*

şükela:  tümü | bugün
  • yogayı anlatan kitap.
    (bkz: patanjali)
  • çetin çetintaş'ın türkçeye kazandırdığı ve açıkladığı şaheser.
  • kutsal bilgi kaynağına yakışmayan boşluğa bi tuğla koyalım.

    4 bölümde verilen sutraların ilk iki bölümü. çeviren samet topuz*. bütün şekilde ardarda okunması için nesir şekilde yazdım.

    samadhipadah
    şimdi yoga üzerine güvenilir açıklamalar başlıyor. yoga zihni özellikle bir nesneye yöneltme ve dikkati dağıtmadan orada tutabilme becerisidir. o zaman nesneyi tam ve doğru şekilde anlama yeteneği belirgin hale gelir. nesneyi anlama becerisinin yerine, zihnin nesneye yönelik geliştirdiği fikrin veya tam bir kavrayış eksikliğinin geçmesi kolaydır. zihnin beş etkinliği vardır. bunlardan her biri faydalı olabildiği gibi sorunlara da yol açabilir. bu beş etkinlik kavrama, yanılma, hayal gücü, derin uyku ve bellektir. kavrama nesnenin doğrudan gözlemlenmesine, çıkarıma ve güvenilir referanslara dayanır. yanılma, daha uygun şartlar nesnenin gerçek doğasını ortaya koyana kadar doğru kabul edilen kavrayıştır. hayal gücü bir nesne ortada olmadığında dahi o nesnenin yalnızca sözcüklere ve ifadelere dayanarak kavranmasıdır. derin uyku, zihin ağırlığın üstesinden geldiğinde ve başka bir etkinlik mevcut değilken vardır.bellek bilinçli bir deneyimin zihinde alıkonulmasıdır. zihin yoga durumuna pratikle ve tarafsızlıkla erişir. ileri gitmek, yoga durumuna erişmek ve bunu muhafaza etmek için gereken pratik temelde doğru çabadır. başarıya ancak, doğru pratiğin uzun bir süre boyunca, kesintiye uğramadan, olumlu tutum ve heves ile yapılmasıyla erişilebilir. en yüksek seviyede, duyuların tatmin edilmesine veya olağanüstü deneyimlere dair tüm şiddetli arzuların yokluğu söz konusu olur. bir kişi öz benine ilişkin tam bir anlayışa ulaştığında, artık içindeki ve etrafındaki rahatsız edici şeylerle dikkati dağılmaz. sonrasında nesne giderek tümüyle anlaşılır. başlarda yüzeysel seviyelerde olan kavrayış zamanla derinleşir. ve en sonunda tam olur. böylesine bir anlama derinliğine erişmekte salt keyif vardır. kişi nesneyle öylesine birdir ki çevresine karşı kayıtsızdır. sıradan kafa karışıklıkları olmaz. bununla birlikte, geçmişin hatıraları devam eder. yoga durumunda doğan bazıları olacaktır. pratiğe veya kendilerini disiplin etmeye ihtiyaçları yoktur. tüm tuhaflıklara karşın başarıya erişmemiz için yeterli gücü bize verecek olan inanç sayesinde yönümüzden sapmayız. yoga hedefinin gerçekleştirilmesi, bir zaman meselesidir. inanç ve çaba ne kadar yoğun olursa, hedef o kadar yaklaşır. inancın derinliği kaçınılmaz olarak insandan insana, aynı insanda da farklı zamanlarda değişiklik gösterir. sonuçlar bu çeşitlilikleri yansıtır. onun gücünü kabul edip ona düzenli bir şekilde ibadet edenler, yoga durumuna erişilmesini şüphesiz kolaylaştırırlar. tanrı eylemleri asla yanlış anlamalara dayanmayan yüce varlık’tır. o bilinmesi gereken her şeyi bilir. tanrı ezeli ve ebedidir. aslında o nihai öğretmendir. geçmişte, şu anda ve gelecekte tüm öğretmenler için bir kılavuzdur. tanrı’nın niteliklerine en uygun şekilde. tanrı’yla ilişki kurmak için düzenli olarak ona doğru şekilde seslenmemiz ve onun niteliklerini yansıtmamız gereklidir. kişi zamanla kendi gerçek doğasını algılar. yoga durumunda doğru yolculuğunda ortaya çıkabilecek