şükela:  tümü | bugün
  • vedat milor'un öve öve bitiremediği kebapçı. yeri hazza pulo pasajındaymış

    vedat abinin yazısı için

    web sitesi için
  • vedat milor gittikten sonra fiyatları uçan mekanlara girer mi bilmiyorum. zira önceki fiyatları bilmiyorum.

    lezzet 10 numara. ama fiyatlar kesinlikle yüksek. sebebi vm olabilir.
  • istanbulda ocakbaşı konsepti uygulayan ve tadıyla kendine hayran bıraktırmış mekandır.
    yirmibir kebap'ı vedat milor öncesinde de, sonrasında da bilirim. fiyatların değişmediğine tanığım ve fiyatların normal olduğu kanaatindeyim. istanbul'da herhangi bir ocakbaşında burdan uygun fiyat bulmak güç bence. ancak önemli olan zaten fiyat değil size sunulan müşteri memnuniyeti eksenli yaklaşım ve sizi mutlu etmeye dönük hizmet kalitesidir. ve önemli olan ikinci şey ise etlerin muhteşem leziz tadıdır. ciğer sevenler için ciğerini kesinlikle öneriyorum. ancak kuşbaşı ve kemikli kuşbaşı etleri de çok lezizdir.
    taksimde hazzo pulo hanının içinde yer alan yirmibir kebap, ahmet kaya özlemiş olduğunuz akşamlarda sizi ahmet kaya'ya doyurur. başka da bir müzik çalmaz,çalınmaz. konsept sadece ahmet kaya 'dır çünkü. huzurla ayrılırsınız.
    istanbul'da ocakbaşı anlamında kıyaslanabilecek iki benzerini tanırım yirmibir kebap'ın. zübeyir ve adana ocakbaşı. ancak ikisinin de gölgede bırakır benim için yirmibir kebap.
    yani fiyat lezzet hizmet üçlüsüyle muhteşem orantıda bir üçgen oluşturmuş bu mekan yüksek şiddetle tavsiye edilmektedir. ben söylemiyorum vedat bey söylüyor :)
    edit:imla
  • vedat milor’un ziyaretinden sonra alıp yürüyen mekan. bir gidiyorsunuz mazhar-fuat-özkan diğerinde genco erkal, şevket altuğ. bayılıyorum bu güzel insanlara da, mekana da.

    sahibi arkadaşımın arkadaşı. ilk açıldığında hayırlı olsuna gittik de gidiş o gidiş. istanbul’a bir misafirim geldiğinde, rakı da seviyorsa direkt buraya götürüyorum henüz beğenmeyen olmadı. çöp şişi, küşlemesi mikemmel, yemedim ama ciğerene de iyi dedi arkadaşlar. mezeler genel olarak iyi ama zahter, humus, patlıcan çok iyi. han içinde olması, ocakbaşı ortamı falan ooo özledim.

    yalnız vedat milor’dan sonra çok kalabalık, aşırı kalabalık. hafta sonları servis aksıyor. ayrıca aynı sebepten fiyatlar da şişti biraz. rakı olarak sadece beylerbeyi var. kalabalık olunca havalandırma yetersiz kalıyor, içerisi dumanaltı oluyor bazen. ama balkon-teras mis. hep bunları bilin de gidin. *

    yine de istanbul’da ocakbaşı deyince aklıma tek burası geliyo, herkesi buraya götürmeye devam ediyorum. mehmet de dünyanın en kibar insanı olabilir. gidin deneyin.
  • dün akşam kız kıza bir kutlama yemeği gittiğimiz ve çok memnun ayrıldığımız mekan.

    adana-urfa kebapta kebabın çatalı dokundurunca ayrılması benim için kebabın kalitesini gösterir. çok aşırı da yağlı olmamalı. dün çok güzel birer urfa yedik ve hızlı geldi, mezeler de fena değildi. tek sıkıntılı meze büyük hevesle güzel olmasını beklediğim humus'un soğuk servis edilmesiydi. ben sıcak gelir diye beklemiştim. humus en güzel sıcakken, çömlek kapta hafif çozurdayarak tabağa servis edilmeli bence. sıcacık humusun yanından geçebilecek başka bir meze yoktur.

