şükela:  tümü | bugün
  • tarihi filmlerin vazgeçilmez oyuncularından, yeşilçam emekçisi, acayip kale fethetmişliği vardır, ismen hatırlamayanlar kaygısızlar'daki usta rolünden hatırlayacaklardır.
  • hiçbir filminde dublör kullanmayan, yeşilçamın star sineması döneminde birçok arkadaşına dublörlük de yapmış makara bir ağabeyimizdir.

    1939 adana osmaniye doğumlu yılmaz köksal'ın en büyük hayali denizci olmakmış ama astsubay okulunun sınavlarını boyunun 1 cm kısa olmasıyla kazanamamış. bu hayalini gemilerde çalışarak, ülke ülke gezerek gerçekleştirmeye çalışmış.

    daha çok tarihi ve avantür filmlerde görmeye alışkın olduğumuz köksal , kaale alınmaz diyerek kendi adıyla değil ahmet öztekin adıyla senaryolar yazıp film şirketlerine satar. bunlardan biri de çeko adlı western türü bir filmdir. aynı zamanda köksal'ın da ilk başrolüdür.

    ( mesut kara'nın yeşilçam'da unutulmayan yüzler kitabından özetle )
  • sırf 1970 yılında 18 filmde rol almıştır.
    (bkz: ohannesburger)
  • unlu canisi filminde de dublor kullanmami$tir..

    babacan gulumsemesi, kocaman biyiklariyla tam bir mahallenin sevilen pozitif abisi gorunumundedir. gonlumdeki yeri sumer tilmac'la birdir.
  • "bize 'ya iste yesilcam' deyip gecerler, bizim agrimiza gider." diyen oyuncu. kendisine "yilmaz abi, yilmaz abi, ben oyle demiyorum, icin rahat olsun" demek isterdim.
  • yılmaz abi hep mükemmel bi insanmış gibi gelmiştir bana. gözlerindeki ışık bambaşka; yaşı kaç oldu, hala hiç değişmedi. maşallah.

    hakkında ebru polat'tan daha az entry girilmiş bu çınarın, ki bunu bir sövgü değil, övgü olarak algılamaktayım.
  • en çok komedi filimlerine yakıştırdığım usta oyuncu. kim hangi filimi çekecekse ilk sıradan düşünsün bu güzel abimizi lütfen.
  • kurşun memed adlı bol silahlı, bol heyecanlı filmde güzeller güzeli feri cansel'le birlikte rol almış sanatçı, güzel insan.
  • 1939 adana doğumlu olup türk sinemasının önemli emektarlarındandır.

    yaptığım yolculukta, kendisinin ön çapraz tarafımda oturmuş olmasından mütevellit, 40 dk kadar kendisinin haberi olmadan gözlemleme şansım oldu bu büyük oyuncuyu.

    başta havayolu şirketinin dergisini inceledi uzun uzun .. reklamlarına burun kıvırıp dergiyi bi köşeye bırakırken kadife şapkasını ısrarla çıkarmadı. benim, sürekli komedi rollerinde görmeye alıştığım "yılmaz abey" gerçek hayatta pek de rolleri kadar mutlu olmadığını düşündürttü. o içten tebessümünü hiç göremedim ne yazık ki.

    sonra gazetenin bulmaca ekini eline alıp doldurmaya başlayacaktı ki kaleminin olmadığını farketti. hostesten inanılmaz bir nezaketle kalem istedi. hostes tamam deyip gitti ama gidiş o gidiş... hostesin başka işler için önümüzden 10 kere filan geçiyor olmasına rağmen ısrarla kalemi getirmedi . ben bile stres olup, hostes galiba unuttu diyerek hatırlatasım bile geldi. zor tuttum kendimi.

    "yılmaz abey" ne yaptı bu sürede ? bulmacaya dalmıştı bile.. hatta ki bildiklerini akılda tutuyordu. bayağı bi zaman sonra kalem geldi ve içtenlikle teşekkür edip başladı doldurmaya.. doldururken yanında bulunan zarfın içinden bir demet fotoğrafı yere düştü. kaldırıp yerine koyamayacak kadar yaşlı gözükse de fotoğrafları teker teker hepsini alıp yerine yerleştirdi.

    ben o pos bıyıklı güleç yüzlü sinema emektarını izlerken, kadife fötr şapkasıyla istanbul'una daldı gitti..

    edit : maalesef hayatını kaybetmiştir. toprağın bol olsun yılmaz abey.