şükela:  tümü | bugün
  • kaybetme korkusunu doğurup, etrafınızda ki olaylar karşısında sürekli kaygılanmanıza yol açıp, sürekli kaybetme korkusu içinde olmanızı sağlayan, yenilmesi gereken duygudur.
  • 27 yaş bunalımının temel etkenlerinden birisidir.
  • bu hissin gelebilmesi için kişinin kendini eleştirmesi gerekir. insan ne kadar eleştirel bakarsa kendine, o kadar yetersiz hissedecektir. sürekli çabalanılan bir konuda diğerlerinin daha iyi olduğunu görmek, hissetmek ve ya zannetmek bu duygunun dibine vurmak demektir.

    sosyal fobi gelişmesine neden olabileceği gibi hırslı bir kişilik de yaratabilir bu duygu bünyede. aman diyeyim değersiz hissettirmesine izin vermeyin. kurtulamazsınız sonra. boş verin, "bakarız yeaaa" deyin ama asla aşağılık olduğunuzu düşünmeyin. insanların hatta kendinizin gözünde ne olursanız olun aslında ne olduğunuz bellidir. ne yapıp yapamayacağınız da.
  • *sıradan bir hayat surmek en buyuk korkumuz..
    benim sıradan anlayısım tek baslıkta toplanıyor: -sıradan aşkların oznesi olmak
    bu beni oldurebilir.
    virginia woolf "kalple kıyaslandıgında beyin nedir ki?" diye sorar ve ekler "aşk onun beyninin icine ve dısına kolayca girip cıkabilmendir.."
    kimsenin beyninde gezebilecek ve ona dusunsel anlamda doyum saglayacak kadar yeterli hissetmiyorum oysa ben.
    ve biri beynimde gezebilse bu muhakkak beni urkuturdu.
    kendimden bir tane dahaya katlanabilecegime emin degilim.

    *son uc senedir guzel olmak en buyuk tutkumdu. kilo almıstım ve bu beni incitiyordu. guzelligin oscar wilde deyimiyle gorunen bir cesit deha cesidi olduguna inanmaya baslamıstım. kilo vermeye basladım. boyle de gidecek gibi duruyor, cok kararlı, az istahlıyım. ve gun gectikce daha da anlamsızlasıyor benim icin kendince kendini en guzel bulma doyumu. yani tarihte cok sevdigim ask hikayelerine bakıyorum, kimse taş bebek degil. demek ki diyorum ne kendine cok uzun sure kor kutuk asık etmek icin, ne de senin askının cok donem surmesi icin guzellik yeterli degil.

    *yazmak istiyorum. soyle kucuk kucuk oykulerden, denemelerden, siirlerden bir sey derlemek istiyorum. bu hevesle daha cok okumaya basladım son donem. ama hem yazmak beni korkutuyor cunku kendimi kaptırınca deliriyorum hem de gene yetersizlik hissi beni buluyor. ben bir tezer ozlu degilim ve asla olamayacagım. ben bu karanlıgımla bir iclal aydın bilem olamam. iki ara bir derede kalmısım. ustune daha cok okudukca ne cok sey dusunmedigimi, bilmedigimi, ifade etmedigimi fark etmeler etabına geciyorum yeniden. al sana bir yetersizlik hissi daha. en kulturlu ben degilim. en guzel dusunen de.

    *en bıcır bıcır ben olmak istiyorum. en cok sırıtan. en hayat dolu. kendimi oyle seviyorum. yagmurdaki insanları gokkusaklarına cevirmeliyim sanki.. hayatta bir amacım olacaksa bu olmalı.. ama cok sancılı bir gecmisim var. iki gun mutluluk sacsam ucuncu gune tokezliyorum. yetersizlik hissi, al sana, yeniden, ısrarla.

    ve en sonunda anlamsızlık hissi beni buluyor.
    ben kimim ki?
    sen benim kim oldugumu biliyor musun?
    hangi ozelligim neye yeter?
    nereden fark yaratabilirim?

    bu hayatta dehanın bir cesidi bize ugramadı.
    oyun bitti, jeton atınız.
  • hemhal olduğum.
  • gezi olayları sırasında tepkisiz muhalefetin ve sorgusuz sualsiz biat edicilerin bana hissettirdikleri.
  • sevdiğim kadın beni bıraktığı andan buyana ruhuma yerleşen his. ona yetemedim.
  • yakın arkadaşım dediğim bir elemanda bana karşı çıktı bu son zamanlarda. dediğim yaptığım herşeye saldırıyor. dur bakalım nasıl olacak sonu.