şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: turist ömer yamyamlar arasında)
    (bkz: gurbetçi şaban)
    (bkz: süt kardeşler)-kemal sunal'ın siyahi oyuncu yasemin esmergül'ün canlandırdığı karakteri "rengi bozuk kadın" olarak nitelemesi.

    edit: başlık "ırkçılık içeren" diye açılmıştır. söz konusu filmler direkt olarak ırkçılığı amaçlayan filmler değildir.
    bir şekilde, kötü niyetli olmasa da, hatta farkıda dahi olmadan ırkçılık içermektedir.
    adı üstünde, filmin ismine bakar mısınız? turist ömer yamyamlar arasında.
    turist ömer bu filmde, afrikalıların dansları, adetleri vb.ile bol bol dalga geçer.
    bu en iyimser yorum tabi ki.
    daha açık konuşalım, küçümser onları.
    aslında bu, orta karar bir türk vatandaşının afrika'ya, afrikalıya olan bakış açısıdır.
    filmi çekenlerin dahi farkında olmadığı ancak bilinç altlarında yatan anlayıştır bu.
    ancak, gurbetçi şaban direkt ırkçılığın ön planda olduğu bir filmdir.
    söz konusu filmin başlarında, heim adı verilen çeşitli uluslardan kişilerin yaşadığı evlerdeki yaşam gözler önüne serilirken yunanlılar ve araplara da hoş olmayan göndermeler de bulunulmuştur.
    olayı, kemal sunal'a hakaret boyutunda algılayan sözlük ergenleri elbette olacaktır.
    normaldir.
    bir başka örnek,
    ateş böceği adlı filmde de, tarık akan otosopçu almanları "leş gibi kokuyor abdestsiz deyyuslar" diye aşağılar.
    kara murat, battal gazi filmlerini saymıyorum bile.
    benzeri ifadeler, bir yabancı filmde türkler aleyhine söylense, o filmi çekeni en kallavi şekilde lanetleriz değil mi?
    ticari ilişkilerimizi bile sonlandırırız.
    batı bizi aşağı görür, küçümser, kafa bulur, geri kalmış bir ortadoğu ülkesi olarak görür.
    ancak, biz de ulus olarak yunanla, arapla, afrikalıyla dalga geçmeyi severiz.
    gücü yeten yetene olayı yani.
    bu durum doğal olarak; ortak belleğimizi, değer yargılarımızı vb. yansıtan filmlere de yansımıştır.
    (bkz: yeşilçam'ın yabancılara bakış açısı)
  • kemal sunal'a mi yoksa yesilcam sinemasi'na mi irkci denildigini anlamayan yazarlarin histerik entryler girmesine neden olan filmlerdir.

    ayrica yesilcam sinemasi porno filmler de cevirdi biz simdi tutup adile nasit'e pornocu mu diyoruz?*

    kavramlari karistirmamak dilegiyle.
  • kemal sunal'ın oynadığı filmlerin senaryolarını da kendisinin yazdığını, kendisinin yönettiğini sanan cahilleri ortaya çıkaran filmlerdir.
    ırkçılık içeren filmlerdir, kemal sunal değildir.
    kemal sunal hayatı boyunca ırkçı bir söylem içine girmemiştir.
    ayrıca, kemal sunal bir tabu değildir.
    eleştirilebilir.
    gurbetçi şaban gibi salak ötesi bir filmde oynamayı kabul etmesi de bal gibi eleştiri konusu edilebilir.
    (bkz: #33276904)
  • bu tartışmaya şu görüşle son vermek gerekiyor olabilir. kemal sunal'ın söz edilen filmlerden birinde siyahi bir karakteri canlandıran oyuncuya "rengi bozuk kadın" demesi ile "ırksal" bir gönderme yapmadığı akla yerleştirilmeli. bugün algıladığımız ölçekte bir "kimlik" ya da "ırk" tartışması o filmlerin yapıldığı dönemde yoktu. bugünün algısıyla biz siyahi bir insana "zenci" demekten kaçınabiliriz. aynı şekilde "rengi bozuk" demekten de... ancak o dönem için insanların algısında bugünkü gibi bir "pozitif yaftalama" yoktu.
    küçük ve bu konudan bağımsız şöyle bir örnekle sürdürelim; yirmi yirmi bir yıl önce aile bireylerinin görevleri gereği doğuda bulunulduğu sırada, şırnak'a pikniğe gidilirdi.ve özellikle seçilen bir yerdi.tüm çocuklar bir arada oynar, tüm aileler birbirlerini soy-kütük aramaksızın hesapsızca severdi.şu an için doğuda herhangi bir ilde sözünü ettiğim bu durumla karşılaşmak mümkün değildir.bu söyleneni özellikle doksan ve sonrası doğumlu olan kardeşler kolay algılayamazlar. anap'ın,doğru yol partisi'nin işlerini gözlemleme ve analiz etme fırsatını yakalayamayanlar, bugünün ayrımcı söylemlerinin kökenlerinin nerelere dayandığını kolay bir şekilde anlayamazlar. ve yine bugünün iktidarının bu ayrımı nasıl körüklediğinin analizini de net bir şekilde yapamazlar.bugünün "ırkçı söylem" olarak geçen ifadeleri, aslında söz konusu edildikçe ayrımı getiriyor. bir zamanlar bu ülkede insanlar "kökenlerine bakmadan" birbirlerini severlerdi.
    çok uzadı...konudan sapıldı bir parça da. sadede gelecek olursak...kemal sunal'ın herhangi bir filminde "ırk" fon olarak dahi kullanılmamıştır. illa yeşilçam'da ırkçılık içeren bir dönem aranıyorsa türk sinemasında "milli sinema" adıyla anılan dönemin bazı filmleri incelensin. böylelikle hem kemal sunal'ı rahat bırakmış olursunuz; hem de yaşadığınız ülke sinemasının tarihine ilişkin sağlıklı bilgi edinmiş olursunuz.
  • (bkz: arap sen içme bokunu çıkarıyorsun) / burada arap irki asagilanmis
    (bkz: arnavut votkamla eriği çalıştır ulan) / burada arnavut kardeslerimize hakaret edilmis
  • 80 öncesi yapılan yeşilçam filmlerde(hoş 80 sonrası çok da film yok ya) ister bilinçli olsun ister bilinçsiz olsun mebzul miktarda ırkçı figür mevcut. özellikle kadın kahramanlarda bolca görülebilir. misal hikayelerin kötü kadınları, arzu nesneleri, femme fataleleri, orspuları, yolluları genelde rumdur.(onlarca örnek arasından ilk aklıma gelen gurbet kuşları-halit refiğ), bunun dışında cüneyt arkın filmlerini söylemeye gerek bile yok.

