şükela:  tümü | bugün
  • * agzınızı birkaç saat su ile çalkalamayınız (aksi halde çekimden sonra iyileşmeyi saglayacak olan kan pıhtısının olusumunu engeller ve çekim yarasının iyileşmesinin gecikmesine neden olursunuz).
    * çekim yerine konan steril gazlı bezi en az 25 - 30 dakika sıkıca bastırarak yerinde tutunuz. bu tamponu attıktan sonra, kesinlikle ikinci bir tampon yerleştirmeyiniz. çünkü hiçbir zaman bu tampon steril olmayacaktır. ayrıca her seferinde yaranın üzerindeki pıhtı bu tampona yapışacak ve kanamanızın durmasına mani olacaktır.
    * sızıntı şeklinde kanamanız olabilir. bu kanama 6 ila 24 saat arasında bir süre devam edebilir. kanın tükürdüğünüzü boyama özelliğinden dolayı kanamanızın fazla olduğunu düşünüp paniğe kapılmayın. eğer çok kanamanız olursa hekiminize başvurunuz.
    * ağrınız olabilir. bu durumda ağrı kesici alabilirsiniz (asprin hariç: çünkü asprin kanı sulandırdığından kanamayı artırır). özellikle uyuşukluğunuz geçerken ağrı en yüksek düzeye ulaşır. bu normal bir durum olup uyuşukluk geçmeden önce asğrı kesici almak yararlı olacaktır.
    * 48 - 72 saat sonra şiddetli ağrı oluşabilir. 24 saati geçen kanama, kötü bir tat ve koku hissi olursa derhal diş hekiminizi arayınız. ağız hijyeninizin iyi olmaması ve çok fazla sigara içilmesi alveolit "kuru boşluk iltihabı" denilen bu durumun oluşmasının en önemli sebeplerindendir.
    * 24 saat süreyle sigara içmeyiniz ve alkollü içkilerden kaçınınız.
    * diş çekimi yerine dilinizi ya da herhangi bir aleti sokup kurcalamayınız.
    * dişler çene kemiğine gağlı olduğundan çekim sonrasında kemik ortaya çıkar ve siz çekilen dişten parça kaldıgını düşünebilirsiniz. o bölge ile hiç ilgilenmeyin. birkaç gün içerisinde açık kemiğn üzeri diş atiniz ile örtülecektir.
    * diş çekiminden sonra uyuşukluk geçne kadar bir şey yemeyiniz. farkında olmadan uyuşuk olan bölgeleri ısırıp yaralayabilirsiniz.
    * çok sıcak ve soğuk gıdalar yemeyiniz ve içmeyiniz. ilk 24 saat içinde sıvı ve çiğnemeye gerek olmayan yumuşak ve ılık gıdalar alınız. sonra tedbirli olarak gunluk gıdalara geçebilirsiniz.
    * diş çekimini takiben 24 saat sonra normal ağız bakımı uygulamalarına devam edin. seyreltik ılık tuzlu su vey ağız gargaralarından yararlanabilirsiniz. bu işlemler yara ortamını temizler, iyileşmeyi hızlandırır, çekim sonrası ağız kokusunu azaltır, mikrop birikimini angeller ve ikincil enfeksiyon olma riskini elemine eder.
    * diş çekimi sonrası mumkunse başınızın altına yüksekçe bir yastık koyup, başınızın kalp hizasından yukarıda kalmasına dikkat ediniz.
    * şayet diş çekimi normale göre zor olduysa; mutlaka çekilen diş bölgesine dışarıdan 8 saat boyunca saatte bir 5-10 dakika süreyle buz tatbiki yapmalısınız. şiş ve morarma buz tatbiki ile önlenmiş olacaktır.
    * cerrahi müdahale ile diş çekimi yapıldıysa; şişlik olabilir. bu normaldir.
    * dikiş atıldıysa; dikişler 7 ila 10 gün içerisinde alınmalıdır. dikişler ağızda iken dilinizi o bölgeye götürmemeye ve dikişlerle oynamamaya özen gösteriniz.

