şükela:  tümü | bugün
  • müzelerde ve tarih kitaplarında resimlerini gördüğümüz sümer ve babil kabartmalarındaki kanatlı atları onlar ehlileştirdiler.. kıtlık, susuzluk, soğuk ve hastalıkla mücadele ederlerken yeryüzüne, insanlığa örnek olacak sistemler kurup yönettiler.. at yularlarını, eyerleri, kilimleri ve halıları onlar bulup dokudular.. kilidi, anahtarı bilmediler; çadırları, yürekleri ve sözleri gibi insanlığa açıktı.. bu yüzden yörükler birçok ırkla kolay anlaştılar.. örneğin galatlarla..
    sucuğu, çökeleği, yoğurdu, peyniri de onlar buldular.. yaşamları sade ve yalındı.. ama asla bağnaz olmadılar..
    gittikleri yerlerin kültürleriyle kolay kaynaştılar.. hangi din ve ırktan olursa olsun tüm insanlar onların, onlar da tüm insanların sofrasında yer aldılar..
  • osmanlı'nın yerleşik hayata geçme kararına direnen türkmenler'e verilen isim. göçebe olan türkler, yerleşik hayata geçince törenin unutulacağını savunarak bu karara karşı çıkmıştır. bu karara riayet edenler boy, aşiret ve oymak isimlerini unutmuştur. göçebe olarak devam edenler kendilerini onlardan ayırmak için yörük * ismini kullanmaya başlamışlardır.

    dîvânu lugâti't-türk kitabında karluk türkleri için kaşgarlı mahmud şöyle der: "göçebe türk'lerden bir bölüğün adıdır. oğuzlardan ayrıdırlar, oğuz gibi türkmen'dirler". türkmen ve yörük kelimesinin aynı olduğunun ispatı olarak görür tarihçiler bu cümleyi.

    yörük ismini yürük olarak kullananlar da vardır ama biri yörümek kelimesinden diğeri yügrük kelimesinden türemiştir. yügrük bilge demektir ve göçebelikle ilgisi yoktur.

    yerleşik hayata geçen türkmenlere yatuk ismi verilmiştir. tembel anlamına gelen bu kelime savaşa gitmemeleri ve kentlerinden dışarı çıkmamaları sebebiyle uygun görülmüştür.

    yararlanılan kaynak: türk köy sosyolojisi meselesi ve yörük-türkmen köyler/ profesör mehmet eröz
  • eğer genlerinizin en uzak diziliminde bile biraz yörüklük varsa, sizi dağlar çağırır. bu çağrıya bigâne kalamazsınız.

    iklim, mevsim farketmez. ova, boğaz, deniz ve sair vız gelir. huzur, 5 yaşınızda, yaylaya çıkmış akrabaların kıl çadırında uyuduğunuz o serin gecede donup kalmıştır.

    hayatınız boyunca o ânı ararsınız.
  • antalya'da insanlar gezerlerken denize bakarlar. sırtını dönüp dağlara bakanlar yörüklerdir.

    babam böyle der.
  • gurur duyduğum atalarım..binboğalar efsanesinin efsane insanları
  • yazin yaylaya gittikleri icin kiymetli cukurova ekinlerinin heba oldugunu goren osmanli yonetimi yayla yollarina askerler dizip goc etmeye niyetlenen yorukleri oldurmusler ve bu sekilde cukurova'ya zorla yerlestirilmislerdir. simdi adana'nin gercek sahipleri ve gercek adanalilar o zamanlar yerlestirilmis yoruklerdir.

    adanalinin misafirperverligi ve mertligi o yoruklerin ozellikleridir. tabii sonradan kiymetli topraklar uzerinde feodal bir duzen gelistiren yorukler tarlalarinda calismalari icin komsu bolgelerden irgatlar getirmistir. sonra da bu irgatlar arasindan maddi guc kazanan bir adanali nesil dogmustur. simdi iste adana'da bir zamanlarin yorukleri ile bir zamanlarin irgatlari hala beraber yasamaktadir. ikisinin de adanali sayilip iki ayri insan toplulugunun ozelliklerini kullanarak genellemelere gitmek cok yanlistir. yoruk olan adanali ile olmayan adanali karistirilmamalidir. isbu entrynin fasizmle, ayrimcilikla, elitizmle zerre kadar ilgisi yoktur, sadece kimi yanlis degerlendirilmelerin onune gecilmeye calisilmistir.
  • mustafa kemal atatürk'ün " toroslar'daki tek bir yörük çadırından bile bir duman tütüyorsa, bu ülkenin düşmana esir olmayacağından emin olun" mealinde bir sözü vardır yörükler hakkında.atatürk'ün de soyunun konya'daki yörüklere uzandığı tespit edilmiştir.
  • sikma yerler, ayran icerler, teleskopla yildizlara bakarlar.
  • kelimenin kökeni yürümekten gelmektedir, yörükler özellikle toros dağları çevresinde yaşamaktadırlar, öz türkçeyle karışık farklı bir şiveleri vardır, bahçeye tangay derler, bir yerde sabit durdukları zaman mutsuz olurlar, ellerinin altında keçileri, başlarının üstünde gökyüzü olmazsa rahat edemezler. etrafınızda yumuşak minderler dururken taşlara oturan, hafif çekik gözlü ve -e harflerini geniş söyleyen insanlar varsa onların yörük olma olasılığı yüksektir. kendi halkımdır, sürekli hareket halinde olmamın, rüyalarımda hep torosları, bozkırları görmemin ve hafif çekik gözlerim olmasının yegane sebebidir.
  • cumhuriyet döneminde büyük çoğunluğu çukurova ve civarına iskan edilen, yavaş yavaş yok olan, günümüzde ise sayıları 1500 - 2000'i anca bulabilen, o güzel atlara binip giden o güzel insanlar.

    dağılan, iskan edilen, kuşaklar boyunca şehirlerde yaşamaya alışan bizim gibi şehirli(!) yörük torunları ise bu insanları sadece dedelerinden babalarından duydukları kadarı ile hayal meyal bilebilmekte, eski saf, temiz yörükleri hayal etmekle yetinmektedirler. bu şehir pisliğinin içinde kirlenmeden kalmak mümkün olmasa bile...

    her ne kadar bu ülkeye giren savaşcı, göçebe türkmenler bugün bildiğimiz anlamda yörüklerle aynı yaşayışa, aynı soya sahip olsalar da, yani yörükler bu adetleri gelenekleri, töreleri sürdürmeye çalışan küçüle küçüle bir avuç kalan insanlar olsalar bile, bugün birisine, bir arkadaşınıza yani ülkenin sıradan bir vatandaşına ailenizin yörük olduğunuzu söylediğinizde çingene, sığır çobanı hatta bedevi olarak addedilebilir ve hatta hatta "ııyyy" diye bir tepki bile alabilirsiniz. şaşırmamak lazım, dedim ya yörük kalmadı ama avrupalı olanlarımız arttı, yaşasın.

    her neyse, demem o ki bu ülkenin gerçek sahipleridir. ata, çocuk, torun...

    ağlar bu mezarlıkta yörükler her gece
    bıkıp iri yıldızları davar sanmaktan
    düşünür eski günleri... iskandan önce
    geride kalmanın hüznü yamanmış yaman.

    melih cevdet anday***

    (bkz: o guzel insanlar o guzel atlara binip gittiler)
hesabın var mı? giriş yap