şükela:  tümü | bugün
  • bu kelime soylendimi akla david fincher gelir. a$mi$ adam.
  • (bkz: ssg)
    (bkz: clairvoyant)
  • ayrica yukaridaki katagorilere ek olarak dublaj yonetmenligi de mevcuttur.(bkz: turk film seslendirmeleri)
  • (bkz: tanrı)
  • özellikle genç ( yeni mezun) piyasada ezilen, köle gibi kulllanılan, hakkını alamayan bir grup insan. ( ki ben de bunlara dahilim)
    kimi bu sekilde sürünmeye dewam eder ki 8-9- senenden önce bi halt olmaz, kimi aclıktan ölene kadar tüm parasını bagımsız film cekmek, sanatını icra etmek için kullanır,,, kimi de biyerlerden torpil bulup tepeden inmek için ewde eksi sözlüge enryler girip zaman gecirir;)))))))))
  • sinema sanatı söz konusu olduğunda neden herkesin olmak istediğini anlamadığım filmin tanrısıdır.
    oysa ki bir sinema filmini film yapmak için çok tanrı çalışır.
    tabii şimdi anladım millet baş tanrı olmak ister..
    ama şu da bir gerçek ki
    baş tanrının yükü daha ağırdır.
    hele bu memlekette yönetmen olmak isteyen bana göre belasını aramaktadır.
    ha ben bu bela ile baş edecek kadar güçlü, deneyimli, eğitimli, donanımlıyım diyen var ise buyrun olsun..
    kim tutar onu?
    fekat neden birileri de;
    senarist, oyuncu, görüntü yönetmeni, sanat yönetmeni, kurgucu tanrı olayım diye dolanmaz ben buna takıldım;
    var ise yok ise yönetmen olacaklar...ilginç!
    sonra ne oluyor müzisyen çıkıp yönetmen oluyor;
    oyuncu çıkıp yönetmen oluyor;
    yazar çıkıp muhteşem senaryolar yazabilecekken yönetmen oluyor;
    sonra ne oluyor?
    eee olmuyor işte..
  • (bkz: coder)
  • nedense çoğu, kamera önünde olmaktansa, kamera arkasında olmayı daha çok sevdiklerini söylerler. oysa milyonlarca insanın, kameranın önünde olmak için veremeyeceği şey yok. ilginç adamlar bu yönetmenler, ne kadar da mütevaziler...
  • bir nevi proje sorumlusu ve kapak kisisidir (asil idari isi produktor ve yardimcilari yapar, orasi karismasin). bir kismina birak yonetimi iki dakikaligina esek bile emanet edilemez; bazisi ise gercek anlamda orkestra sefidir, insanlari calistirir, yon verir, motive eder, zorlar. oyunculara bulasir, senaristi durtukler, sanat yonetmeninin isine burnunu sokar ve gerek gorurse baharat ekler.

    karakterinde varsa ego yapip kasilir, sevimli/duzgun degilse de cevresini kastirir. duruma gore sohret basamaklarini tirmanmaya calisan hirsli aktorlerin nimetlerinden/sanatindan faydalandiklari da gorulmustur, sozumuz meclisten disaridir.

    temelde her projede -ici bos bile olsa- bir lider figuru ihtiyaci vardir; isler patladiginda kafasina inilecek bir adres olmasi ihtiyaci da isin "biznis" tarafinin yontemidir (sorumluluk/liability/gunah kecisi). bu iki temel gereksinim bu makami dogurmustur ve hepimize hayirli olsundur.

    ..
    bazi yonetmen yonetir, bazisi ortalikta takilir. temel insan iliskisi yetenegi ve buyucek bir ego temel gereksinimidir. egitim, beceri, bilgi ve akil ne yazik ki ikinci safhada yer almaktadir, kader noolsundur. her iste oldugu gibi bu iste de uckagitcisindan azizine acilan yelpazede insanlar bulmak mumkundur.

    afiyet olsun.
  • ne kadar önemli olduğunu choke ve fight club filmlerini izledikten sonra anladığım, bir filmin herşeyi. her iki filmin uyarlandıkları kitapların yazarları aynı*. kitapları okumadan ama entryleri okuduktan sonra her iki kitabın da aynı tarzda yazıldığını aklım bildi*. fight club süper bir ortam yaratıp insanı içine çeken bir filmken, choke 3. sınıf televizyon filmleri tarzında izlenip geçilecek filmlerden birisi olmuştur. bence david fincher, clark gregg'e göre çok daha iyi dersine çalışmıştır.