şükela:  tümü | bugün
  • karabuk'un web sayfasında yörük köyü ile ilgili aşagıdaki bilgiler verilmiştir.

    safranbolu’nun küçük bir modeli olan yörük köyü’nün safranbolu’ya uzaklığı 11 km.’dir. 1997 yılında kültür bakanlığı tarafından bir türkmen köyü olması nedeniyle tamamının kentsel sit alanı içerisine alınarak korunması kararlaştırılmıştır. bu amaçla 93 adet yapı, korunması gerekli kültür varlığı olarak tescillenmiştir.safranbolu’nun aksine köy içinde ticaret ve imalat olmadığı için bir yaşam bütünlüğü ortaya koymaktadır. safranbolu’da görülen çok boyutlu kent yaşam ögelerinin uyumu yörük’te yoktur. yörük’ün kent boyutlu evlerinde kırsal bir yaşama sanatı hakimdir.yörük tam anlamıyla osmanlı dönemi klasik üslubun ev mimarisindeki en güzel örnekleri ile dolu bir geleneksel “konut müzesi”dir. köy evi demek sanırız haksızlık olur. bilinen köy evi tarzının dışında bir yerleşme, adeta tümü birer konak niteliğindedir.
  • geniş bilgi ve döküman için;
    http://www.yorukkoyu.org/

    edit: link kurbağa olmuş.
  • göçebe kökenli sakinlerine yan yana evlerden daral geldiği için 3 5 evlik birbirilerinden oldukça uzak mahallelerden oluşur yörük köyleri.
  • hiç birinin penceresi diğerinin penceresini görmemesine dikkat edilerek inşaa edilmiş.
    içerisindeki süslemelerin bektaşi anlayışı olan on iki imama bağlı kalınarak yapılmış. (on iki lale, bir odada bulunan on iki rafı olan dolap) gibi. hâla sağlamlığını koruyan ve içlerinde yaşamaya devam edenlerin yaklaşık o evin 5 - 8. nesil olması ile evlerin ne kadarda yörük anlayışının aksine itina ile inşaa edildiğinin göstergesi olan evlerin bulunduğu safranboluna 17km uzaklıktaki köydür.
    yörük köyünü gezerken dikkat edilmesi gereken ayrıntılar.
    - evlerin dıştan görüntüleri, safranboluda ki evler ile aynı olmasına rağmen içlerine girildiğinde sanatın sadece ağaç oymacılığı olmadığı ve duvarlarının her birinin bir anlamı olan figürler ile süslendiğidir.
    - bir ayaklarının istanbulda olmasından dolayı duvarlardaki süslemelerin bir kaçında istanbul ve istanbulu anlatan resimler ve figürler vardır. bunları seyrederek sürekli istanbul özlemini dizginlemeye çalıştıklarının aşikar olduğudur.
    - evlerde kütüphane ve çalışma odasının bulunduğudur.
    - kütüphanede ki en yeni kitabın 1937 yılına ait bir hayat ansiklopedisi olduğu ve içerisinde osmanlıca - fransızca sözlük gibi bir çok osmanlıca kitabın bulunmasıdır.(sipahioğlu konağı)
    - eski safranbolu halkı gibi safranbolunun ipek yolu üzerinde bulunmasından faydalanarak kültürlerini ve ceplerini zenginleştirmelerinin aksine. safranboluna bukadar yakın olmasına rağmen istanbulda sipahi ocağında çalışarak ceplerini, sürekli okuyarakta kültürlerini zenginleştirdikleridir.

