şükela:  tümü | bugün
  • bu adamlar yüzünden ne orhan gencebay mutlu olabildi, ne ümit besen ne de ferdi tayfur. emrah'ı da eklemek gerek listeye oya aydoğan'dan dolayı tabii. hepsinin yavuklularını, annelerini, kız kardeşlerini ya ellediler tezgah arkasında, ya da ellemekten beter edip öyle gönderdiler eve. sektör olarak çalışıyorlar maşallah. türk sinemaının gördüğü en masum bakkal, sultan filminde şener şen idi, o da türkan şoray'a meyilliydi. düşün artık. ne bu bakkal düşmanlığı la? ne yaptı bu adamlar size mintax satıp, kaşar doğramaktan, bulgur tartmaktan gayri, bre allahsızlar?

    ulan 15 yaşıma kadar, tek ayağını yazar kasanın kenarına atıp diğer ayağını yere koyarak, elindeki yedigün şişesini dilleyen; son derece erotik bir ses tonuyla "ne lazımdı bloom? lolipop veriyim mi, yalan mı?" deyu soran adamlarla karşılaşmamak adına bakkala gitmrdim korkudfan (yazarken bile ellerim titriyor, hale bak). öyle yer etti bende, filmlerdeki gözlüklü, gömlekli, kel ve bir şeyleri sikme arzusu içindeki bakkal karakterleri. ace'nin, nuhun ankara'nın, permatik'in hakim olduğu ortamda soft porno rüzgarları essin istemedim.

    velhasıl, zor zamanlarıdı. hipermarketler peydah olanda ancak kurtuldum bu fobiden. bakkallar da, yaptıkları iş çok tutulunca olayı tükanın dışına çıkarıp bir döneme damgasını vurmuş erotik film çağını başlattılar zati. çayırda, bağda, bahçede yapmaya başladılar eylemlerini. en az benim kadar kadar orhan abi de rahatladı, ümit abi de. adamlar "pazar günü geç kalkayım; hanım bakkaldan peynir, zeytin alır zati" deyu düşünemiyolardı ya. ızdıraba bakar mısın?
  • bu adamlardan birisi futbolcu olmak aşkıyla yanan kapıcının oğluyla dalga geçiyordu. aşk mektubu yazıp gülüyordu çevre esnafla beraber. bakkal rolünde erdal özyağcılar, kapıcının oğlu rolünde ilyas salman vardı.
  • o dönemlerde filmlerde bile kadınlar pek çalışmıyordu. çalışan kadın sayısı azdı, kadın bakkala gider, sütçü gelir, kasapa uğrardı. seks furyasının da başlamasıyla zavallı bakkal amcalar, sütçüler ve kasaplar namus düşmanı ilan ediliverdi.
  • 1970'lerin ortalarına kadar pek örneğine rastlanmasa da özellikle 1976 sonrası ve arabesk filmleri furyasıyla ortaya çıkan yeşilçam'daki üzücü karakterlerdir.
  • bir dönem kendilerine karşı büyük bir psikolojik harekat yürütülmüştür.

    konuya böyle rasim ozan kütahyalı gibi girdiğime bakmayın; bakkallar gerçekten de bulundukları yerlerin can damarlarından biridir.

    en taze ve güvenilir istihbaratı sağlayan insandır bakkal. yardımseverdirler ayrıca bu bilgileri herkesle paylaşmaktan çekinmezler. yalnız biraz da tedbirsizler zannedersem; zira bizim bakkal zamanında hiç tanımadığı insanlara bir komşumuzun evini tarif ettiydi de aynı gün ev soyulduydu!

    işte yıllar boyunca böyle önemli bir işlevi yerine getiren bakkallar alttan alta o körpe dimağlarımıza tacizci olarak yerleştirildiler.

    30 yaşına geliyorum; hala bakkala girerken bir ayağım kapıda durur ne olur ne olmaz diye. alacağımı alır; para üstü bile beklemeden kaçarım. hatta bir keresinde bakkal gazoz ikram etmeye niyetlendi de alışverişi bile kestim. freudyen çağrışımlar yapmasın diye eve sosis, salam, sucuk giremiyor ulan!

    hem sonra o tezgahın arkasında neler dönüyor hiçbir fikrim yok!

    allah'tan şimdilerde erdal bakkal var da biraz biraz toparlıyorlar kendilerini.

    bu arada yeşilçam'da ekseriyetle bu tarz bakkalları canlandıran emektarlar için:

    (bkz: tuncer sevi)
    (bkz: yüksel gözen)
  • bu modelden zamaninda ogrenci evimin mahallesinde de vardi. yesilcam filmlerinin fazlaca etkisinde kalmis olacak apartmana giren cikani not alir, ertesi gun musterileriyle paylasirdi. satis gelistirme stratejisine bak pezevengin. bu kendini bilmez herife haddini nasil bildirdigimi surada bulabilirsiniz:

    (bkz: tarihteki saçma sapan ayarlar)
  • paran yoksa bakkala gitme mesajını vermek için türemiş rol adamı
  • süpermarketlerin karşısında eriyip gitmiş olan bakkallardır. yaşasın kapitalizm
    (bkz: küçük esnafa karşı uluslararası sermayeyi savunmak)
    (bkz: kapitalizmde ısrar insan olmakta ısrardır)
    (bkz: ya barbarlık ya liberalizm)