    ---gömülü diş çekimi veya apikal rezeksiyon yapılmış hastaların dikkat edeceği hususlar---
    * verilen ilaçları size belirtilen süre kadar kullanınız.
    * hekiminizin belirttiği zamanlarda kontrole gitmelisiniz.
    * yüzünüzde veya görünüşünüzde bir değişiklik olmayacaktır ancak işlemden 1 gün sonra ödem dediğimiz şişlik olabilir. ödemin aşırı boyutlara ulaşmaması için su sızdırmaz bir tormba içine koyacağınız buz parçalarını operasyon yapılan bölge tarafındaki duda veya yanak üzerinde 15'er dakikalık seanslar halinde 5 - 6 saat süre ile tutunuz. buz uygulamasının aralıksız olarak yapılması dokuların donmasına neden olabileceğinden buzu devamlı koymayınız.
    * işlem bittikten sonra evinize gider gitmez yatıp uzanmayın. istiharat ederken bile mümkün olduğu kadar oturur pozisyonda kalmaya çalışın. gece yatarken başınızın altına birkaç yastık koyarak başınızın kalp seviyesinin üzerinde kalmasına dikkat ediniz.
    * aşırı kanamalar, şiddetli ağrılar ve diğer beklenmedik belirtileri mutlaka hekiminize bildiriniz.

    20yaş diş çekimi'nin sonrasında yapılması gereken bu uyarıları dikkate almanız durumunda bu iğrenç olayı benim kadar rahat atlatabilirsiniz. ankara gata hastahanesinde olduğum ameliyat sonrası hekim tarafından verilen bir dökümandan alınmış ve paylaşıma konmuştur.
  • nefis ağrılar eşliğinde gittiğiniz doktordan ağzınızda bir o kadar nefis bir oyukla çıkma durumudur. çekim anı iğneyle uyuşturulma durumunda olduğunuzdan hissedemediğiniz ağrıları, evde sakin sakin otururken, iğnenin etkisinin geçmesiyle "oy anam" nidalariyla telafi etmeniz muhtemeldir.
  • doktor amca dise asildiginda agizdan garç gurç sesler gelmesi, disin cikarilmasinin akabinde etrafa ve hatta yere sicrayan kanlarin doktor amcanin yardimcilari tarafindan silinmesi, konusamadan eve donmek, yemek yemeye hic kalkismamak, yanagin surekli sismesi, gittikce daha cok sismesi, kocaman olmasi, "biraz daha siserse patlar bu" die korkmak ve uyuyamamak, bi kac gun ortalikta kafa buyuklugunde yanak sisiyle dolasirken iki kafali canavar gorunumu yaratmak, aradan az biras zaman gecince "boyle once disetini kestiler sonra disin ustundeki kemigi kirdilar sonra da oldugu yerde ikiye bolduler boyle kanlar fiskir fiskir doldu tasti" diye olabildigince abartarak anlatip tadini cikarmak...
  • 20 yas disi cekimi vardır, sonrası yoktur, "bir hafta sonra gel, oteki dişini de kanırtalım." demesi ile "elbette" demem bir olmus, ama ani ve cok hızlı bir biçimde cevap verdiğim için doktorun bile inanmadıgı bir ("kesin gelirim, ellerinizden operim, nıhaha...") evet demektir 20 yaş dişinin çekimi ve sonrası.
  • yaklaşık 45 dakika süren çekim hayatımda bugüne kadar geçirdiğim en taşaklı operasyondur, demek ki daha birşey yaşamamışım adam gibi. hatta bugünün sabahında vuku buluyor olay. 2 aydır antibiyotik ve ağrı kesici kullanıp durmamın sonucunda sol alt 8 hemen önümde yatıyor sessizce. inceden bir sızı var, daha beter olacağımı bekliyordum. yalnız ilginç olan şey, çekim (daha doğrusu yardırma) esnasında doktorun dişi dışarı çekmesi gerekirken çeneme doğru bastırmasıdır. tornavida gibi bir alet ile çene kemiğime öyle bir abandı ki çenem çıkacak sandım. meğerse o tornavida gibi dediğim alet öyle bastırılarak kullanılıyormuş ve yan yatmış gömülü yirmiliğin etrafındaki çene kemiğini kaldırıyormuymuş neymiş. diş çekildiği için değil de doktor çeneme abandı diye ağrı çekiyorum ufaktan.