    mekan da güzeldi. oturma dizaynları her türlü grubu kaldırır seviyede. ikili gelenler, üçlü gelenler, 10 kişi gelenler bile aynı yerde kapasitesi olan masalara alınıyor. çok beğendim. mekanda sigara da içilmiyor, hem artı hem eksi. eksi tarafı yemek sırasında sigara içmeyi seven biri için kalkıp dış kapı ile mekan girişi arasındaki bölmede içmesi gerekiyor. iyi tarafı şu, saçınıza kebapla karışık sigara kokusu sinmiyor. ancak herkes gibi rakınızı çayınızı alıp o alanda sigara içebilirsiniz ki bence o da güzel.

    katmer... kesinlikle yenmeli. uğraşsız bir tatlı ama bence lezzetli çok şişirmiyor. yanında meyve tabağı geliyor. rakı sonrası çaylanmak çok güzeldir hatta bazen rakı ile içinde mideyi bastırır falan. arada büyük tepsilerde masalara çay dolaştırıyorlar. harikalar canım her şeyi düşünmüş gibilerdi.

    servis.. herkes ilgili ve güler yüzlü. güler yüz ve kibarlık çok önemli benim için, ben teşekkür edip rica ederim demeyen garsona mesela kıl olurum. ya da suratsız servis açana falan. hepimiz eşitiz yani birbirimizden neyimiz eksik? neden bu kabalık yani? ama yirmibir'de böyle bir şey yok. çok çok saygılı (kadın olduğumdan daha da önemli bence, senli benli konuşan/kaş göz yapan garsonlar mideyi ağza getiriyor), bir şey rica ettiğimizde hemen ilgilenen garsonlar vardı. öğrenci olmasaydık bahşiş bırakırdık kesinlikle.

    buraya tekrar giderim ve asla pişman olmam. böyle restoranlara ihtiyacımız var. rakı mekanımdır bundan sonra. nezih, tertemiz, lezzetli.
  • senelerdir hiç bozmayan kebapçı. bir misafirinizi iyi bir kebap yemeye götürmek istiyorsanız adresiniz burası olmalı. fiyatları da gayet normal ölçüdedir.(ucuz da değil pahalı da değil)

    orjinal mekanı (hazzo pulo pasajındaki) hafif salaştır ve içeride ahmet kaya şarkıları çalar. eğer daha şık bir ortam isterseniz hemen pasajın çıkışındaki keok ocakbaşı'nı öneririm (rixos'un altı) çünkü sahipleri aynıdır, sadece konsepti değişiktir.
  • yanındaki vasat nargile kafe sayesinde 21’e ait bütün güzellikleri unutuyorsunuz.

    bunun dışında mekanın kendi atmosferi çok güzel ve közde patlıcanını denemenizi kesinlikle öneririm.
  • hazzapulo pasajında salaş bir ocakbaşı mekanı. benim içinse etleri aşırı lezzetli, diyarbakır ciğeri ve beytisi muhteşem kebapçı.

    birçok mezesi bana acı geldi ama rakıyla birlikte bir süre sonra acının pek tadını almıyorsun.

    gündüz yemek yemek için çok rahat tercih edilebilir ama akşam gidecekseniz, mutlaka diyarbakır usulü yaptıkları ciğer kebabının yanında bir kadeh rakı da için, günahı neyse bana yazsınlar, siz yeter ki deneyin.

    en son bu kadar lezzetli ciğeri diyarbakır’da umut ciğercisinde yemiştim ve tadı hep güzel bir anı olarak kalmıştı hafızamda.

    fiyatlar da birçok mekanla kıyaslandığında oldukça uygun.
    adana kebap 36 tl
    diyarbakır usulü ciğer 40 tl
    beyti 44 tl
    beylerbeyi göbek rakı 70 lc 190 tl
    mezeler 10 tl den başlayıp 25 tl ye kadar çıkabiliyor.
  • hazzo pulo pasajında bütün pasajı hâkim olurcasına müziğin sesini açan, sezgin tanrıkulu'na ait olduğunu öğrendiğim mekân..20 ağustos akşamıydı, hazzo pulo şarap evi'nde otururken, kendi mekânın müziğii bile duyamayacak şekilde bangır bangır ahmet kaya çalan (ahmet kaya'yı sevmediğimden değil, o anda o kadar sesli müzik dinlemek istemediğimden) mekân..
  • salaş ocakbaşı konseptini gayet iyi yansıtan yer, servis de yemeklerin lezzeti de çok iyiydi.

    tanım: ocakbaşı severlere tavsiye edilesi mekandır.