şükela:  tümü | bugün
  • gizli bir depresyon belirtisi olduğunu düşündüğüm durum.

    kombin yapacak yeterlilikte kıyafetlerim var ama aynı gömlek, aynı ayakkabı, aynı pantolona takılıp duruyorum. elim ne kadar da diğerlerine gitse de yine o bildiğim gömleği, ayakkabıyı tercih ediyorum. bazen bir fark ediyorum ki aynı gömlekle farklı günlerde fotolar çekmişim ve "yine mi bunu giymişim ya?" diye söyleniyorum.

    daha bir rahat hissediyorum onların içinde. daha bir bütünleşmişim gibi geliyor. ya da daha bir fark edilmemeyi sağlıyor ve fark edilmedikçe de daha çok kendim olabiliyorum belki.

    ya da bence insanın için ölüyor bazen. ne kadar dışarıda değişiklik yapsa da içindekilere etki etmeyeceğini biliyor. ya da bir yerden sonra şekilci olmayı bırakıyor. bilmiyorum birçok psikolojik açıklaması olabilir bu durumun.

    (bkz: aslında herkesin depresyonda olması/#44332278)
  • depresyonlukla ilgisi olduğunu düşünmemekle beraber, kanaatimce aynı gömlek, ayakkabı ve pantolonun farklı renk/modellerinin alınarak giyilmesi sorunu büyük ölçüde ortadan kaldıracaktır.
  • rahat etmekle ilgisi olduğunu düşündüğüm alışkanlık. içinde rahat ettiğim kenarı ufacık yırtılmış salaş bir t-shirt'ü, içinde rahat etmediğim, rengini kendime yakıştırmadığım, terleten bir t-shirt'e milyon kez tercih ederim.
  • dolabımda yeteri kadar pantalon vs. olmasına rağmen çoğunu beğenmiyorum artık. değişen zevklerimizle bağlantısı olabilir sanki.
  • tuhaf bir durum.

    giyecek hatırı sayılır derecede kıyafetin vardır ama yine de o bir pantolon ve t-shirt'e ayakkabıya sarar, yıkar yıkar giyersin. diğer kıyafetlerini eline alır alır geri bırakır yine onlara yönelirsin.

    gizli depresyon belirtisi gibi gelir bana bu durum. bazen de çocukluktan kalma bir hastalık olsa gerek ki o vitrinde duran tabak çanak gibi hep "daha iyi günlerde kullanırım" hissiyle kenara koyar giymeye kıyamazsın.

    bazen zenginlerde de görülür bu durum. adamın malı mülkü vardır ama hep aynı şeyleri giyer. tuhaf bir psikoloji bu. bir gün psikoloji okursam bunun üzerine tez yazacağım.

    edit: başlık taşınmış. o kadar da aradım halbuki
    edit: erken bunama başladı galiba. bu başlığı da ben açmışım. ilk entry de benim üstelik. yerin dibindeyim şu an. selamlar.
  • kısmen dahil olduğum gruptur ancak benim sebebim; sürekli olarak kıyafetlerimin yıkanıp çekmecelerde üst sıralara koyulması. sabah 6 da kalkıp işe gidecekken elimi atıp aldığım kıyafeti giydiğim için hep üsttekileri giyiyor, sonra onları yıkıyor ve yine üste koyuyorum. kısır bir döngü
  • çok yerinde bir tespittir.

    diğer kıyafetler eskimesin, kirliye atılmasın ki ihtiyaç duyduğum iyi bir günde giyeyim mantığı vardır. peki o iyi gün geldiğinde hepsini mi giyeceksin ? hayır. ama ya o sıradan günde giydiğini giymek istersen ,onun uygun olacağını düşünürsen.. işte bu kişinin takıntısıdır. ya kendi kendine öğretmeli insan.. ya da alışmalı bununla yaşamaya..
  • bu benim.

    ayrıca dinlenecek onca müzik arasından sürekli aynı müzikleri, daha önce izlemiş olmama rağmen yıllar içinde aynı filmleri izleyen biriyim ben.

    sanırım bir şeye vakit, efor, şans harcayacaksam iyi vakit geçireceğimi, verim alacağımı, kendimi iyi hissedeceğimden emin olmak istiyorum.

    garip bir psikoloji.
  • götünde bir karış yarık oluşmasına rağmen tekrar tekrar giydiğim the don marka boxerımdan biliyorum. ayrıca bir de duş almamışsam temiz elbise sıfırdan giyemiyorum. sanki çok kirliyim ve tertemiz elbiseleri kirletiverecekmişim gibi.
  • %90 hatun kişilerde gördüğüm olaydır. bir erkek ve eş olarak alıştığım durumdur.

    "ayyyy alışveriş yapmam lazımmmm" diyen hatun kişileri herhangi psikolojik ruh haline göre gidiyor alıyor ve etiketi üzerinde dolabında unutuyor. ama sorsan hiç bir zaman giyecek bir şey yoktur.. aynı şeyleri giyip giyip dururlar.. neyse sinirlenmiyorum...