*

şükela:  tümü | bugün
  • dünyanın en çirkef en anti-fairplay spor terimi... bi adam alnının teriyle topu kapar efenim basketbol sporunda, fast breakini yapar smaç düşüncesiyle o sırada arkadan yıldırım gibi yetişen beyaz bön suratlı muhtemelen doğu avrupalı savunma oyuncusuda laaars die tutar çeker fırlatır kolundan adamcağızı, sonrada adice evet ben yaptım abi diye elini kaldırır işte bunun adı yugoslav faulu* olur... zati basketbolda ne kadar bayıcı, oyunu yawaşlatıcı kavram warsa hepsi ya yugoslavya ya rusyadan çıkmıştır, sinir olurum...
  • artik sportmenlik di$i foul olarak hanelere uyari almaksizin yazilir .
  • cogu zaman fast breaki baslamadan bitirmek anlamina gelir.
  • yugoslav basketbolun karakterini belirleyici bir fauldür.
    yeni nesiel basketbolculara bu tür faulleri yapabilmeleri için özel bir çalışma uygular yugoslav koçlar.
    genç basketbolcular, çıkış saatine doğru bir ilkokulun kapısına götürülür. zille birlikte fırlayan yavrucaklardan ne kadr çoğunu yere serebilirlerse, olayı izleyen koçun gözüne o denli girerler.
  • artik sportmenlik disi faul olarak adlandirildigi icin, eskisi kadar sert yapilmayan, fakat hizli hucumu kesmek amaciyla rakibe yapilan hafif bir darbe ile gerceklestirilen faul turu
  • bunun futbol versiyonunu, bir zamanlar gençlerbirliği çok iyi yapardı; fb'li serkan'ın halen iyi yaptığı söylenebilir.
  • zamane sportmenlik dışı faul. oysa ki ne güzeldi gençliğimin yugoslav faulleri...
  • basketbol maçı spikerlerimiz ve yorumcularımız sayesinde basketbol literatürüne girmiş bir terimdir. genelde yugoslav oyuncuların başvurduğu bir faul cinsidir. rakip fast break'e çıktığı zaman, daha hücumun başında oyuncuyu faulle durdurup hücumu kesmeye yarayan akıllıca yapılmış fauldür...

    bir de "türk faulu" vardır... rakip oyuncu pota altımıza kadar girer, tam atış kullanacağı sırada, bizim oyuncular "lönk" diye atış yapan oyuncunun eline vurur; buna rağmen atış basket olur, rakip bir de faul atışı kullanır. yani, türk faulu, "basket faul" le sonuçlanır...