*

şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: yuxexes)
  • (bkz: decibel)
  • sessizleştiren ve sessizliğe ihtiyaç hissettirendir. misal gecenin köründe yere tencere düşer, çok büyük bir gürültü çıkarır ve gürültünün bitmesi beklenir, eğer gürültü tahmin edilenden uzun sürüyorsa refleks olarak(hızlıca) tencere yerden alınır.
  • insanin dogustan sahip oldugu iki korkudan biri. digeri icin (bkz: düşmek)
  • dünyanın en boktan şeyi olmasına rağmen hala bu konu hakkında doğru düzgün bi ilgi oluşturulamamasından dolayı suskunluğundada rahatsız eden şey .
    akp kalelerinden biri olarak anılan bi istanbul ilçesinde geçen cuma namazında , namaz için ayağa kalktığımızda hacı amcanın teki başladı bağırmaya .bağırmasının nedeni ise safların oluşturulamaması boşlukların olması . bu tabi ki adamın tespiti ama şurda cumaya giden bilir herkes olabildiğince iciş bücüş oluyor . neyse adamın haklı olup olmaması mesele değil mesele bağırması .okadar yüksek sesle çığırıyodu ki camiden çıkmak istedim hatta içimden küfrettim .bu hali yaklaşık iki dakka yaşadım ama sonra '' ulan kendine gel 5 haftadır cuma ya gitmiyon ve yaşlı bi adam için deymez '' deyip camide kalmaya karar verdim. hacı amcanın yüzünü tam seçemiyodum ama etrafımdakileri inceleme fırsatı buldum . ben ne yaşadıysam çoğunluk aynı şeyleri yaşadığını ve hemen hemen 2000 kişilik bi camide herkesin yüzünün düştüğüne tanıklık ettim .

    o hacı amca adeta bi komutan edası ile millete yüklenmesi orda hepimizin moralini bozmuştu . zaten tepki olarak çıkan seslerde ; sen kimsin ya , o kime bağrıyor , deli deli o gibilerinden ve cumadan çıkana kadar süren moral bozukluğu tek bir kişinin yüksek ses kullanarak nasıl milleti etkilediğinin farkındılığını bana yaşatmasıda ayrı bi muhabbet oldu .

    akp kalesi dememin sebebi o camidekiler bugün bazı çevreler tarafından nasıl eleştirildiği malum .ama abi bazı şeylerin altını iyi çizmek lazım o gün kimse o adama bişey diyemedi başka bi günda başkalarınada bişey diyemediler .bu öyle bi eziklik ki bunu solcusuda yaşıyor şu ülkede sağcısıda . biz hiç bir zaman yüksek seslere karşı bişey diyemedik .yarında diyemeyeceğiz sanırım . ama benim asıl zoruma giden ben kendimi bilimkurgu meraklısı teknoloji sevdalısı biri olarak görürken bir edebiyat metninde ses in insan üzerin deki olumsuz etkilerini okuma fırsatı buldum . bu kadar büyük bi sorunun türkiye de hala hakkında doneler oluşturulamaması gerçekten ciddi bir ayıp .

    arka sıradakiler vardı hani hatırlarsınız fox tv de meşhur liseli dizisi . orda mavi sakal diye anılan bi piskopar vardı ve bu bi kızı kaçırıyodu .
    neyse fazla uzatmıyacağım bir veya iki sezon mavi sakal muhabbeti sürdü . mavi sakal ın bu piskopatımsı tavrının nedeninin gece vakti ansızın çalan bi araba alarmı olduğu diye dizide anlatıldı . bana çok yavan gelmişti hatta sıçtılar dedim . ama seneler sonra o sesin bazen öyle anlarda insanı nasıl esir aldığını anlıyorsunuz ve tepki olarak doğan piskopatlığı bile haklı görür hale geliyorsunuz .

    yüksek sesle konuşan insanlardan , kornalardan , dukkanlarda çalan şeylerden işte bi dünya yüksek sesten nefret ediyorum .
    ben beşiktaşlıyım maçada gidiyorum ama ordaki ses bile siktiğim trafiğinde basılan kornanın binde biri kadar rahatsızlık vermiyor .
  • en mütecavüz olgu. işkence olarak kullanılmışlığı bile var. gücün kimde olduğu unutulmasın diye periyodik olarak uygulanıyor.
  • amin maalouf politika yapmanın pratik zeminini, argümanını les echelles du levant kitabında nasıl satır arasına yerleştirmiş. o bu sözü bir gizli direnişçinin ağzından sarf etmişti:
    "çok yüksek sesle konuşanlar, hareket yeteneklerini yitirirler."