şükela:  tümü | bugün
  • ata sporumuzdur. bir makama yerleşince donatıldıkları binbir yetkiyi emretmek, hükmetmek, asmak kesmek kelle uçurmak için kullanan büyükbaşların, bir hadise olunca, "ben yapmadım ki kardeşim", "benim sorumluluğum değil", "ben bu sorumluluğu almam" şeklinde serzenişler eşliğinde, suçu ve sorumluluğu altlarında çalışan tıfıllara atmalarıyla vuku bulur.
  • kamu da pek cok gorulur bu yekililerden;
    kendileri sorumluluklari astlarina, yetkilerini de yazısmalarla ustlerine devretmekte bir beis gormezler sonra da ben mudurum ben bilmem neyim diye kasilarak otururlar rahat koltuklarinda, ama o koltuktan bir civi cikar elbet batar bunlarin bir taraflarina sonra civiyi de alip terkederler makami bir sonraki yetki sahibi olup sorumluluk sahibi olmayana.
  • trafik polislerimizin de icinde bulundugunu dusundugum grup. trafik olmadigi zamanlarda atasehirin girisinde bir polis durur, gayet duzgun akmakta olan trafigi gereksiz bir sekilde bloke eder. oysa bu aksam, ayni kavsakta tam da kendisine ihtiyac varken ortada yoktu sevgili trafik polisimiz. ne kadar ilginctir ki giristeki o gobek defalarca kilit oldu, insanlar iki adim otedeki evlerine gidebilmek icin yarim saatlerini yediler o kavsakta, ama sevgili trafik polisimiz kim bilir nerelerdeydi. tabi o polisi oraya dikmesi gereken baska sorumlular yok mu? illa ki vardir o ayri.
  • anadolulisesine gireyim diye dersane gondermislerdi o zaman derse giren tarih hocasi soylemisti ilk, ondan sonra anadolu lisesine girecek puani tutturamayinca (oyle hocaya boyle ogrenci), gittigim okulda her gelen ogretmenimiz bu sozu illaki dile getirmistir. hayir, gunun ne onemi ne anlami ile direk ilgisi olmasa da konusma bir sekilde yetki ve sorumluluga getirilir ve bu soz sanki bir marifetmis gibi soylenir ve tum ogtmenimler egitim gorevini de yapma mutlulugu ile dersi terk ederlerdi. bu durum lisede de devam etti. universitede cok slk rastlamadim (hocalar turk degildi, ama beden dersi, inkilap dersi hocalari soylemistir)... demek ki bu kadar kafamiza vurulmak istenen, ama herkesin vurup kimsenin yine birsey yapmadigi ibibik bir durummus bu. hatta zamaninda herkese komposizyon yazdirmisti orta iki turkce ogrtmenim, yetki sahibi olup sorumluluk sahibi olmamak ile ilgili.... simdiki kafam olsa ciddi ciddi o komposizyonu yazacagima siniftaki her hatuna kizarmadan utanmadan asilirdim ama iste essektik o zaman, hala essegiz...
  • it sektörü çalışanları tarafından hususiyetle benimsenen çalışma yöntemidir. misal sorun çıkmadığı sürece bütün günlerini yatarak geçiren sistem yöneticileri yeri geldiği zaman sabahın ilk ışıklarına kadar çalışabilen varlıklardır. şirketin vermiş olduğu yetkiye dayanarak serverler üzerinde her türlü işlemi yapabilirler. çünkü şirket bilir ki o şahıslar server'a sisteme bilmem neye gözü gibi bakacaktır. yoksa niye emanet eder milyarlık tesisleri. ama gelin görün ki kazın ayağı öyle değildir. nasıl ki bilimum resmi kuruluşta elinde kalemiyle imza yetkisi olan şahıslar yetkilerini istediği gibi kullanabiliyorsa aynı şekilde eline yetki verilmiş bu it sektörü çalışanlarının bir çoğunda da benzer mentalite mevcuttur. hemen örneklerle bakalım

    (sy: sistem yöneticisi, p: parantez)

    bir problem esnasında..
    p : hayır abi önce şunu sonra bunu yapmalıyız çünkü bıdı bıdı (mantıklı bi açıklama)
    sy : yapmıyorum.... hadi !! hadi !! sıkıyorsa yaptır...
    p : yapma .mınakoyim.. sanki bana yapıyo...

    telefonda, başka bir sistem yöneticisi
    sy : yarın çok önemli bi halı saha maçı var yarın oynar mısın
    p : yok hocam, işim var yarın
    sy : bak kapatırım mail account'ını
    p : kapatmazsan topsun !!

    çay içerken, bir diğer sistem yöneticisi ..
    sy : eheheh olum active directory hesabın bende, ona göre ayağını denk al
    p : lan sizi bana sayıyla mı verdiler ???
  • tüm kural ihlallerine karşı tüm sorumlulukları size yükleyip aynı zamanda tüm yetkileri elinde bulundurması itibariyle tanrı 'nın örnek gösterilebieceği durum.
  • yetki sahibi olup sorumluluk sahibi olmamak, davulun sizin boynunuzda asılı olmasına rağmen, tokmağı başkasının çalması halidir. dolayısıyle kendi davulunu kendin çalamayacaksan o yetkinin de bir anlamı yoktur.