    eve geldim bir defa 20 dakika buz bastım, tuzlu su olayına birkaç saat içinde giriştim, direk bodozlamasına yatıp uyudum, sigara bile içtim bugün. doktor hiçbir şey demedi ancak az önce nette sağlık sayfalarında gördüm bunların yapılma şekillerini. ancak ilginçtir ki ne normalin üzerinde bir ağrım ne de şişliğim var. yarın uyandığımda mahvolmamış olsam bare.
  • koca dişlerinizden agzinizda yer kalmamis oldugu icin cikmaya calisan 20yas disiniz cikamayip digerlerini de itip kakiyorsa zor gunlerin basladigini belirtebilecegim bir surectir.
    uyusturma,icerde olan dise ulasmak icin o kismi kesme,icerdeki disi parcalama,parcalari cekip cikarma ve dikme asamasi en kolayidir cunku uyusuk bir halde agziniz temiz temiz disci koltugunda uzaniyorsunuzdur..en fazla ceneniz yorulmustur..
    sonrasinda disin cikarilmasi esnasinda uygulanan basinc ve yapilan islemlerin can acitici olmasi ve anestezinin gecmis olmasi nedeniyle katlanilamayacak derecede,gözünüze ve kulaginiza kadar ulasmis agrilar,cene kilitlenmesi riski ve bu nedenle kullandiginiz yiginla ilaclar, dogru duzgun birsey yiyemediginiz gunler sizi beklemektedir.
    bu islem gecip unutuldugunda diger 20yas disiniz hortlar ve kabus geri doner.
  • dişiniz kemik altında kalmış ise, doktor bir alet yardımıyla kemikleri parçalar. bu işlem sırasında yüzüne takmış olduğu gözlüklü maskesine kanlı kemik parçaları yapışır. kemiği parçaladıktan sonra eline kocaman bir tornavida alarak dişinizi kanırtmaya başlar. yetmez ise daha büyüğüyle kanırtır.. çenenizin de dişle beraber çıktığını düşünüp kötü kötü hayaller kurarken yeni bir alet karşınıza çıkar. davye... kanırtılarak parçalanan diş ve kemik parçaları bunlarla çıkarılır.. o esnada çatır çutur sesler paniğe sebebiyet verebilir.. bir kaç çatırtıdan sonra nihayet diş çıkmıştır. dikiş işlemi de bittikten sonra yaklaşık bir saat huzur içinde oturursunuz. işlem sonrası tükürmek, emmek, buz koymak, sıcak kompres yapmak yasaklanır. sert şeyler yenirse dikişi patlatıp içeri kaçabilir, enfeksiyona sebep olabilir.
    işlemden 3-4 saat sonra yanakta kızarma ve şişme oluşabilir. işlemi takip eden 1 ay süresince o bölgeden kemik parçaları çıkabilir.. bu normaldir. vücut orada kalan kırık kemik parçalarını dışarı atıyor demektir. bir cımbız yardımıyla dişetinin içinden çıkarılır. çok da zevkli bir işlemdir. yumuşak doku için etkili olan ağrı kesicilerden kullanmak gerekir.
  • diş hekimi çenenizi haldır huldur yarıp içinden gömük dişi çıkartabilme başarısını gösterdiğinde bir derin soluk alıp "kurtuldum" dersiniz amma velakin benim gibi uyuşmayan bir bünyeyseniz, ve bu yüzden önce sprey sonra iğne sonra bir daha iğne yapılmışsa sizi uyuşturmak için, işlem bitip evinize geldikten bir kaç saat sonra çenenizde tenis topu büyüklüğünde bir şişlik boy gösterecektir.

    bir kaç gün dikişli , ağrılı geçtikten sonra ummadığınız bir anda, cırt diye o top patlayacak- olur olmadık her yerde mümkün- ve içindeki sıvı sizi terk edecektir.
  • 4 tane yirmi yaş dişi (8 numaralar) olduğundan dolayı ameliyatlarda dişler 2şer 2 şer çıkartılabilir. sağ alt üst veya sol alt üst aynı gün 20 dakika ile 1,5 saat arasında çenenin ve dişlerin yapısına göre çekilebilir. 20 yaş dişleri giderek köklendiği için kendilerinden ne kadar erken kurtulunursa o kadar iyidir. kendilerinin önünde yer alan azı dişleri (7 numaralar) bu kök sağlamlığı nedeniyle daha zor çekilebilir.

    ameliyat boyunca ağzın açık olması ve sonrasında yanağa buz konması nedeniyle bademcik şişebilir. buz koyma işlemi devamlı yapılmamalıdır. 1 saat buzu dayamaktansa kısa aralıklarla taksit taksit buzu dayamak daha uygundur.

    ameliyat sonrası verilen gargaradan sonra ağız çalkalanırsa apse oluşabilir ki o iltihabı akıtmak ameliyattan daha acı verici bir olaydır ve şişin inmesini engeller. antibiyotikler aynı zamanda vucutta mantar patlamasına neden olabilir bu nedenle antibiyotikle daha önce sorun yaşadıysanız doktoru uyarmakta fayda var.

