şükela:  tümü | bugün
  • yikmanin edilgen hali.. ornek: "fevri cemal muzesi yerine yenisi yapilmak uzere gectigimiz gun torenlerle yikildi"..
  • yıkılmadım ayaktayım...
  • başınıza feci bişi geldiğinde durumu belirtmek için söölenebilir.
  • argo. eger bisey cok guzelse bu sey icin kullanilabilir.
    örn. uff kiza bak yikiliyor. veya dun geceki parti yikiliyodu.
  • yikilmak kolay kolay gerçekleşmez bu kelimeyi kullanan için.temeller vardır sonra hiç olmassa kendinin güvendiği malzemeler kullanirsin katlari çıkarken.sonunda bir yapı oluşmuştur.bu sizi öyle mutlu kilar ki.sanki bir cocuğunuz doğmuş gibi bakarsınız ona.ama zamanla darbeler görmeye başlarsınız.hiç ummadığınız anlarda yaralar aldıkça karamsarlık kaplamaya başlar içinizi.dier insanlar gibi ayakta duramassınız artık.tüm güçlüklerle inşa ettiğiniz şeyide ayakta tutmakta zorlanırsınız .ama öyle kolay gelmez size yıkılmak.hatta yıkılmayı aklınıza bile getirmek istemessiniz.ama zaman geçtikçe aynı yaralar üzerine darbeler almaya başlarsınız.geçen gün yediğiniz güçlü yumruk artık sizi diz üstü çökertmiştir.taşıyamssınız artık bazı şeyleri.kapının eşiğine gelinmiştir artık.kapıyı açınca karşınızda iki yol gözükür.bunlardan biri ölümdür.bu seçilmesi güç fakat ödüllü bir yoldur.ödülünüz oluşturmak için kendinizi feda ettiğiniz yapıtınızıda beraberinizde götürmek.birde ikinci yol vardır ki bol yol ilkinden daha acı verir bazı insanlara.bu yola girebilmek için yapıtınızı yok etmeniz istenecektir.sizin için canınızdan kıymetli olan bu şeyi yok etmek belki ölümden daha kötü birşeydir sizin için. sonuçta iki yoldan biri seçilecektir seçildikten sonra belki darbe yemekten kurtulmuş olursunuz ama hangi yolu seçtiyseniz de yikilmişinizdir artık.
  • tribunde coskun bir tezahurat esnasinda grup beyinin elemanlara seslenisinde olmasini arzu ettigi eylem:

    " yikil yikilllll yikilllllllllll"
  • yıkmak işine konu olmak veya bu işe kendiliğinden uğramak, çökmek, devrilmek.
  • cok uzun zamandir parcalanmakta olan bir ruhun tamamen parcalanmasindan once bir yari tanri cikagelir okyanusun gizeminden... elinde ruhlarin bir arada kalmasini saglayan ve fani insanlarin bilmedigi bir yapistirici vardir derinlerin bilgileriyle yaratilmis. bu yari-tanrinin sefkatiyle yapistirilmis ruh bir sure daha bedenin icinde kalmaya karar verir ama bir gun yari-tanri tekrar okyanusun derinliklerine doner ve ruhu bir arada tutan yapistirici biter. iste o an tamamen parcalanir ruh ve yikilir...
  • bir ağaçken, muhattabım bir oduncu bile değilken, o oduncunun elindeki elektrikli testere ile doğranmak.

    muhatap ben değilsem, yıkılmak niye?
    sormazlar mı adama?

    sorarlar..
    ne önemi var, yıkılmanın ardında dimdik ayakta durmak var.
  • bitmek, perişan olmak, tükenmek, ayakta duramamak, tutunamamak*, direnmek ve sonra boşalmak, düşmek, düşecek bir yer bulamamak, kalakalmak, anlamamak.
    kurşunun içeri girdiğini hissetmeden yıkılmak, bacakları kırmadan, ölü bir ağaç gibi, bir kütük gibi düşmek, düş görememek, yalnız kalmak, ölü bir ağaç kadar yalnız kalmak, süslenmek, püslenmek, bir yılbaşında çanlar takmak, çam olmak, cansız kalmak, yokolmak.
    üstüste içmek zehirleri, kan kusmak, kan tükürmek, diş bilemek, kılıç bilemek kollarında, hançer bilemek, bir türlü bilememek, nereye gideceğini, gidememek, dönememek, yatakta geceleri, uyuyamamak, döne döne, yine aynı yerde aynı kabusa uyanmak.