şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: kumanda etmek)
  • şirket yönetmek
    orkestra yönetmek
    yönetme görevini üstlenmiş ve yerine getiriyor olmak.
  • iş dünyasına yönelik kongre, seminer, konferans, toplantı filanların yeni sakızı.
    neyin sonuna getirsen böyle bir bizınıs havası kattığına inanılıyor. süreçleri yönetmek, zamanı yönetmek, krizi yönetmek, riski yönetmek, siki yönetmek falan filan. hatta rejim, diyet filan derken şimdi kiloları yönetmek gibi bir gudiklik dahi var ortamda. kilonuzu doğru yönetin filan. bütün bu saydığım yönetmek işlerinden ben sadece birinin uzmanı olarak görüyorum kendimi. ki o bana da etrafımdakilere de yetiyor. gerisi hikaye, başka bir şey değil.
  • bir de birkac kisiden olusan grubu yonetmek vardir... esitlik ilkesi pek de ise yaramiyormus bugun bunu gordum. birilerini kayirmak ve baska birileri de buna itiraz ederse ben boyle uygun gordum deyip kenara cekilmek daha yararli oluyormus grubun gelecegi icin. gonul isterdi ki herkes kardes kardes gecinsin, birisi digerine kotu niyetle bakmasin digeri ona iyi niyetle davranirken ustelik, yapilan esitligi gorsun ama mumkun degilmis.
  • yönetmek türkçe'deki "anlamı cuk diye oturmuş" sözcüklerden birisidir.

    gerçekte; durmakta olan, durağan veya durgun bir varlık yoktur. evrendeki tüm varlıklar eylem durumundadır. devinim kaçınılmazdır. ve her eylemin bir yönü vardır. yönetmek ise işte bu eylemin "yön"ünü değiştirmektir..
  • iki kişiyle başlar. şeytanın havvayı, havvanın da ademi kandırmasından mütevellit şeytanın oyunudur.
  • kökeni yön fiili etmek olan kelime. bir nevi size yolunuzu nereye çıkacağını ve nerde başlayacağınız gösteren işaret tabelası insanıdır. yönetilmeyi sevmeyenler kendi yönlerini bulma konusunda becerikli olan insanlardır. çoğunlukla bireysel başarıların olduğu işleri seçerler ve en iyi yönü kendi iç dünyalarını keşfederek bulurlar en zor süreç budur. insanların farkındalığının olmayışının yegane sebebi iç dünyadan habersiz yaşamalarıdır. sevmediğiniz yüzeysel insanların çoğu kendisine asla gerçek anlamda bakmamış insandır ve böyle insanlar yönetilmeye yazgılıdır.
  • "iyi yonetmek icin oncelikle insanlari tanimak gerekir."
  • sokrates öğrencisi ademantus'a sorar;

    “eğer ki deniz yoluyla bir yolculuk yapmak isteseydin, geminin kontrolünün kimde olacağına nasıl karar verilmesini isterdin?.. gemideki rastgele ve herhangi bir grup insan tarafından mı, yoksa deniz seyahatleri konusunda deneyimli, bilgili ve eğitimli insanlar tarafından mı?”
    ademantus: elbette deneyimli olan kişi!..

    sokrates'in buna cevabı: “ülkemiz, bu gemi olsun. peki, bu durumda nasıl olur da, bir ülkedeki rastgele insanların tamamının, ülkemizi kimin yöneteceğine karar verebilecek donanımda olduğunu söyleyebiliriz?..”
  • sezgi şeyleri tam yönetmemizi sağlamaz, şeylere uyumlanmamıza yarar, şeyler bizi öldürmüyorsa*.

    biz daha büyüyemeden çocukluğumuzda şok ölümle değil de eriştikten sonra hızlı veya erken ölen* anababalarımız kolay uyuyan, yatağına (mezar) hızlı giren uysal çocuklara benzer. can çekişen*, uzun hastalıklarla cebelleşen* anababalarımız ise uyku zorluğu çeken, büyütmesi ve yönetmesi zor çocuklarımız sayılır. her ikisi de bizden, bizim. hatta belki bizim çocukluğumuz ile onların ölüm biçimleri benzeşebilir. her şekilde olumluya, uyar yoluna yorumlamak gerekir. çok erken ana/baba kayıpları ise, o kardeşlerimize bir erken başlangıç koşulu, el dağılımı oluyor. arayışları, denge bulmaları ona göre olacak. bazı izler, eserler, acılar taşıyacaklar ve acıyı bal eyleme görevleri olacak. muhtemelen.

    "ölüler tarafından yönetiliyoruz." ursula k. le guin - tales from earthsea

    (ilk giri tarihi: 15.12.2016)

    (bkz: yönet/@ibisile), yöneten, yönetmen
    (bkz: yöneltmek), yön vermek, yönlendirmek
    (bkz: idareten)
    (bkz: geçiştirmek)
    (bkz: döndermek/@ibisile), çevirmek