    ameliyat sonrası çok sıcak yada çok soğuk yiyip içmemekte fayda var ancak deneyimlerime dayanar söyleyebilirim ki o bölge kaslarının konuşma, çiğneme ve öpüşme hareketleriyle çalışması sonucu iyileşme daha çabuk olmaktadır.

    ameliyatı kışın olmak şişin çabuk inmesi açısından iyidir ancak 20 yaş dişleri diğer dişlere eğrilik verecek derecede baskı yapıyorsa beklememekte fayda vardır aksi halde 8 yıldır taktığınız teller hiç bir işe yaramaz ve diğer dişler yine eğri büyrü olur.
  • koşullara, doktora, dişin yerine, modeline, tipine vs ye göre değişen bir süreç olduğunu gördü bu gözler. şöyle ki:

    5 yıl kadar önce üst dişlerimin toptan uyuşması sonucu diş hekiminde soluğu alırım. diş hekimi amca panoramik röntgen talebinde bulunur, "e peki madem" deyip çektiririm -ki o röntgenin çekilişinde insanın girdiği şekiller, aldığı pozisyonlar, başlı başına entry konusudur-sonuçta anlarız ki, benim sağ üst köşedeki yirmi yaş dişim, ne bok yemeyeyse, aşağıya doğru büyüyeceğine yana doğru büyümüş, diğer dişlerin köküne oturup onların sinirlerini taciz etmiştir, alınması gereklidir. dişçi fobim falan bulunmadığından, hemen orada aldırasım tutar, fekat doktor amca, diş çene kemiğini delip kendine yol açmamış olduğundan, bi çene cerrahına gitmem gerektiğini söyler. "e peki madem" deyip giderim.

    çene cerrahı kisvesi altında karşıma bildiğin p.zevenk çıkar (isim vermeden kinimi nefretimi kusmak hakkımı kullanıyorum, kınamayınız). röntgen incelenir, dişin kesin alınması gerektiğine karar verilir, antibiyotik başlanır, bin tane soru cevaplanır, formlar doldurulur, ameliyathane koşullarında, 1,5 saat süren operasyon gerçekleştirilir. ne şahane. fekat operasyon öyle bi korku filmidir ki, sorma gitsin. ameliyathanelerde dişçi koltuğu gibi yarı yatılan hadiselerden bulunmadığından, dümdüz yatarken bir hekim, 4 teknisyen (ya da her neyseler) tepende, nefes almana izin vermeden çalışınca zaten yeterince basık olan ortam, bir de amca eti kesip sonrasında eline bi adet, bildiğin matkap alınca kabus olur. amca çene kemiğini çatır çatır kırar, içinden cillop gibi bembeyaz ve kafam kadar bi diş çıkartır, sonrasında da bi kaç dikiş atar. bi hafta sonra dikişlerin alınması için çağırır. "e peki madem" derim. yapmam/yapmamam gereken şeyleri sorarım. "bu akşam itibariyla dişini fırçala, tamponu 15 dakika çıkartma, çok sıcak çok soğuk içme, sıvı gıda al bugünlük, sigara da içme" der, çeker gider. "e peki madem" der, ben de giderim.

    kendimi oldukça iyi hissetmekteyimdir. teknisyenlerden birinin dişi çekmek için abanırlarken göğüs kemiğime dirseğini dayayarak destek almış olmasından mütevellit çektiğim göğüs ağrısı hariçtir tabii.

    eve gittikten bi müddet sonra yanak şişmeye başlar. pinpon topu büyüklüğündeyken endişeye mahal yoktur. gelgelelim, bi kaç saat sonra ikinci bi yanak çıkılır ilkinin üstüne. akşama ağız tamamen devre dışı kalmış, bırakın diş fırçalamayı, ağzı aralamak mümkün olamadığından, ciddi miktarda açlık çekilmeye başlanmıştır. pipetle bile çorba içilemeyince kaseden ağızdaki aralığa dökmek suretiyle beslenilmeye gayret edilir. doktor aranır, "şişecek tabii, ameliyat oldun, nazlanma" azarı yenir, "e peki madem" denir. aç bilaç yatılır.

    ertesi sabah ikinci yanağa da kat çıkılmış, şişlik arkadan bakınca bile görülecek hale gelmiştir. diş fırçası ağızdaki aralıktan sığmamakta, gözün birisi kısık, burun deliği bile zorlanır hale gelmiştir. doktor amca tekrar aranır. "olur öyle, sana bakacak birini bul, çorba yapsın, fazla da eğilip kalkma" azarı yenir. "e peki madem" denir.

