şükela:  tümü | bugün
  • tarlada çalışan köylülerin mütemadiyen sabit bir noktaya kazma vurduğu dizi. diziyi yapanlar tarla sahnelerini çekmeden önce insanlar tarlada ne yaparlar bir öğrenselermiş keşke. sektör bu kadar ilerlemişken bu tip hataların yapılması dizinin epey amatör kaldığını gösteriyor.
  • full makyajlı ve saçları yapılı köylü kızlarıyla yeşilçam gerçekçiliğini aratmayan dizi.
  • yay gibi kaşları olan sözde köylü kızlarını, dekoltesi ve makyajı 7 köye nam salmış hizmetçi kızı falan geçtim bu dizi hakkında cevabını bulamadığım tek bir soru var o köylüler o bomboş tarlada sabahtan akşama kadar napıyorlar? gerçekten deli gibi merak ediyorum.
  • burada bir kadın var adı şerife, ben bu kadının giydiği kadar dekolte elbiseyi istanbul'un ortasında giyemiyorum, kadın köy yerinde memeler fora dolaşabiliyor valla helal olsun.
  • "....bayramgil, yedi yıl önce satın alınan bir bey çiftliginden borçla 40 dönüm kadar toprak almışlar, yüklendikleri borcu da yeni bitirmişler. boyundurugun bir yanına öküz, bir yanına inek koşuyorlar. kır bayır topraklarının ancak üç evlegi, yani 750 metrekaresi sulanabiliyor, üst yanı yanıyor. üst yanı çorak, kurak topraklar. ama kara bayram, karısı, üç çocugu ve anası ırazca umut içindeler: gelecek harmandan sonra bir öküz alacaklar, inegi temelli sagımlık yapacaklar. eger bir sel, bir bela, yeni bir köy belası gelmezse, daracık evlerine yeni bir oda ekleyecekler...

    birden bir "heykel" işi çıkar. ilin valisi, türkiye halkının nasıl bir "mutluluk" içinde yaşadıgını sembolize eden büyük bir anıt dikme sevdasına kapılmıştır. bu sevdayı gerçeklerştirebilirse ankara'nın gözüne biraz daha girecektir. ilçelere, köylere salma yapar. karataş muhtar, salınan parayı, hiçbir başka çaresi olmadıgı için, köy içindeki alanlardan bir "evyeri" satarak bulmayı düşünür. köy içinde 20 ailenin evi vardır. hiç kimse evinin önüne ev yapılmasını istemez. hela ve gübrelik, köylerde evin ardına verildigi için, yeni evin ardı, eski evlerden birinin önü olacaktır. bu "hakaret"e katlanacak "arkasız" bir aile seçmeli ki, hiç tepkisi olmasın. bu aile, kara bayram ailesi olabilir. böylece muhtar, bayram'ın ev önünü, yeni bir eve gereksinimi olan kurul üyesi deli haceli'ye satar. deli haceli gelir, temel açmaya başlar.

    bayram'ın anası yaşlı ırazca, "bu iş olmaz!" diye dikleşir. bir kızılca kıyamet kopar. ırazcagil geceleyin kalkıp temeli doldururlar. ötekiler gelip yeniden açarlar. ırazcagil, haceli'nin kerpiçlerini kırarlar. haceli gelip bayram'ın karısına saldırır. haçça gelin, çocugunu düşürür. muhtar da bayram'ı odasına çagırıp, dövdürür. kara bayram ailesinin mutluluk düşü, kimseye zararı olmayan o küçücük düş, yıkılıverir. iş işten geçtikten sonra kaymakam gelir, ırazca'nın evi önüne ev yapılmasını önler. düşürülen çocuk için ise savcılıga gitmelerini söyler. bundan sonra muhtarla bayram arasındaki "barış konferansı" başlar. muhtar, bayram'a: "gitme mahkemeye!" der, bayram gidecektir. o zaman muhtar bir hikaye anlatır. biçim olarak biraz "açık" görünen bu on iki satırlık hikaye öz olarak şunu deyimler: "ister burada kal, bizimle barış, ister mahkemeye git; ipin bizim elimizdedir. eninde sonunda senin ananı belleriz!" fırdolayı daglarla çevrili karataş'ta bu gözdagı korkunçtur. kara bayram gibi yoksulların ipi, gerçekten, sırtını ilçedeki kodaman particilere ve yöneticilere dayamış muhtarın ve deli haceli'nin elindedir. eger barışmazsa, pundunu bulup daha hesaplı bir sille ile temelli yıkabilirler adamı. bundan dolayı bayram duraklar. fakat ırazca direnmesini sürdürmektedir: "davacıyız! düşün yollara... yollara" der. ...."

    fakir baykurt, 8 şubat 1962
  • evin kötü kalpli kızının meme dekoltesiyle beni benden aldığı dizidir. kostümcünün kafası güzel sanırım, hangi köyde gördün lan sen pazen elbiseye öyle dekolte yapıp meme savurarak gezen köylü kızı? yalnız kızın vücut şahane.

    ha meme demişmiydim bu arada?
  • -haceli emmi nenem diyoki!!!
  • kaymakamı ağırlamak için kesilen kuzuyu muhtar,ihtiyar heyeti ve önde gelenler yedikten sonra geri kalan kemik ve kalıntıları etrafta bakan köylülere sunmaları da hafiften dokundurmalı güzel bir sahnedir.
    aynı sahnede dayının biri doyduktan sonra sofradan kalkarken bitirici vuruşu yapar:
    - biz yedik allah arttırsın , sofrayı da kuran kaldırsın.
    filmdeki tek kusur olarak gördüğüm durum da;konuşmalar hal hareketler ege insanını andırırken ,giyim kuşamın biraz daha doğuvari olmasıydı.
  • nail kırmızıgül'ün bir yılanlı projesi daha. on yıl sonra da nat geo wild seslendirmecisi olacak gibime geleyor.
  • annemin izlemesi nedeniyle otomatik olarak benim de izlediğim dizi. aynı zamanda ilginç diyaloglara sahiptir. az önce bir kız turuncu saçlı adama seviyosan git kaçır bence dedi. daha ötesi var mı?