    not : eğer yolunuz düşerse yörük sofrasında ıspanaklı gözleme yemeden sakın oradan ayrılmayın.
  • korunma ve kollanma konusunda başarılı bir köy olarak dikkat çekiyor yörük. istanbul ve ankara gibi büyük şehirlerde yaşayan yörüklülerin kurduğu vakıf sayesinde oldukça faydalı işler yapılıyor. her sene yaz aylarında yörük köyü şenlikleri düzenlenir ve uzaklardaki yörüklüler köylerine gelip buluşur.
    yörük köyü muhtarına ait olan yörük kahvesi mutlaka oturulması, yaşlı yörüklülerle sohbet edilesi bir yer. geniş verandasının üzerini örten sarmaşıklar en sıcak havlarda bile serinletir insanı. orada oturup bağlar gazozu içmek allah'ın emridir. eğitim ve kültür ortalamasının oldukça yüksek olduğunu söyleyebiliriz. yörük köyü'nün en ünlü simalarından biri (her ne kadar yörüklüler bundan pek bahsetmek istemese de) cemil ipekçi'dir.
  • türkiye'de koruma altına alınmış iki köyden biridir (diğer kınalı kar'ın çekildiği cumalıkızık'tır). müthiş bir tarihi yapısı vardır. köydeki evler bu tarihi yapıyı yansıtan en önemli şeydir. evlerin en belirgin özelliklerinden bazıları;

    - bir ev diğer bir evin manzarasını kapatmayacak şekildedir.
    - evlerin en önemli odası manzaraya en hakim olan yerdedir.
    - her evde duvar süslemeleri ve ayrı bir anlamı olan lale figürleri vardır (on iki lale figürleri).
    - raf ve dolaplar el işidir ve bazı dolapların içinde banyo yapmak için özel yerler bulunur.
    - dışarı ne kadar sıcak olursa olsun evlerin içi doğal klima diyebileceğiniz kadar iyidir.

    bu köydeki bir diğer tarihi değeri olan şey ise çamaşırhanedir. bu çamaşırhanenin ortasında büyükçe bir taş, köşelerde ise su ısıtmak için ocaklar bulunur. ortasındaki hamam taşına benzeyen onikigen taşın ilginç özellikleri vardır. her boydan ve kilodan insana göre çamaşır yıkama yeri vardır. ortasında kirli suyu dışarı akıtan bir delik bulunur. oniki kişi aynı anda çamaşırını yıkayabilir. bu çamaşırhanenin kapısı da en az kendisi kadar ilginçtir. üç değişik hareketle kilit sistemini devre dışı bırakılması ve kilit sisteminin tamamen tahtadan olması bunların başında gelir.

    nar ağaçları ve dut ağaçları bolca bulunur. dut ağaçlarının çokluğu yüzünden arılar canınızı sıkabilir.
    köydeki yaşlı kadınlar güler yüzlü ve sempatikler. misafirleri ağırlamasını çok iyi biliyorlar. hele bir tanesi var, öyle bir gözleme yapar ki parmaklarınızı yiyebilirsiniz. tabi o eşsiz ayranıyla birlikte... (özellikle filiz teyze diye sorun efendim, mutlaka tanışın)

    köyde, ben buranın 6. kuşağıyım diyen biri* evinin yarısını müze yapmış ve halkın kullanımına çekinmeden açmış. zira müze diye gezmeye girdiğinizde önce adamın yaşadığı salondan geçiyorsunuz. bu ev sanırım köydeki evleri tanımak isteyenler için en uygun yer.

    gözleme ayran için ise müze olan evin hemen bitişiğindeki yeri tercih edin. her yönüyle pişman olmayacağınıza garanti verebilirim.

    (bkz: sipahioğlu konağı)

    konaktan bir görünüm: http://www.safranbolu.gov.tr/img/sipahi.jpg

    yörük köyü hakında: http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/…aspx?viewid=573110
  • muhteşem bir köy. evleri, sokakları, insanları, bilhassa sonbahar teması içinde kadrajlanmaya ve makinanın belleğinde alınıp götürülmeye çok müsait. yalnız, köylüsünün bir kısmı güleryüzlü ve anlayışlı iken, bir kısmı objektifi görünce isyan etmeye başlıyor
    evet, fotoğrafçılığın yaygınlaşmasından beri bu zavallı insanlar sürekli olarak "antik" birer varlıkmış muamelesi görmekten haliyle bıkmışlar sanırım. yalnız safranbolunun köyülüsü ise fotoğraf makinası ile çok daha barışık. kahveye bile lönk diye selamünaleyküm müsaade var mı diyerek giriş yapıp gayet hoş karşılanmış biri olarak (fotoğrafçılıkta "kaşarlanma eşiği"), izin istemeksizin çaldığım her yüzün, her karenin sonunda durumu fark edenler bana yalnızca tatlı tatlı gülümserken, hatta bir çoğu fotoğraflandığının farkına varıp doğallığını bozmadan işine gücüne sohbetine devam edebiliyorken; yörük köyü'nde bi dedenin elinden zor kurtuldum diyebilirim.

