şükela:  tümü | bugün
  • yere çöp atmak... uzun zamandır eleştirilmesi yasak olan, sağlıklı bir toplumun sağlıklı bir çevrede yaşayabileceğinin farkındalığındaki toplum bilincinin olmazsa olmaz kurallarından. ama bu kuralın 1. tekil şahıs veyahut birey özelindeki anlamsızlığını ortaya dökmek, bu kuralın bağlayıcılığından rahatsız olan ben adına kaçınılmaz.

    öncelikle neden yere çöp atılmaz, neden atılmaması gerekir buna değinelim. çöpsüz bir çevre isteyen ve bu bilinci içselleştiren her bireyin, bu bilince uygun davranışı neticesinde çöpten arındırılmış bir tabiat ve yaşam alanı, bu toplumsal norm sayesinde gayet kolay bir şekilde kurulabiliyor. ufaklıktan itibaren çocukların kulağına fısıldanan, aslında fısıldanan değil zorla akıllarına iliştirilen o faşist tahakküm- nasihat olarak geçer- yani herkesin bina önünü temiz tutması durumunda semtin de temiz olacağı tahakkümü, çocuk yaştaki bir bireyin aklına, oldukça mantıklı ve benimsenmesi kolay iyi bir toplumsal norm olarak gözükebilir. bunun neticesinde de çöpsüzlük bilinci, bir toplumsal kabul ile norm haline gelir.

    buraya kadar bir sorun pek yok aslında. her ne kadar bunun bir tahakküm olduğunu belirtsem de, toplumun kendisini sağlıklı bir şekilde var edebilmesi adına, kendiliğinden ürettiği bir norm bu. bizler de çöpsüz bir çevre istiyoruz elbette. yani esasında, bu kuralın varlığı beni de memnun ediyor; saçmalık ve rahatsız edici olan kısım, buna uymak mecburiyetinde ortaya çıkıyor.

    bu kuralın saçmalığını, dünyayı değiştirme hevesini yerle bir etme motivasyonuyla dolu bir liberal yoluyla anlatmayı tercih etmeyeceğim. aslında aktivist bir eylem olarak nitelendirilebilecek yere çöp atmama veya tükürmeme hareketi, kolay bir kabul ve eylem icrası ile gerçekleştiği için, aktivist bir eylem olarak bile kabul görmüyor. insanlar bunu robot gibi gerçekleştiriyor zira. bana kalırsa robotik bir eylem icrasından ziyade, bunu içselleşmiş bir doğa sevgisi ile birlikte gerçekleştiren kişinin eylemi, bir değere tabi olabilir. bir toplumsal tahakküm sonucunda boynunu eğip, çöp atmama eylemini gerçekleştirmek; gerçekten acınası ve türlü riyakarlıklarla dolu bir davranış biçimi. neyi neden yaptığını bilmeden, içinde sevgi kırıntısı dahi taşımayan insanlar, bunu otomatik ve çok normal bir şeymiş gibi gerçekleştiriyor. bu da toplumsal mekanizmanın ne kadar güçlü bir şey olduğunu ortaya döküyor aslında.

    içselleşmiş bir doğa bilinci neticesinde yere çöp atmayan kişilerin, bizim açımızdan kırılgan bir dokunulmazlığa sahip olduğunu söylediğimden, yere çöp atan bilinçsiz bir bireyin cehaletine de değinmek gerekir elbette. yanlışı bilinçli bir şekilde yapmayıp da, gerçekten yanlış bir insan olduğu dolayısıyla bunu kendiliğinden gerçekleştiren kişi, yani bir gaflet dolayısıyla, elbette yüceltilmesi gereken bir kişi değil, toplumsal normlara tabî tutulması gereken bir kişi olarak ortaya çıkar. aslında pek de saldırılması gereken kişiler de değillerdir bunlar, ilkel bir anarşist davranışta bulunurlar sadece. lakin bunun bilincinde değillerdir, o yüzden de horgörü ile karşılanırlar.

    şimdiyse bir bireyin, neden bilinçli bir şekilde yere çöp atması gerektine dair birkaç şey söylemek gerekir. sürekli kafa ütüleyen, insan davranışlarına çeki düzen vermeye çalışan toplum bekçilerini fazlasıyla rahatsız eden bu davranış, öncelikle başta bireyin kendisi adına bir haz kaynağıdır. ufak bir mesele olarak görülen yere çöp atmama veya kapalı mekanda sigara içmeme gibi kurallara baş kaldıran bir insan, bu ufak uzlaşıdan bile rahatsız olduğunu eylemiyle duyurabilir. bu ufak uzlaşıyı bile kabul etmemiş kişi, diğer bütün büyük faşist ve otoriter tahakkümlere saldırabilme gücünü kazanmaya çalışır. radikalliğini, bu kabul edilmesi kolay uzlaşıya yöneltmesi, aslında doğaya da bir zarar vermez. sonuçta robotik bir eylem ile yerlere çöp atmamayı benimsemiş onlarca insan, çevreye karşı yükümlülüğünü icra etmeye tabii ki devam edecektir. ancak nasılsa attığı çöpün bir başkası tarafından çöp kutusuna atılacağını bilen, eforunu çöp kutusuna harcamak yerine insanları rahatsız etmeye ve kışkırtmaya yönelten birisi, hem doğaya zarar vermemiş olur hem de ufak bir özgürlük mücadelesinde zaferi elde edip; savaşını daha büyük cephelere taşıyabilir.

    bu anlamsız kabulün vermiş olduğu tatmin, büyük bir mesele aslında. insanların çoğu bu tür eylemleri icra edip; yani vergi verip, yerlere çöp atmayıp, sigara kuralına uyup, başkalarının düşüncelerine saygı göstererek; kendilerinin toplum içindeki kabulünü sağlayarak iyi bir vatandaş ve birey olmanın güvencesi ile, hiçbir haksızlığa, herhangi bir hak mücadelesindeki zorluğa efor sarfetmiyor. nasılsa yere çöp atmıyor, başkasını rahatsız etmiyor. ancak sistemi bu yolla var ettiğini bile unutmuş.
  • "ancak nasılsa attığı çöpün bir başkası tarafından çöp kutusuna atılacağını bilen, eforunu çöp kutusuna harcamak yerine insanları rahatsız etmeye ve kışkırtmaya yönelten birisi, hem doğaya zarar vermemiş olur hem de ufak bir özgürlük mücadelesinde zaferi elde edip; savaşını daha büyük cephelere taşıyabilir. "

    aklımın basmadığı iddia. millete arkandan çöp toplatınca neyi başarmış olacaksın?
  • islamcilarinin ne kadar igrenc yaratıklar oldugunu bir kez daha kanitlayan bir beyin tutulması, laf salatası. su namaz vakitleri gunde 5 yerine 50'ye ciksa da bos bos konusmaya vaktiniz kalmasa keske.