şükela:  tümü | bugün
  • sertab erener'in bir şarkısı. "aman iyi ki kurtulmuşum senden fazlaca da bulaşmadan" temalı bir şarkıdır, olmamış. (bkz: saçma sapan şarkılar yapıyorsunuz)
  • kanımca sertab erenerin yapmış olduğu en güzel şarkıdır. pek bir gazdır, pek hoştur*.

    önce resimleri duvardan kaldırdım
    çay içtiğin bardağı rafa sakladım
    giydiğin ne varsa bir bir katladım
    bir damla yaş düştü
    çok ağlamadım

    kokun uçtu gitti açık camlardan
    sevdiğin şarkıyı hiç söylemedim
    korkmuyorum sensiz akşamlardan
    sevdiğimi unut
    özleyemedim

    sen haylaz rüzgarlar önünde şimdi
    sevdanın yükünü attım omuzumdan
    sen sandığım şey belki benim yüreğimdi
    iyi ki dönmüşüm yolun başından
    oooof yolun başındaaan
  • sertab ablanin en guzel sarkilarindan biri, ayrica mana itibariyle de cogumuza cogunlukla cuk oturan* bir durum.
  • sertab erener'in sertab albümünde yorumladığı, sözü aysel gürel'e, müziği fuat güner'e ait olan şarkı.
  • seninle ilgili herşeyi yok ettim. yok yani seni hatırlatır diye diil. kalabalık yapıyodu da ondan.* hem hiç üzülmedim, ağlamadım.* demek ki seni sevmiyomuşum zaten, sadece öyle sanmışım.* ay ne iyi oldu ayrıldığımız. daha da uzasa boş yere zaman kaybı filan olcaktı hem. yok yok özlemedim...* diyen güzel sertab şarkısı.
    (bkz: sen sandığım şey belki benim yüreğimdi)
  • necati güngör ün hikaye kitabı.
  • ayrılığı yıkıp yokederek değil soğukkanlılıkla yaşayan bir kadın şarkısı. rahatlatıyo önce sözleri sonra müziği. elimde fırsatım olsa ayrılık sonrası sendromu yaşayan bütün kadınlara dinletirdim.

    ...sevdiğimi unut
    özleyemedim...

    diyo.
  • klip esinlenmeli serbest interpretasyon, fotoğraflar şeklinde canlandırılacak gözlerde:

    önce resimleri duvardan kaldırdım (birer birer kırılmış çerçeveler, özenle yırtılmış fotoğraflar)
    çay içtiğin bardağı rafa sakladım (yerde cam kırıkları)
    giydiğin ne varsa bir bir katladım (makasla kırpılmış tekstil parçaları)
    bir damla yaş düştü
    çok ağlamadım (günlerdir ağlamaktan şişmiş gözler, akmış rimel, tıkalı burun, bilumum mukoza ifrazatı)

    kokun uçtu gitti açık camlardan (yatağın üzerinde, yastığın hemen yanına koyulmuş, onun kokusuna sahip siyah, hiperbolik toka)
    sevdiğin şarkıyı hiç söylemedim (sigaradan kısılmış bir sesten yirmidört bininci kez duyulan, hıçkırıklarla kesilen bir la marseillaise)
    korkmuyorum sensiz akşamlardan (gece, koca yatağın bir ucuna embryo pozisyonunda sinmiş bir tek karaltı, uykusuz koca gözler)
    sevdiğimi unut
    özleyemedim. (off)
  • "ben bu boku yiyemedim"in kibar halidir. he zaten sen bana gore degildin hic ise olayin oznesi, bu defa da "butun suc senindi ben zaten surekli super melek takılıyorum" icerikli sarkidir. he cok guzel kacistir,rahatlatir, tekrar tekrar dinletir kendisni.