şükela:  tümü | bugün
213 entry daha
  • saat sabah beş otuz, kafamla klavye arasında bir karışıklık mesafe kaldığında itunes bana bir beş dakika armağan edip kazım koyuncu’nun dünyada bir yerdeyim şarkısını çalmaya başladı. durdum, dinledim, düşündüm.

    bende manâlanan yiğit özşener dünyada herhangi bir yerde yalnız gökyüzüne göredir.
    dünyanın herhangi bir yerinde herhangi bir isimle herhangi bir işi de yapabilecek biridir. kodları evrensel, dünyanın herhangi bir insanı. belki de en çok bu yüzden çok özel.

    şöhreti alıp yürüyebileceği her vakit ceketini alıp kaçıp gitmeyi tercih etmiş. mülkiyet düşkünlüğü yerine doğayı, denizi seçmiş. hangi işin altına girdiyse ismini yaldızlı harflerle yazdırıp çıkmış, çıkarken de hiç poz kesmemiş. yiğit kalmış. tüm bunları suyun akışına direnerek elde etmiş. dünyanın dışından bakıldığında bir avuç olabilecek o suyun dünyadaki yaldızına kapılmayıp ab-ı hayatı keşfetmiş.

    yiğit, benim ülkemden sekiz bin kilometre uzakta okyanusun kenarında az birayla çokça leyla olduğum zamanlarda “tanışılmayana mektuplar” serimin hiç o mektupları almayacak olan alıcısı. bana bir insanı beklentisiz sevmenin, sevmekle öğrenmenin erdemini katan kişi.

    şarkının replayi de bitti, şimdi dönüp okursam silerim tüm yazdıklarımı. itunes bir kötülükle ardından “çok aşığın var diyorlar”ı çalmasın diye kaygıyla bekliyorum şimdi.
    edit:hede