şükela:  tümü | bugün
  • özellikle kpss'ye ve üniversiteye hazırlık yapan öğrenciler için söylüyorum: ahmaklıktır. bu devirde binlerce youtube videosu, ders sitesi varken insanlar neden bu leş kurumlara binlerce lira para vermeye bu kadar hevesli olur gerçekten anlayamıyorum.
    (bkz: dersaneye gitmeden üniversite kazanmak)
    (bkz: #73206078)

    edit:
    şimdi gelelim karşı argümanlara:
    1- ona bakarsan ders kitaplarından da çalışılarak da kazanılabilir:
    pek tabii ki olur; ancak internetteki anlatımı ders kitabından öğrenmeyle karşılaştırmak saflıktır. zira internette bunu anlamanı ve daha çok hit kazanmayı amaçlayan kanlı canlı bir eğitmen vardır. yüzlerce anlatım farklılığı, gerizekalı değilsen, konuyu anlamanı sağlayacaktır. kitabın hatta okuldaki öğretmenin eksikliğini youtube'daki binlerce video'dan istediğini seçip aynı videoyu defalarca oynatarak giderebilirsin. bu, soru sormaya çekindiğin öğretmenin anlattığından da bin kat daha etkilidir. youtube'nin verdiği imkan hiçbir okulda veya dershanede yok.

    2-sosyalleşme ve rekabet: pardon ama okulda da bunu gayet tabi yapabilir öğrenci? son senede okul, yayınevleriyle anlaşarak seri denemeler yapabilir ki; halihazırda uygulanan bir şey zaten.
    para vermeye bahane aramayın gençler. herkes sizin kadar varlıklı değil.

    3- dershane/kurs ortamını görmesek anlatılanlara inanacağız. kadromuz şu kadar iyi, diye 10 bin lira isteyen dershane sanırsın ki mıt'den walter lewin'i falan getiriyor. bunların yalan olduğunu siz de biliyorsunuz. çoğu dershanede milli eğitimden öğretmenler çalışıyor. yani okuldaki performanstan pek de bir fark olmuyor. en azından ben pek bir fark görmedim. "dershanede öğretmen öğrenci etkileşimi var, öğretmen öğrenci seviyesine iniyor" gibi savunmalar da bana göre boş iddialar; çünkü öğretmen, ne olursa olsun kendine verilen süre içerisinde o dersi vermek zorundadır. hal böyleyken 20 dakikalık videoya odaklanıp pratik yapmayan öğrencinin, tembelliğine dershanede çare bulması yine mümkün değil. en iyi hocayla dahi mümkün değil. istikrarlı öğrenci de zaten eksikliğini dershaneyle değil internetteki farklı kaynaklarla gideriyor.
    dershanelerin tek artısı rekabetçi bir ortam yaratmak(rekabetinizi sevsinler, öyle ortam mortam demeyin kıytırık deneme sınavları işte...) olduğu iddiası belki kabul edilebilir; ancak bu rekabetçi ortam her zaman öğrenci üzerinde motive edici ve başarıyı arttırıcı bir etki yaratmıyor; aksine yıkıcı bir etki de yaratabiliyor.
    lafı uzatmadan, öğrencinin kitap, soru bankası, deneme vs. alıp çalışması ve youtube'daki videoları takip etmesi; okulların da seri denemeler yapması öğrencilerin dershaneler bağımlılığını büyük ölçüde azaltacaktır. böyle bir disiplinden yoksun öğrencinin, hangi yolla olursa olsun, başarılı olması zaten hayaldir.
  • dershanenin amacı; okullarda ne kadar iyi öğrenci varsa alıp sınavdaki başarıyı dershanenin başarısı gibi gösterip reklam yapmaktan ibarettir. bu yamyamlara kanmayın. kaynak alıp evde çalışın. facebook, instagram gibi sitelerde daha az zaman geçirerek anne babanıza binlerce lira yük olmaktan kurtulabilirsiniz.
  • gereksizdir.
    behzat rasuli de bir seçenektir. youtube'ta da yeterince iyi kanallar var bu hususta. kendinize güvenin. motive olun. inanın. kaynaklardan çalışın, izleyin. anlamadıysanız başa alın. yeniden deneyin.

    edit: soru çözümleriyle ilgili ne yapacağız diyenler var. zaten artık hocalara ulaşmak mümkün. dersnette'den ders dinleyen biri olarak sistemin içinde zaten soru sorabildiğimiz bir ortam vardı. kunduzasor diye bir program da var ayrıca. artık her şeyin bir çaresi var yani. geriye sadece inanmak, çabalamak ve başarmak kalıyor.
  • dershane aslında sosyalleşme ve disiplin sağlar. onun dışında sosyalleşmenin eksikliğini hissetmeyeceksen ve gerekli disipline sahipsen hakikaten youtube dersleri adamı kral yapar.

    bkz: tonguç akademi
  • bunun bir üstü `ders kitapları varken dersaneye binlerce lira vermek` oluyor sanırım. sonuçta anlattıkları herşey kitapta var. ne gerek var ki?...
  • dershaneler kapanmamışmıydı fetö kavgası yüzünden?
  • ders dinlemekle kitaptan çalışmak arasında fark vardır. videolar öğretmeni evinize taşır.
  • kuzenim vardı. lise ve ortaokulu dışarıdan okudu. maddi durumu nedeniyle öss'ye evde çalışıyordu. bir tane de dershaneyle anlaştı. deneme sınavlarına girebilir miyim diye. belli bir fiyat karşılığında kabul ettiler. 2-3 deneme sonrasında çalışma ve azmi sayesinde, sıralamalarda üst sıralara doğru çıkmaya başladı. sömestri gibi dershane denemesinde ilk 3 de her zaman yeri vardı. sonra dershane gel bizim öğrencimiz ol derslere girersin dediler. gitmedi tabi. yol git gel 3-4 saat kaybım olur günlük o sürede ben 200-300 soru fazladan çözerim dedi ve hukuk fakültesine girdi.

    özellikle sözel öğrenciler için dershaneye gitmek kadar anlamsız bir şey yok. otur evinde oku araştır. tarihle ilgili yapamadığın konu olursa zaten ya yanlış biliyorsundur ya da yanlış okumuşsundur. ama matematik, fizik, geometri gibi dersler için dışarıdan bir göz soruyu çözmende yardımı olabiliyor. bu sayısal derslerde konu eksiğiniz yoksa şayet yine dershaneye gitmek anlamsız oluyor. çalışmak ve kazanmak isteyen inanın her yerde başarılı olabilir.
  • özellikle bizim toplumumuzda iç disiplin diye bir şey gelişmemiştir. youtube aslında bir çok sorunu son derece net bir şekilde çözüyor. ders çalışmak isteyen bir öğrenci için bulunmaz bir nimet. o denli çok seçenek var ki akıl almaz düzeyde. hangi öğretmenin anlatımını beğeniyorsan o öğretmenden dersi dinleme imkânı oldukça geniş. ama gelin görün ki tek bir tane dahi öğrenci youtbe’da ders çalışma imkânına yüz çeviriyor.
    ben de başlığı açan arkadaşa katılıyorum. dershaneler günümüzde son derece gereksiz kurumlardır. kat be kat fazlasını internet ortamında fazlasıyla elde etmek mümkün. hadi gençler, analarınızın babalarınızın parasını dershanelerde çarçur etmeyin, youtube kanallarına abone olup hedefi on ikiden vurun.
  • sınavın kontenti yoğunsa youtube da o yoğun kontinentalin her bir componenti için yüzlerce variationu offer eyler. website'den şaşmayın and thats flat!