şükela:  tümü | bugün
  • yılmaz özdil'in1 şubat 2018 tarihli sözcü gazetesinde yayınladığı köşe yazısını 2006'da sabah gazetesinde yazdığı köşeden neredeyse aynısını kopyalaması olayı. bazı kelimelerin yerlerini değiştirmiş sadece. demek ki yazı kabızlığı çekiyor garibim.

    2018'deki yazı linki
    http://www.sozcu.com.tr/…-tabipler-birligi-2198008/

    2006'daki yazı linki
    http://arsiv.sabah.com.tr/2006/03/15/ozdil.html
  • eğer yılmaz özdil misal oktay ekşi'nin 2006'da yazdığı bir yazıyı tekrar yazsaydı sorun olurdu lakin bu sorun değil.
  • yılmaz özdil yazısından intihal yaptığı için muhtemelen kendisinden tiksinmiştir.
  • olsa olsa 2006'dan beri hiç bir şeyin değişmediğini gösterir.
  • yazıları okumadan önce dikkatimi çeken bir şey oldu. tamam güzel, nick entry uyumu diye bişey var ama anladığım şu; bu dingil suserler nasıl hala ona buna bok atarak ilgi çekebileceğini falan sanıyor. nasıl bir akıl noksanlığı bu anlamıyorum.

    yazıları okuduktan sonraki fikrim;
    sen okuma lan yılmaz özdil falan amk. okumuş cahil sığırı.

    not: yılmaz özdil sevmezdim ama siz saldırdıkça ben seveceğim sktimin çomarları.
  • demek ki ülkede bir skim ilerleyememiş, hala aynı şeyler ile uğraşıyoruz, adam da tekrar yazmamış tekrar yayınlamış.

    bence sorun onda değil.
  • cetin altan`da bunu yapardi cokca.
    altina su su tarihli , su gazetede yayinlanan yazi diye not duserdi.
    bu olabilen birsey de asil aci olan yani su:
    10 seneden fazla zaman geciyor, he iki yazi da ayni sekilde hakliligini koruyor.
    peki ilerleme nerede?
    gelisme nerede?
    teknoloji ilerliyor, tum dunya topyekun ilerliyor, bize ozgu extra bir artis fazla olmuyor...
    bir ara ivmelenmistik ama kisa surdu...
    neyse...
    bosverin bunlari da, manaya odaklanin!
    yazmis da ne demek istemis?
  • aynı falan değildir bok atıyorsan düzgün at bari.

    giriş kısmında doktor tanımı yaptı iki yazısında da ikisinin de girişi aynı olması 12 yıldır aynı tutarlılıkta davranmasını gösteriyor. gelişme ve sonuç kısımları tamamen farklıdır gördüğünüz, okuduğunuz üzere.
  • ülkenin 2006 yılından beri değişmediğine değil, yılmaz özdil'in yazı konusunda kabızlık çektiğine takılmış arkadaş!

    okuduğunu anlamak konusunda muhteşem bir ülke olma yolunda ilerliyoruz.
  • barok dönem müzik ustalarının bir özelliği zaman zaman kendi yapıtlarından, kimi zaman da çağdaşlarının yapıtlarından büyük pasajlar alarak kullanmalarıydı. bir tema hem klavsen , hem de keman için düzenlenip çalınabilirdi.
    - vivaldi'nin bajezid operasının unutulmaz aryası "sposa son disprezzata" geminiano giacomelli adlı bir başka bestecinin "sposa, non mi conosci" aryasının aynısının tıpkısıdır.
    - "wer nur den lieben gott lasst walten" diye bir kilise lied'i georg neumark tarafından yazılmış ve bestelenmiş olmasına karşın bach'ın bir kantat'ı olarak bilinir. çünkü bwv 93 içinde lied aynen kullanılmış ve kantata ismini vermiştir. hatta bach baba başka yapıtlarında aynı temayı sık sık kullanmıştır. bach'ın ondokuzuncu yüzyıldaki en büyük hayranı mendelssohn da ondan geri durmamıştır. melodi basit ama olağanüstüdür; bir esin pınarı gibi pek çok besteciyi beslemiştir.
    - "daha dün annemizin" diye bildiğimiz şarkı "twinkle little star" ismiyle ikiyüz yıldır ingilizce olarak söylenen bir şarkı. ama öncesinde mozart'ın oniki varyasyonundaki ana tema olarak tanınıyor. ama şarkıyı mozart bestelememiş. döneminin bir fransız halk şarkısıymış; oradan kopyalamış.
    - alman ulusal marşı haydn'ın yaylı çalgılar dörtlüsünün bir teması; aslında o da halk şarkısından yürütmüş.
    - israil ulusal marşı smetana'dan esinli. tabii ki esasında bilinen bir halk şarkısından türemiş.

    şimdi bütün bu besteciler intihalci veya beste kabızlığı çeken adamlar mı ? bu başlıktaki mantığa göre öyleymiş. hadi bakalım...