şükela:  tümü | bugün
  • efendime söyleyeyim; yol bağı adından da belli olduğu gibi çoğunlukla çocukların el ele tutuşup bir bağ oluşturarak yolu konvoyun geçişine kapaması ile oluşur. bu bağın amacı düğün konvoyunun başındaki* araçlardan para toplamaktır. bu araçlarda muhtemel olarak evlenecek kişilerin en yakınları bulunur dolayısı ile konvoyun ilerlemesi için çokta bekletmeden para verilir. para usul olarak zarflar içinde verilir. bu zarflara genellikle en küçük kağıt paralar konulur. eskiden var olan 250 bin, 500 bin ve 1 milyon türk lirası kağıt paraları* bu zarflar için çok uygun seçeneklerdi lakin günümüzde en küçük kağıt para 5 tl olduğu için bu zarflara 1 dolar konulduğuda olmaktadır.* zarfın içine gidip bozuk para koyan akıllılar da olur tabi ama çocuklarımızda dikkatli ve zeki, zarfın içindekinin demir para olduğu anlaşıldığı gibi zarf geri verilir doğru düzgün kağıt para istenir. laubaliliğin lüzumü yok.

    he tabi belirtmekte lazım, yol bağı öyle herkese yapılmaz. kendi mahallen dışıdanki konvoya, seni tanımayan kişilere yol bağı yapılması uygun olmaz. konvoyu yaşını başını almış adamlarda yapmaz. çoluk çocuk sevinsin, gitsin çikolata şeker alsın diye yapılan bir adettir bu. bir de yok arabanın üstüne atlama, yok yola yatma gibi atraksiyonlara gerek yok. para yoksa yoktur, kalmamıştır belki. parayı verecek olan zaten yol bağını görünce verir. zorlamaya, sakatlık çıkarmaya gerek yok.

    yalnız yol bağı başlığının açılması 2012'ye mi kalır lan? hadi 2000 sonrası nesil bilgisayar başından kalkmıyor da 80 - 90 nesilleri nasıl açmamış bu başlığı şaşırdım. düğün konvoyu başlığında biraz incelenmiş en azından yol bağı olgusu.
  • [ister zahit ol, ister kötü kişi... canını terk ettin mi, aşıksın.

    gönlün canına düşmandır... canını terk et, at yola... canını attın mı, yol biter.

    yol bağı candır; ver canını*... ondan sonra perdeyi kaldır, sevgilinin yüzünü gör!

    sana imandan çık derlerse... candan vazgeç diye hitap gelirse

    bunu da ver, onu da... imandan vazgeç, canını feda et!

    inkar eden, bu olmayacak şey... böyle şey caiz değil derse, de ki: aşk küfürden de yücedir, imandan da!

    aşkın küfürle, imanla ne işi var? aşıkların bir an bile olsa canla uğraşmak işleri mi?

    aşık, bütün harmanı ateşe verir... başına testereyi korlar, sabreder, tenini biçtirir!

    aşka dert ve gönül kanı gerek... aşkın hikayesi bile müşkül olmalı!

    saki, kadehe ciğer kanını dök! derdin yoksa, bizden ödünç al!

    aşka perdeleri yırtan bir dert gerek... gah canın perdesini yırtmalı, gah dikip perde altında gizlemeli!

    aşkın bir zerresi, bütün alemden iyidir... derdin bir zerresi, bütün aşıklardan iyi!

    aşk, daima kainatın içidir, ama dertsiz aşk, tam aşk değildir.

    meleklerde aşk vardır, dert yok... dert adamdan başka bir mahlukta bulunmaz.

    aşkın kafirliğe yakınlığı var... kafirlikse yoksulluğun içyüzü!

    yola ayak basan, bu yolda ayak direyen, küfürden de geçer, islamdan da!] feridüddin attar - mantıku't-tayr