şükela:  tümü | bugün
  • araplaşmış türk, bir çelişki yakaladığını düşünür: yılbaşı, noel, christmas... tümü hıristiyanların sembolleri. islamın yılbaşısı ay takvimine göre oysa hıristiyanlar güneşe göre takvim kullanırlar. demek ki yılbaşını kutlayan kişi hıristiyanlığa özenmekte ve müslüman kimliğini kaybetmektedir. daha sonra bir mücahit edasıyla sözlükte başlıklar açmaya başlar ki islamla pek bir bağı kalmamış seküler türklere hakikati göstermiş olsun. bu sayede her sünni müslümana emredilmiş "emri bil maruf ve nehyi anil münker" ödevini yerine getirmiş olsun.

    araplaşmış türk'ün yakaladığı çelişki esaslı bir çelişkidir. ancak araplaşmış türk'ün anlayamadığı şey türkiye'deki seküler türklerin bilinçaltlarında arap dininden şiddetli bir tiksinti duydukları gerçeğidir. türkiye'nin belki yarıya yakını bilinçaltında arap dininden ve arap dinine mensup olmaktan utanır; arap dininden tiksinti duyar. kutlanan yılbaşı ise bu tiksinmenin dışavurumudur. yılbaşı kutlamak seküler bir edim kabul edilir. türkiye için sekülerizmin anlamı arap dininden olabildiğince uzaklaşabilmektir. bunun açık bir şekilde yapılamıyor oluşu sosyal baskı, mahalle baskısıdır. bu baskı bilinçaltındaki tiksintinin yukarı çıkmasına engel olur. seküler türk kendini hala arap dini mensubu zanneder. oysa inandığı tek şey deizmin tanrısıdır; öldükten sonra tekrar dirilme hayalidir.

    hatta bir çok muhafazakar görünümlü insan da bilinçdışında arap dininden tiksinir. o yüzden yılbaşı zamanlarında "müslüman türkiye" denen yerde seküler olsun muhafazakar olsun bütün ticari alanlara ışıklar, noel babalar ve süslemeler hakimdir. çünkü arap dini mensubu olmak dünyanın hemen her yerinde negatif bir durumdur. amerika'da dışlanırsın, çin'de dışlanırsın, avrupa'da ve günay asya'da bile dışlanırsın. çünkü arap dininin kaideleri modern dünya ile çatışma halindedir, bu çatışma sosyal hayatın her yerindedir. ve arap dinine bilinçaltında tiksinti duyanlar bilinç seviyesinde bu çatışmanın farkındadırlar.

    belki de bu kadar vatandaşın bilinçdışı haklıdır? arap dini öyle bir şeydir ha?

    bir ikinci durum "araplaşmış türk" tabirinin içerisinde gizli. ulan sen zaten araplaşmışsın, ne kımız içersin, ne at eti yersin, ne kama gidersin... şimdi senin eleştirdiğin şey:

    "zaten araplaşmış türkün bir de üstüne hıristiyanlaşmaya başlaması"

    için dışın çelişki. bari önce araplaşmış tarafını tıraşla, asgari seviyede türk ol ondan sonra eleştir. adam arap mabedine gider, arap ülkesine yönünü döner, kendi dilini arap dilinin yanında eşek dili gibi görür, arap adeti kendi dilinde yapıldı (ezan türkçe okundu) diye bunu yapana küfreder sonra kalkıp bir de gerçekten bir gram türklüğü kalmış gibi kalkar başkasını eleştirir.

    türkiye'de her muhafazakar çocuğuna 5-6 tane soru bir yerlerde mutlaka itina ile öğretilir:

    -hak mezhepleri say
    -kimin mezhebindensin?
    -kimin ümmetindensin?
    -kimin zürriyetindensin?
    -kimin milliyetindensin?

    kimin milliyetindensin sorusunun cevabı da şudur: ibrahim a.s.

    yaşayıp yaşamadığı bile belli olmayan sami ırkından filistinli/israilli mitolojik bir karakter nereden benim atam oluyor? ben asya-anadolu sentezi bir adamım israil ne alaka?

    oğlum siz kimlik babında zaten neyiniz var neyiniz yok kaybetmişsiniz. o yüzden zaten bunlarla uğraşıyorsunuz. yılbaşı kutlamak çağdaş türk ulusal kimliğine uygundur, ulusal kimliğe faydalıdır. çünkü türk ulusal kimliğinin öncelikli vazifesi kimliği yüzlerce yıldır kirleten arapsal unsurlardan kurtulmaktır. yılbaşı kutlamak, plastikten mamul çam ağacı süslemek ve yılbaşında şampanya içip saat 12'ye vurunca öpüşmek buna pozitif yönde etki etmektedir.
  • türkler'in gök tanrı dininde ve şaman ritüellerinde yılbaşının bal gibi de olduğunu bilmeyen kişidir.

    yılbaşının, hristiyanların kutladığı noel ile hiçbir ilgisi yoktur.

    tam tersi semitik kavimler bu geleneği türkler'den çalıp kendi dini motifleri ile süslemişlerdir.

