şükela:  tümü | bugün
  • reha muhtar'ın ikiz kardeşi adeta.
  • babasinin partisini eleştiren bir türkeş.**
  • atp genel ba$kani. 3 kasim 2002 secimlerinde dyp ile ittifak yapti.
  • menfaatleri için var olduğunu her fırsata kanıtlayarak babasına ne kadar benzediğini gözler önüne seren politikacı. isviçre bankalarında yatan ve ne gibi hizmetler için ödendiği bilinmeyen yüklü miktarda alparslan türkeş dolarını paylaşmaya çalışırken birbirine giren ailenin fertlerinden biri ayrıca.
  • (bkz: loser)
    hep kaybetmeye mahkum.
  • yuvaya dönmüştür.

    neye gocundunuz lan ezmeler?
  • sabah gazetesinde yer alan habere göre benim kürt arkadaşlarım da var demiş insandır.
  • "nizâm-î âlem mi kaldı,nizâmcılar bbp'ye gitti,burda alemciler kaldı." sözünün ait olduğu iddia edilen kişi. birgün partide içerken yakalandığında, aman reyiz ne yapiyonuz nizamı alem diyen siz yaptığınıza bakın gibi bir lafın peşine yapıştırdığı söylenir bu cevabı

    (bkz: nizamcılar bbp ye gitti alemciler burda kaldı)
  • kaset sezonu açıldı, siyaset kasetlerle dizayn ediliyor ya ben de birden 1997'ye gittim. mhp lideri bahçeli'nin ekibi kasetlerle tasfiye edilip, çember bahçeli için iyice daralırken aklıma 1997'den bir kaset geldi.

    nisan 97'de türkeş ölmüştü. mayıs'ta olağanüstü kongre toplanmıştı yeni lider seçilecekti. tuğrul türkeş favoriydi. ama oklar örgüt içinde sessizce örgütlenen ve sadece teşkilatın tanıdığı bir adamı gösteriyordu: devlet bahçeli. ilk kongrede darbeyi vurmuştu mahdum türkeş'e ama türkeş'in askerleri kongreyi dağıtınca, kongre temmuz'a kalmıştı.

    o vakitler bugünün tam zıddı bir yerde; ülkücü çevredeydim. ocaklarla organik bağım vardı. karşıyaka ülkü ocaklarındaydım. izmir'de çoğunluk tuğrulcuydu. ama rüzgar değişiyordu. o biçim ayak oyunları dönüyordu. biraz mürekkep yalamış abiler bahçeli için stalin bahçeli diyordu.

    o vakitler cd'ler yaygın değil, flash disk neyin yok internet hak getire. ve bir gün ocağa bir zarf geldi, içinde teyp kaseti. birkaç gün önce tuğrul türkeş yasemin'in penceresi adlı programa katılmış ve muttfakta önlük giyip fasulye pişirmişti. bu tabii ülkücü hareket için marjinal bir durum. kıyamet kopmuştu. hatta mahdum türkeş bir iki konuşmasında ise "ay" ünlemini kullanmıştı. kaset işte bu programın ses kaydıydı ve içinde tok bir erkek sesinin anonsu vardı. hatırladığım kadarıyla kaset şöyleydi:

    önce tv’den kaydedilmiş türkeş’in “ay" ve "ayol”lu konuşmaları veriliyor sonra fasulyeyi şöyle ayıkladım filan dediği bölümler… sonra da tok bir erkek sesi giriyordu: “... başbuğ’un kanını taşıdığı halde böyle kadın gibi konuşan ve kadın yemek yapan birisi mi teşkilatın başına geçecek? ülkücüler teşkilatı böyle bir adama mı emanet edecek? ülkücü kardeş seçimini doğru yap...”

    bu şahit olduğum ilk kaset siyasetiydi. kaseti dinlemek hemen yasaklandı ve kasetler ocaklarda imha edildiği açıklandı. gerçekte ne oldu bilmiyorum. o gün o kaseti hiçbir politik amacım olmadan sadece kişisel magazin merakımdan elde etmek istemiştim. olmamıştı. ama 97’nin mhp’sini ve ülkü ocakları’nı bilenler bu kaseti de hatırlayacaktır.

    sonucunda tuğrul türkeş elendi, bahçeli kazandı. bahçeli ekibi oğul türkeş’i kasetlerle tasfiye etmişti. nereden nereye?