1. çok sanslı biri olduğunuza delalet eder.
  2. "saat: 23.00

    gecenin içinde yuvarlanan tek taş pırlanta

    dışarıda yağmur başladı. yağmurlu karakol sokağından bir kızın hıçkırıkları duyuldu. çevik kuvvet ekibinden bir polisin nezaretinde karakolun kapısından girerken hüngür hüngür ağlıyordu. çantasını, cep telefonunu gasp etmişler. yola çıkıp devriye gezen polislere sığınmış. ali komiser, kızın gözyaşlarının dinmesini bekledi bir süre. sonra teskin etmeye çalıştı: "tamam hanımefendi, şimdi sakin olun ve olup biteni anlatın." hayır, kızı sakinleştirmek mümkün değildi. gözyaşı seli çeyrek saat kadar sürdü. sonunda sustu. ikram edilen çayı içti ve ilk sözü, "malımı çaldırdığıma değil, aşkımı ve şerefimi kaybettiğime üzülüyorum" dedi. yeniden ağlamaya koyuldu.

    sevgilisiyle bir arkadaşının doğum günü partisine gelmiş. çıkışta iki gaspçının saldırısına uğramışlar. eli bıçaklı şakilere çantasını ve cep telefonunu teslim etmiş. bıçaklı saldırganlardan biri sustalıyı kızın sevgilisine doğrultunca, erkek kızı orada bırakıp tarlabaşı’na doğru kaçıp gözden kaybolmuş. adının mine s. olduğunu öğrendiğimiz güzel kız, parmağındaki tek taş pırlantayı gösterip, "geçen hafta nişanlandık, sonbaharda evlenecektik" derken bir ağlama krizine daha girdi. komiser, "sizinkinin cep telefonu yanında mıdır" diye sordu. rıdvan k.’nin numarasını alıp, aradı. "neredesiniz" diye sordu. ardından "nişanlınız merkez karakolunda, ifade için sizi bekliyoruz" dedi. sonra da mine hanım’a dönüp bilgi verdi: "o da tarlabaşı’ndaki emniyet müdürlüğü binasındaymış.

    ...
    babasına sarılan kız, ifade odasından çıkan pasaport’a, "sen hálá burada mısın, defol!" diye bağırdı avazı çıktığı kadar. pasaport, kapıya yönelip yağmurlu sokakta yürümeye başladı. genç kız arkasından koşup pasaport’a birkaç metre kala durdu. kızın sarılacağını sanan pasaport kollarını açtı. aldanıyordu. çünkü mine s. bu sırada parmağından çıkardığı tek taş pırlanta yüzüğünü nişanlısının yüzüne fırlatmaya hazırlanıyordu. pırlanta, pasaport’a değmeden havadaki yağmur damlalarının içinde pırıldayarak bir müddet havada uçtu. ve yağmurlu sokağın sonuna doğru düştü. yuvarlanıp yoldan geçen bir travestinin ayaklarının dibinde durdu. yerdeki pırlanta yüzüğü alan travesti, önce orta parmağında denedi, olmayınca serçe parmağına takıp yağmurun içinde salına salına gözden kayboldu..."

yolda yürürken tek taş yüzük bulmak hakkında bilgi verin