    (bkz: yılbaşı kutlamanın şaman kültüründeki yeri)
  • referansları türklük, müslümanlık, hristiyanlık, asyalılık, araplık gibi kavramlar olan insanların birbirlerine laf çakma vesilesi. diyelim bu lafı eden bir gürcü ve müslüman ve arap olmak istiyor... senin neren arap veya ben arap değil asya-anadolu kırmasıyım diyeceğinize, sadece kendi adına konuş, benim kültürümde var, her yılbaşı milli piyango bileti alan, ağaç süsleyen, tv'de dansöz seyreden, hindili pilav yiyenlerin de kültüründe var deyip geçiniz. sorun kutlamakta veya arap olmak istemekte değil, sorun kendisini "biz" üzerinde otorite görüp başkasına nasıl yaşayacağını söylemeye kalkmakta.
  • araplaşmış olduğu için bir kültürü de yoktur dolayısıyla yılbaşı kutlamak da ona ters gelir. yıllarca mahalle baskısından şikayet ettiği halde olmayan kültürünün etkisiyle aynı mahalle baskısını yılbaşı kutlamak isteyen halk üzerine fütursuzca uygulamaktan çekinmez. kendisinden haklı olarak pek haz edilmez.

    eksik bilgisiyle bu kutlamaların cumhuriyet döneminde başladığını sanır. miladi takvimin kullanılmasına cumhuriyet döneminde başlandı diye 1926'ya kadar bu topraklarda yılbaşı kutlanmadığını düşünüyor olamazsınız değil mi?
  • o kadar eskiye gidip kendinizi yormayın, zaten anlamak istemeyen anlamayacaktır.

    bunu diyen hangi kültürde büyümüştür bilmiyorum da benim kültürümde var kardeş. ben doğduğumdan beri yılbaşı kutluyorum, annem babam da aynı şekilde doğduklarından beri kutlamışlar. sülalem, semtim, konu komşu hepsi kutluyor. gerisi boş.
  • arap kılıcı zoruyla din değiştirmiş, kültür dayatılmış atalarına ihanet eden türktür.
  • kuteybe bin müslim'in esir aldığı türkleri cariye ve köle olarak kullandığını bilmeyen arkadaş.

    biraz araştırın okuyun gençler.
  • ciddiye alınmaması gereken türktür. tarlasında her şeyden haberiz çalışan dedesinin kitap ile ölüm arasında bir tercih yapmaya zorlandığından habersiz türktür.
  • milattan önce ve milattan sonra kavramı ingilizce'de before christ (bkz: bc) ve after death (bkz: ad) (bkz: anno domini) olarak geçer. yeni yıl olarak kutlanan, miladi takvimin başlangıcı da baz alındığına göre, isa peygamber'in temsili doğum günüdür.

    eğer müslümansanız sizin kültürünüzde yoktur. değilseniz de adam gibi çıkıp değiliz deyin. hristiyan adetleri bize daha samimi gelmekte deyin.

    türkiye'de şu an tuhaf bir doğu batı sentezi sürdürülmektedir gözlemlediğim kadarıyla. türkiye halkı haklı olarak rönesans görmüş, teknolojik yeniliklere kendini kapatmamış ve yeni dünyaya adapte olmuş bir inancın alt kültürel etkinliklerinden tabi ki de rahatsız olmayacaktır. türkiye halkı yüzünü batıya çevirmiş yeniliklere açık bir halktır. bu sayede varlığını sürdürmekte ve batılı devletlerin teknolojik avantajları karşısında yerini korumaya çalışmaktadır.

    islamcı insanlar kendi inançlarını insanlara dayatmak, kabul ettirtmek yerine yeni dünyaya adapte etmenin barışçıl ve esnek yollarını aramalılardır. islam kültürü ve tarihi yabana atılmayacak kadar değerlidir zira. hristiyan adetlerinin tüm dünyada popüler olması kendini barışçıl bir çizgide sunmasına borçludur bunu. biz hristiyanların tarihindeki kapkaranlık dönemleri de biliyoruz, hala bu yolda devam ediyor olsalardı bugün kimse yüzüne bakmazdı. tarihlerinin ayıplarını bir şekilde örtmeyi başarmalarına borçlular bunu.