    not:direk bu mevzuyla ilgili yazılmış bir kitap mevcuttu hatta adını unuttum.
  • filmlerdeki karakterler gözlemler sonucu ortaya çıkmış bahsedilen oyuncularda bu gözlemlerini en iyi şekilde yansıtmışlardır. bunun istemeden yapılan ırkçılık olduğunu düşünmüyorum.

    örneğin sadri alışık filmlerinde genellikle varoşlardan gelme, serseri ve hovarda bir adamı canlandırır ve ağzıda ona göredir. ama filmlerinin hiç birinde bu adam olun mesajını da vermez. sadece gözlemlediği adamı canlandırır.

    velhasıl filmler bahsedilen toplumun aynasıdır, topluma örnek teşkil etmezler evet ırkçı bir millet olduğumuz doğru, yeni tanıştığımız adama ilk sorduğumuz soru "nerelisin?, memleket nere?" olan bir milletiz sonuçta lakin bu filmlerde ırkçılık olduğunu görüp ha evet bu kötü diye yargıya varabiliyorsan film amacına ulaşmış demektir.

    benim eyyorlamam bu kadar.
  • bana göre postacı da bunlardan biridir. ki kemal sunal'ın en kötü filmlerindendir.

    almancı/gurbetçi toplumu he ne kadar ayrı bir ırk olmasa da apayrı bir kültürün toplumudur.

    bu filmde almancılar yolunacak kaz olarak gösterilmiştir. sahtekar postacı adem'in izne gelmiş erdal özyağcılar'dan söğüşlediği paralar , apartman katları çok normal ve yerindeymiş gibi yansıtılmıştır.
  • turist omer yamyamlar arasinda, bu kategoriye girecek bir film degildir.

    yamyam zaten insan eti yiyen anlamina gelir. bahsolun filmde de turist omer, exocanibalist bir kabilenin eline gecer ve yenmek icin pisirilmeye calisilir. haliyle insan eti yiyen bir kabilenin yamyam olarak tanimlanmasi da irkcilik degildir.

    district 9 filminde de vardi bu hatta. yerli halk, etini yedigi kisinin guclerine sahip olacagina inaniyordu. zaten yamyamlikta karin doyurmak icin insan eti yemek gibi bir kavram olmadigi, sadece guce sahip olmak ya da dusmanlarini intikam almamalari icin yemek maksatlari ile insan eti yemek kavrami oldugunu goz onune alirsak, yamyamlik halen var olan bir seydir ve etimolojik kokeni de afrikali bir kabileye dayanmaktadir. kisacasi ne bahsedilen filmde ne de gundelik hayatta hic kimse "afrikalilar yamyamdir" dememektedir. ancak yamyamlik diye bir gercek vardir.

    turist omer'in yamyamlar ile dalga gectigini varsayarak filmde irkcilik oldugunu iddia etmek ise, turist omer karakterini bilmemekten kaynaklanir. turist omer bohem, anarsist, umursamaz, cahil ve saf biridir. hicbir seyi ciddiye almadigi gibi, kendisi dahil herkes ve her seyle dalga gecebilen bir yapidadir. yamyamlar ile de dalga gecmesi, turist omer'in istisnasi degildir.

hesabın var mı? giriş yap