    bence hoşluk ve kendinehaslık bakımından safranbolu'ya açık ara fark atar burası (elbette safranbolu'da fotoğraflanacak konu bulmanız daha olasıdır zira demiriciler vs de var orada).

    yörük köyü'ne giderseniz muhakkak filiz teyze ile tanışın onların yerinde gözleme yeyin; teatral yeteneği aşmış geçmiş bu kadının gülenyüzüne ve neşesine ortak olun. çamaşırhane'de vakti zamanıyle gelinlerin kayınvalidelere olan gıcığını nasıl çamaşırdan çıkarttığını bir de ondan izleyerek dinleyin.

    kendisi gayet uyumlu bi kadın olduğundan, model olarak yönlendirilmeye de gayet müsait. yalnız o kadar çok hareket ediyor ve o kadar yerinde durmuyor ki, yüksek enstantane çalışmak zorundasınız (sürreal kafalarda değilseniz).

    filiz teyze'nin cüretkar tavrı ve açık sözlülüğü sizi bunaltmasın, şaşırtmasın. en son kıkırdaşıp şakalaşırken bana ne kadar çapkın ve becerikli olduğumu çaktığını, ondan kaçmadığını, benim erkeğin ömrünü uzatacağımı (töbe töbe) dile getirip, oğluna almaya ikna etmeye çalışıyordu.

    yörük köyü'nun evlerinin buraya yazılmamış bir diğer özelliği de, bir ev sahibi evinden dışarı çıktığında komşusu eşi dostu ona gelir de evde bulamaz ise diye, kapının tokmağına ip geçirme adetidir. evin tokmağındaki ip aşağı doğruysa, hemen gelmeyeceğim demekti sanırım; yanlara doğru ise bi koşu gittim gelicem demekti (yanılıyor olabilirim).

    dönüşte de endüstriyel hastasıysanız karabük demir-çelik fabrikalarına bi uğrayın çıldırın rahatlayın. oh mis.

    genel olarak gerek safranbolu gerek yörük köyü halkının (arada bir iki manyak çıksa da) tatlığını ve inceliğini takdir edip; oksijen ve doğal gıdaya doyup, huzur içinde dönüyorsunuz evinize.

    highly recommended
  • safranboludan kastamonuya giderken yolun solunda kalan ve tarihten kalan bir sayfaymışçasina size merhaba diyen köy. arabayla giderken araba kullanmaktan utandım diyebilirim, çünkü gerçekten sanki 200 yıl öncesine gitmiş gibi hissettim, nerdeyse hiç yeni bina yok, modern bir eşya yok. bize önerilenler ıspanaklı kıymalı gözleme, ayran ve ev baklavasıydı, çok da başaralıydı hepsi. bağlar gazozunu ise deneyemedik çünkü o kadar doymuştuk ama borcumuz olsun. kapılar çok büyük ve güzel, osmanlıdan kaldıkları çok belli, camisinin avlusunda eski usül bir tulumba var, itfaiye tulumbası, ilk kez gördüm öyle birşeyi ve çok etkilendim. safranboluya, amasraya yolu düşen herkesin ugramasını şiddetle tavsiye ederim.
  • leyla gencerin bir büstünü dikmişler köye, lakin ilgniç olan büstün üzerindeki açıklamanın türkçe versiyonunda gencer'in annesinin polonyalı olduğu yazmıyor, ingilizce açıklamadan farklı olarak.