    4 gün sonra şişlikte azalma olmayıp çevre organlarda da acaip morluklar, şişlikler belirince ananı avradını moduna girilip doktor amcaya telefon edilir. "gelmene gerek yok" dediği halde cebren gidilir. "aaa kemik enfeksiyonu olmuşsun, bu ne biçim bünye, pansuman lazım, daha önce geleydin keşke" azarı yenir, nerdeyse özür dileyecek moda girilir, pansumana başlanır. ikinci pansumana gidildiğinde, yüzdeki şişlikten dolayı şahsımın göremediği, boyun bölgemde, kanamadan kaynaklanan, eşeğim kadar morluk doktor amca tarafından görülür. ağzımda mengene takıldığından cevap veremediğim şu iğrenç espriyi yapar hayvandan bozma doktorum: "şu boynuna da fondoten sür de, kimsenin aklına diş hekimi gelmez, ehe hee". önce anlamaz, sonra tiksinirim. mengene çıkar çıkmaz hışımla ayağa fırlarım, gelgelelim, hayvan hayvanlığını sürdürmektedir, "hafta sonu ateşin falan çıkarsa git bi hastaneye yat" diyerek, yaptığı işe enfes bi şekilde sahip çıkar it.

    kapıdan çıkar, bi daha da dönmem. eski doktoruma gider, tedaviyi tamamlamasını rica ederim, "ben o adama bi daha gitmiicem doktor bey" feryadıma "e peki madem" cevabı verir. tedaviyi tamamlar. gelgelelim bazı şeyler için geçtir artık, ameliyattan 15 gün sonra yüksek ateşten hastanelik olurum, o olur.

    aradan 5 yıl geçer, alt sağ yirmi yaş dişi, 38 yaş civarında çıkmaya karar verir. ne akıl dişi canım, akıl dişi dediğin böyle salaklık yapmaz. tabii önceki tecrübeden dolayı büzerim, sallarım doktor kısmını. eski günlerdeki gibi olsa, berberlerin diş çektiği zamanlar olsa da acısına dayanıp çektirsek kurtulsak falan gibi acaip fantaziler kurarım. ama uykusuz geçen iki geceden sonra çaresiz doktorun yolunu tutarım.

    doktor amca röntgen çeker, dişin kuyruklu olduğunu söyler. ne şahane. alabileceğini de söyler ama. iyi haberdir bu. randevu verilir, " e peki madem" deyip giderim randevuya. korkarak ama bu sefer, takdir edersiniz ki. amca çene cerrahı falan diildir, aslında yapılan da çok doğru bişey diildir, ama cerrahı da görmüşüzdür şahsen, kendi gözlerimizle. kaderci olmaya karar veririm.

    gidilir, iğne sonrası 10 dakika beklenir, sonra doktor amca dişin üstündeki eti bi makasla keser, başka bi edevatla tüm çevre etleri sağa sola ittirir, son bi aparatla dişe sağlam bi çöker, birazdan dişi elime alır, bakarım. iki dikiş atılır, hadise biter. 15 dakika bile sürmez.

    ha bunun sonrasında ne oldu, bilmiyorum henüz. yarım saat tampon durdu ağzımda, hafif bulantı yapıyor dururken. 2 saat sonra ağrı başladı, uyuşukluk geçerken. aha bittik diye düşünürek apranax'ı içtim, yarım saat sonrasında açamadığım ağzım açılmaya, ağrı da çekip gitmeye başladı. şimdi ilacı içeli 3 saat olmuş durumda, gelişmeleri bekliyorum. korkarak söylüyorum ki diş ameliyatı olduğuma dair bile bi hissim yok şu anda. hiç ağrı yok. hiç ama. bir apranaxtan bu kadar net bi verim almak akla yakın gelmediğinden, bunun hayra alamet olduğuna inanmakta zorluk çekiyorum. hiç şişlik de yok hem. hayırlısı. allah sonumu hayır etsin. gelişmeleri buradan takip edebilirsiniz.

    hemen ertesi gün editi: sıcağı sıcağına, zerre kadar şişlik yok, hiç ağrı yok. gece tekrar ilaç içmem gerekmedi, bebek gibi uyudum, çikolatadan grissiniye ne bulursam tüketebiliyorum, dikişin yerini bile hissetmiyorum. şahane. herkese tavsiye ederim. (şaka gibi len. bu yirmi yaş dişi ameliyatı ise öteki neydi? daha da önemlisi, bu doktorsa öteki neydi?)

    bir hafta sonra gelen edit: pazartesi diş aldırıldı, bugün (cumartesi) de dikiş. en ufak bir rahatsızlık yok, hayat bayram. doktor amca şahane. no pain. no pain.