hiçbir engel onu sekteye uğratmaz. insanı zihinsel bir berraklık geliştirmekten alıkoyan dokuz şey vardır: hastalık, zihinsel durgunluk, şüphe, öngörü eksikliği, yorgunluk, aşırı müsamaha, asıl zihin durumuna dair yanılsama, tahammül eksikliği ve gerileme. bunlar birer engeldir çünkü zihinsel kargaşa yaratır ve dikkat dağınıklığını pekiştirirler. tüm bu engeller, şu belirtilerin bir veya birden fazlasını ortaya çıkarır: zihinsel huzursuzluk, olumsuz düşünceler, farklı beden duruşlarında kendini rahat hissedememe, nefesi kontrol etmekte güçlük. eğer zihni dingin hale getirmek için uygun aracı seçip kullanabilirseniz, hiçbir dürtü, hiçbir engel kök salamaz. günlük yaşamda etrafımızda bizden daha mutlu ya da daha mutsuz insanlar görürüz. bazıları övgüye değer şeyler yapıp, bazıları sorun yaratıyor olabilir. böyle insanlara ve eylemlerine karşılık her zamanki tavrımız ne olursa olsun; eğer bizden daha mutlu olanlarla memnunsak, mutsuz olanlara karşı şefkatliysek, övgüye değer şeyler yapanlarla neşeleniyorsak ve başkalarının hatalarından dolayı rahatsızlık hissetmeden kalabiliyorsak, zihnimiz çok huzurlu olacaktır. uzatılmış nefes vermeyi de içeren egzersizlerin yapılması faydalı olabilir. duyuların oynadığı rol üzerine düzenli bir araştırma yaparak zihinsel bozukluğu azaltabiliriz. yaşamın ve bizi canlı tutan şeyin ne olduğunu araştırdığımızda, zihinsel karmaşamız için bir nebze teselli bulabiliriz. sorunlarla karşılaştığımızda, benzerlerinin üstesinden gelmiş bir insanın tavsiyeleri bize yardım eder. rüyaları, uykuyu ve bu haller sırasındaki deneyimlerimizi araştırmak sorunlarımızın bazılarını açıklığa kavuşturmamızda bize yardımcı olabilir. merak içeren bir sorgulama, zihni sakinleştirebilir. kişi bu aşamaya eriştiğinde, kavrayışının ötesinde hiçbir şey kalmaz. zihin basit ve karmaşık olanı, sonsuz büyüklükte ve küçük olanı, algılanabilir ve algılanamaz olanı izleyip anlayabilir. zihin dikkat dağınıklıklarından kurtulduğunda, tüm zihinsel süreçlerin sorgu nesnesiyle meşgul olması mümkündür. kişi bu durumda kaldıkça, kendini tamamen nesneye kaptırır. ardından zihin kusursuz bir elmas gibi başka hiçbir şeyi değil, yalnızca nesnenin özelliklerini yansıtır. başta, geçmiş deneyim ve düşüncelerimizden dolayı nesneye yönelik anlayışımız bozuktur. işitilen, okunan ya da hissedilen her şey algımızla çatışabilir. zihin bir nesneye yönelimi sürdürüldüğünde. geçmiş fikirler ve anılar giderek silikleşir. zihin apaçık ve nesneyle bir olur. o anda ortada kendilik hissi kalmaz. bu, saf algıdır. bu süreç her tür nesne için, ister yüzeysel ve genel olsun isterse derinlikli ve sınırları belli olsun, tüm algı seviyelerinde mümkündür. zihnini algının içimizdeki asıl kaynağını kavrayamaması dışında, nesneleri sınırsız olabilir. zihne yönelik tüm yönlendirme süreçleri bir sorgu nesnesi içerir. arından kişi kendini doğru şekilde tanımaya başlar. sonrasında gördükleri ve başkalarıyla paylaştıkları, hatasız olur. bilgisi artık hafızaya ya da çıkarıma dayanmaz. anlık, doğrudan ve hem sıradanlığın ötesinde bir seviyede hem de yoğunluktadır. zihnin bu yeni kazanılmış niteliği yavaş yavaş güçlendikçe, yanlış algılamalara dayanan diğer eğilimlere karşı daha baskın hale gelir. zihin hiçbir türde izleniminin olmadığı bir duruma erişir. açık, berrak ve basitçe saydamdır.

