt ister diye düşünselermiş keşke. zaten 80 lira da bez cildi kurtarsın bir zahmet, o ayrı da...

    hadi cilt böyle öngörülmüş diyelim, kitap da böyle çok hafifcecik misler gibi olmuş. tamam... annem niye her gün bastığın kitapmış gibi davranıyorsun? forma doldurmak için arkasına reklam koymak ne? boş bırak, tıraşla, öyle yap, böyle yap... engin geçtan'ın ne alakası var 30. yıl özel baskı yerdeniz cildinde... amcayı ben de seviyorum, o ayrı ama kitap birazcık özel olsun...

    neden bir önsöz yok? 30. yıl, ursula okumak, yerdeniz'in anlam ve önemi vb. bir sürü şey anlatılır ve yadigar kalırdı, niye koymadınız ki? bülent somay çok mu meşgul bu aralar, nedir yani?

    üstteki eksikler varken iyice saçma sapan bir soru olacak elbette, hiç düşünmeye bile gerek yok ama... gönül razı değil yazacağım: niye kronolojik sıralama gibi baskıyı iyice özel yapacak bir şey denemediniz? niye türkçe basılan kitaplarda yer almayan iki öyküyü (inatla basmadığınız nonfiction pasajla birlikte üç metni) de ekleyerek "gerçekten tüm yerdeniz" dedirtmediniz?

    the word of unbinding
    bulucu (the finder)
    karagül ile pırlanta (darkrose and diamond)
    the rule of names
    yerin kemikleri (the bones of the earth)
    yerdeniz büyücüsü (a wizard of earthsea)
    atuan mezarları (the tombs of atuan)
    bataklık yayla (on the high marsh)
    en uzak sahil (the farthest shore)
    tehanu
    ejderböceği (dragonfly)
    öteki rüzgar (the other wind)
    a description of earthsea

    diye okusak nefis olmaz mıydı?

    bir de yeri gelmişken, a description of earthsea'yi neden yayıma layık görmüyorsunuz kuzum cidden? yerdeniz öyküleri kitabını basarken dışarda bırakmıştınız, bari toplamaya koysaydınız ya... illa o kitabın ingilizcesini de almak zorunda kalmamız saçma değil mi?

    metis, bilen bilir, canımsın. harikasın. ama bu kitapla üzdün beni metis.