şükela:  tümü | bugün
  • umudumun tükenmeye yüz tuttuğu, cahilliğin zaman ilerledikçe daha cesaretle üstüme geldiği dönemde kendi başıma başlattığım kampanyadır. sadace kitap okumanın cahilliğin üstesinden gelebileceği yanılsamasını yaşayanlardan değilim. cahilliği aşmanın tek yolunun vicdanlı ve ahlak sahibi olunmakla aşılabileceğine inanıyorum. fakat yine de bir umut diyerek; yılda 200 kitap okuma hedefinde biri olarak gerçekleştirmek istediğim şeylerden biri, kitap okuyamayanların vaktim yok vs. diyerek, cahilliği övmeleri. gelecek sene bugün, okuduklarımı yayınlayarak görgüsüzlük yapacağımı düşünmüyorum.
    ve okuyamadığım kitap sayısının (ekonomik durumum itibari ile) 100 katı kadar parayı vakfa bağışlayacağım.

    şimdiden ek not: hizmet sektöründe, 10 saat çalışıyorum. 3 saat yolum var.
  • instagram'ın keşfet'inde kaybolmak, twitter'da salınmak, facebook'takilere bakınmak, sözlükte takılmak, dizi müptelası olmak, internetten film izlemelere doyamamak... tercihlerimiz bunlar. seçimlerimiz bu şekilde. kızma hakkımız var mı peki kendimizden başka birine? yok! tüm bu uğraşılar total toplamda ne katıyor peki ya bize? koca bir sıfır!

    akıllı tv ve akıllı telefonların neredeyse tüm insanlığı ele geçirdiği böylesine melun bir dönemde bi şeylere dur demek, değiştirmek tümüyle bizim elimizde. zor, evet ama imkansız da değil. ana haber bülteni haricinde televizyon izlememek, internette takılmaya günde maksimum iki saat sınırı koymak gibi çeşitli planlar yapmak da bizim elimizde.

    ayda tek bir kitap dahi okuyamayan insanların ne de çok bahanesi var oysa kitap okuyamayışlarına müteallik. palavra hepsi! bir insan hiç yoksa günde otuz sayfa okur. elli sayfa okur. günde 50 sayfa okursan ayda 1500 sayfa okumuş olursun. 12 ayda 18000 sayfa yapar. on yıl bu tempoda okusan kaç yapar peki? kırk yapar!

    yılda 200 kitap hedefi biraz fazla bana zira ayda 16 kitap. haftada 4 kitap ediyor. haftada dört kitap okuyamam aga ben. hayır yalan mı söyleyeyim yani? haftada iki okurum az kanırtarak. bir yıl sonunda da 100 kitap eder bu . tanrı izin verirse şayet, seneye bugün, okuduğum 100 kitabı listeleyeceğim buraya. telefona ve bilgisayara hatırlatma notumu düşüp, kitaplığa da mevzuyu çıtlatan bir küçük not astım.

    hadi euzubillahimineşşeytanirracim bismillahirrahmanirrahim!
  • çoğu zaman fark edilir: nitel bir değişikliğe yol açmıyorsa "kitap okumak" ne işe yarar? geniş kitlelerin oluşturduğu sıradan okur profillerinin okuma prosedürlerinin ne derece kalitesiz olduğu bu can alıcı soruyla aydınlığa kavuşur.

    hâlbuki kurmaca ve şiir gibi iki temel kategoriyle sınırlandırılan yaygın okuma listeleri büyük oranda "keyif"le yapılabilecek okuma etkinliklerini mümkün kılar. buna karşılık bilimsel metinlerin tüketimi çok daha zor ve "keyifsiz"dir. üstelik kurmaca ve şiirin nitel bir değişikliğe (bir tür "içgörü" de denebilir) yol açmasını sağlayan metinler yine eleştirel metinlerdir. alımlama sürecinin üst tarafı (eco'nun birincil düzey okur dediği kitlenin alımlama türü) bütünüyle yüzeysel bir sürece tekabül eder.

    demem o ki bugün kurmaca ve şiir gibi "edebiyat" kurumunun en "keyif-verici" kategorilerine ait kitaplardan yılda 200 adet okuyamamak büyük oranda tercih meselesi. gerçi bunun sosyolojik gerekçeleri de var, fakat bu gerekçelerin mutlaklaştırılması imkansız. neticede "eğlence" anlayışını sosyolojik olgular kadar bireysel tercihler de şekillendiriyor. yılda 200 roman veya 200 şiir kitabı okumak benim nezdimde "hiç" mesabesindedir mesela. hele birincil düzeydeki bir okuma pratiğine konu olacak 200 romanı "hiç" etmenin lafı bile edilmez.
  • kişisel deneyimlerime göre haftada bir kitap ortalaması iyi bir ortalamadır.
    çoğu zaman bu ortalamayı yakalayamayan bir insan olarak haftada 4 kitap okuyan bundan da doğru düzgün bir şey alabilen insana saygı duyarım.
    ben haftada biri tutturayım bana yeter.
  • cehaletin kitap okumayla giderileceğine inanmak ayrı bir cehalet.
    hangi kitap?
    bize bir ondan bahset.
    okumamız gereken kitap;
    ''ten ten kongo'da'' mı ?
    roman mı?
    şiir mi?
    siyaset mi?
    ekonomi mi?
    elimize tutuşturulan hangi kitap bizim tarafımızdan seçiliyor ki ?
    mal mısın?