    sadhanapadah
    yoga pratiği fiziksel ve zihinsel katışıklığı azaltmalıdır. kendimizi incelemede yeterliliğimizi geliştirip son tahlilde yaptığımız her şeyin ustası olmadığımızı anlamamıza yardım etmelidir. bu tür pratiklerin algıyı berrak hale getirmek için engelleri ortadan kaldırdığı kesindir. bu engeller; yanılgılar, değerler karmaşası, aşırı bağlılıklar, nedensiz hoşnutsuzluklar ve güvensizliktir. yanlış anlama, tüm diğer engellerin kaynağıdır. eşzamanlı olarak görünmelerine gerek yoktur ve etkileri de çeşitlilik göstermektedir. bazen örtüktür ve güçlükle farkedilirler, bazen de apaçık ortada ve baskındırlar.yanılgı; algılanan nesnelerin karakter, köken ve etkilerinin kavranmasında hataya sevk eder. zihinsel etkinliğin, algının asıl kaynağı olduğunu düşündüğümüzde yanlış sonuca ulaşırız. aşırı bağlanma,sonsuz mutluluğa katkıda bulunacağı varsayımına dayanır. sebepsiz hoşnutsuzluklar genellikle geçmişteki belirli nesne ve durumlarla bağlantılı acılı deneyimlerin sonucudur. güvensizlik, başımıza nelerin geleceğine yönelik olarak tabiatımızda içkin bulunan kaygıdır. hem bilgisizi hem de bilgeyi etkiler. ortada bir engel yokmuş gibi göründüğünde de ihtiyatlı olmak önemlidir. etkilerini azaltmak ve kontrolü ele geçirmelerine engel olmak için derin düşünce durumuna ilerlenmelidir. eylemlerimiz ve sonuçları bu engellerden etkilenir. sonuçlar, eylem esnasında görünür olabilir de olmayabilir de. engeller üstün geldiği müddetçe eylemi tüm açılardan -eylemin ortaya konulmasını, sürecini ve sonuçlarını- etkileyecektir. bir eylemin sonuçları; engellerin kavramda veya eylemin uygulanmasında mevcut olup olmamasına bağlı olarak acı verici ya da faydalı olur. herhangi bir nesne ya da durumdan kaynaklanan acı verici sonuçlar şunlardan bir ya da birkaçından kaynaklanabilir: algılanan nesnedeki değişimler, keyif veren deneyimleri yineleme arzusu, geçmiş şartlanmaların güçlü etkisi. ayrıca kişideki değişimler de buna katkıda bulunan etmenler arasında sayılabilir. ortaya çıkması muhtemel acı verici sonuçlara karşı hazırlıklı olunup bunlardan sakınılmalıdır. sıkıntılı sonuçlar ortaya koyan eylemlerin sebebi, algılanan şeyi algılayandan ayırmadaki yetersizliktir. algılanan şey yalnızca dış nesneleri değil aynı zamanda zihin ve duyuları da içerir. üç niteliği paylaşırlar: ağırlık, etkinlik ve duruluk. iki tür etkileri vardır; algılayanı tesirlerine maruz bırakmak ya da onlarla arasındaki farkı bulmak için yollar sunmak. algılanan her şey bu üç niteliğin ortak paylaşımıyla bağlantılıdır.algılayan herhangi bir değişime tabi değildlir. ancak her zaman zihin aracılığıyla algılar. algılanabilen her şeyin tek bir amacı vardır: algılanmak. tüm algı nesnelerinin varlığı ve görünüşü, bireysel olarak algılayanın ihtiyaçlarından bağımsızdır. bireysel bir dayanak olmaksızın, farklı bireylerin farklı ihtiyaçlarını karşılamak için var olurlar. tüm algılananın, her ne olursa olsun ya da belirli bir kişi üzerindeki etkisi ne olursa olsun tel bir nihai amacı vardır: görülen dış ile gören iç arasındaki ayrımı açıklığa kavuşturmak. algılayan ve algılananı birbirinden ayırmada açıklık olmaması, yanılgıların birikmesinden kaynaklanır. yanılgı azaldıkça, bununla uyumlu olarak açıklık da artar. öncelikle araçlar berraklığın geliştirilmesine yönlendirilmelidir, böylelikle algılananın değişen nitelikleri ve algılayanın değişmeyen nitelikleri arasındaki ayrım belirginleşir. bu berraklığın elde edilmesi yavaş ilerleyen bir süreçtir. yoganın farklı bileşenlerinin pratik edilmesi ve sorgulanması yanılgı gibi engelleri (2.3) yavaş yavaş ortadan kaldırır. ardından algı ışığı parlar ve algılayan ile algılanan arasındaki ayrım giderek belirginleşir. artık her şey hatasız biçimde anlaşılabilir olur. yoganın sekiz bileşeni vardır. bunlar:
    1.yama, çevremize yönelik tutumumuz.
    2.niyama, kendimize yönelik tutumumuz.
    3.asana, beden egzersizlerinin uygulanması.
    4.pranayama, nefes egzersizlerinin uygulanması.
    5.pratyahara, duyuların dizginlenmesi.
    6.dharana, zihni yönlendirme becerisi.
    7.dhayana, anlamaya çalıştığımız şey ile bir ilişki geliştirme becerisi.
    8.samadhi, kavranacak olan nesneyle tam bir bütünleşme.
    yama şunları içerir:
    1.tüm yaşayan canlıları, özellikle masum, zor durumda ya da bizden daha yoksul olanları düşünmek.
    2.konuşma, yazma, jest ve eylem yoluyla doğru iletişim.
    3.hırslı olmamak ya da bize ait olmayan bir şeyi arzulamaya karşı koyma becerisi.
    4.tüm eylemlerimizde ölçülülük.
    5.açgözlü olmama veya uygun olan neyse yalnızca onu kabul edebilme becerisi.
    sosyal, kültürel, entellektüel ya da bireysel konumumuzdan bağımsız olarak, bu tutumların çevremizde benimsenmesi uzlaşmanın ötesindeyse; bu geri dönülmez bir noktaya götürür.
    niyama şunları içerir:
    1.temizlik; bedenimizi ve çevremizi temiz ve düzenli tutmak.
    2.gönül rahatlığı ya da sahip olduklarımızla ve olmadıklarımızla mutlu olabilme.
    3.fiziksel ve zihinsel sistemlerdeki kirlilikleri; uyku, egzersiz beslenme, çalışma ve dinlenme gibi doğru alışkanlıkların muhafazası yoluyla giderme.
    4.çalışma ve ilerlememizi gözden geçirip değerlendirme gerekliliği.
    5.daha yüksek zekaya saygı ya da her şeyi bilen tanrı ile ilgili sınırlarımızı kabullenme.
    bu tutumlar sorgulandığında, başka tutumların olası sonuçları üzerinde düşünmek yardımcı olabilir. örneğin aniden gelen kaba bir şekilde hareket etme arzusu ya da kaba eylemleri teşvik etmek veya onaylamak da kötü sonuçlar üzerinde derin düşünme kapsamına girer. genellikle böylesi eylemleröfke, sahip olma arzusu ya da sağlam temele dayanmadan verilen yargı gibi daha aşağı içgüdülerin sonuçlarıdır. bu eylemler ister küçük isterse de büyük olsun, uygun bir ortamda derinlemesine düşünmek; bu şekilde hareket etme arzumuzu kapsayabilir. bir kişi ne kadar düşünceliyse, başkalarının yanındayken o kadar çok dosyane duygular uyandırır. yüksek seviyede doğru iletişim kuran kişi eylemlerinde başarısız olmaz. kişi güvenilirdir çünkü başkalarına ait olana imrenmez ve o kişiye, doğal olarak herkes itimat eder ve kıymetine bakılmaksızın her şey onunla paylaşılır. en yüksek dayanma gücünü veren, ölçülü olmaktır. açgözlü olmayan güvendedir. derin düşünmeye zamanı vardır. kendine yönelik anlayışı eksiksizdir. temizlik bilincinin geliştirilmesi, neyin sürekli korunması gerektiğini ve neyin damia temiz olduğunu ortaya çıkarır. çürüyen şey yüzeyseldir. çürümeyen ise içimizde, derinlerdedir. buna ek olarak kişi, duyular tarafından bölünmeksizin ve geçmişten gelen yanılgılardan bağımsız bir şekilde, algının kaynağı da dahil olmak üzere bireyin derin doğası üzerinde düşünebilir hale gelir. kanaatin sonucu tam mutluluktur. kirliliğin ortadan kaldırılması bedenin etkin biçimde çalışmasına olanak verir. çalışma en yüksek seviyeye kadar geliştirildiğinde; kişiyi, en karmaşık olanı anlamaya yardımcı olan daha yüksek güçlere yaklaştırır. tanrı’ya hürmet, seçim nesnesi olan herhangi bir şeyi bütünüyle anlama kabiliyetini güçlendirir. asanaların uyanıklık verme ve gevşetme olmak üzere ikili niteliği olmalıdır. bu niteliklere, asana pratiğinin kapsadığı çeşitli duruşlarda bedenini ve nefesin tepkileri gözlemlenerek erişilebilir. bu tepkiler öğrenildiğinde artık adım adım kontrol edilebilir olurlar. bu ilkeler doğru şekilde izlenildiğinde; asana çalışması kişinin yaş, iklim, perhiz ve iş gibi beden üzerindeki dış etkilere dayanmasına ve hatta bunların etkilerini en aza indirmesine yardım eder. pranayama, bilinçsiz nefes alıp verme örüntüleri yerine, nefesin bilinçli ve kasıtlı olarak düzenlenmesidir. bu da yalnızca asana pratiğinde makul bir ustalığa erişildiğinde mümkündür. nefes vermeyi, almayı ve nefesin duraklatılmasını içerir. bu üç sürecin düzenlemesi, bunların uzunluklarının değiştirilmesi ve bu değişimin belli bir süreliğine muhafaza edilmesiyle; bunun yanında zihnin de bu sürece dahil edilmesiyle mümkündür. nefesin bu bileşenleri hem uzun hem de bütünlük içinde olmalıdır. ardından nefes, bilinç seviyesinin sınırlarını aşar. düzenli pranayama çalışması, algının açık ve seçik olmasına ket vuran engelleri azaltır. ve zihin artık seçilen hedefe doğru yönelme sürecine hazırdır. duyuların dizginlenmesi, zihin seçtiği yönden sapmadığında ve duyular etraftaki farklı nesnelere kayıtsız kalıp sadık bir şekilde zihnin yönünü izlediğinde gerçekleşir. ardından duyular denetim altına alınır.