şükela:  tümü | bugün
  • öncelikle, 0-5 yaş ve 60-80 yaş arası vatandaşlarımızın milli üniforması olan bu kıyafet hakkında nasıl olur da bu zamana kadar başlık açılmaz, şoktayım. yok ya, aslında değilim. hepiniz çocukluk travması olarak bundan nefret ediyorsunuz, hatırlamak istemiyorsunuz, ondan başlık açmamışsınızdır bence. neyse tanıma geçelim:

    allah kahretsin bu yeleği. evet. yerin dibine batsın. giydirmeyin kardeşim bunu çocuğunuza. cicili bicili elbiseler alıyorsunuz, bir dolu para veriyorsunuz. kız çocuğa çiçekli, tütülü elbiseler alıyosunuz, erkek çocuğu küçük adam gibi giydiriyorsunuz, papyon, kıravat falan takıyorsunuz. sonra "aman üşümesin" diye annenizin, kayınvalidenizin ördüğü yün yeleği giydiriyorsunuz bunların üstüne. bakın bu bir dramdır. çocuğunuzu paçoz gibi giydirmeye hakkınız yok.

    bazı bebeklik ve çocukluk anılarımı hatırlıyorum, bazılarını annem anlatınca kafamda belirginleşiyor. mesela 2 yaş civarındayım, annem her gece ama her gece geceliğimin üstüne zorla yelek giydiriyor. ben de (henüz aklını peynir ekmekle yememiş, "aman üşütmeyeyim" fikriyle delirmemiş normal bir insan evladı olarak) elbette nefret ediyorum bu durumdan. iş inada biniyor. annem bir gece beni yatırıyor, toplamda 647659836534786'i bulan kahrolası yün yeleklerimden birini giydiriyor. başımda uyumamı bekliyor. oscarlık bir performans sergileyerek uyuyan bebek taklidi yapıyorum. annem gidiyor. ben derhal kalkıp ıkına tıkına yeleği çıkarıp yere atıyorum. sabah gayet mutlu bir şekilde uyanıyorum. anneme diyorum ki "sen bana yelek giydiriyorsun ama ben onu gece çıkarıp atıyorum ehehe". annemin yüzünde muzaffer bir ifade var. bir bakıyorum yelek yine üstümde, yine sıcaktan bayılmak üzereyim. annem diyor ki: "evet, farkettim, gece sen uyurken tekrar giydirdim." sinir oluyorum. ertesi gece kahrolası yeleği çıkarıp biraz daha uzak bir yere atıyorum, bulamasın diye. sabah uyanıyorum, bu sefer başka yelek üzerimde.

    bir fotoğrafım var mesela, 4 yaşındayken çekilmiş. dayımın nikahında "küçük gelin" olmuşum, yengemin gelinliğinin eteğini tutuyorum. saçımda beyaz çiçekler, üstümde (4 yaş standartlarına göre muhteşem, hatta rüya gibi) bir gelinlik var. ama normalde peri kızı gibi görünmem gerekirken paçoz gibi görünüyorum. sebep? tabi ki yün yelek. gelinliğin üstüne bile yün yelek giydirip kıyafetimi mahvetmişler. "aman çocuk üşümesin".

    8 yıldır amerikalılara türkçe öğretiyorum. kitabımızda hastalıklar ve doktora gitme ile ilgili bir bölüm var. burada çocuklara "cereyanda kalmak", "soğuğa oturunca çocuğunun olmaması", "klima çarpması" gibi kavramları ve deyişleri anlatıyorum, suratıma deliye bakar gibi bakıyorlar, acıyarak. "hayatınızda hiç iki açık pencere arasında oturunca omzunuz boynunuz falan tutulmadı mı lan" diyorum, bu sefer de uzaylı görmüş gibi bakıyorlar. yok burda yün yelek falan. herkes de at gibi. sıcaklık 15 derece olunca şıpıdık terlik ve şortla geziyorlar. ben hırkamı çıkarmak için 25 dereceyi bekliyorum. azıcık rüzgarda kalsam midemi üşütüyorum. bence bunların tek sorumlusu bebekken maruz kaldığım yün yelek işkencesi. yaşlanınca da kurtuluş yok bundan. anneannem belli bir yaştan sonra yün yeleksiz yaşayamaz oldu mesela. yazın bile yün yelek giyiyor?! bir yaştan sonra insan çocukluğuna mı dönüyor nedir.

    bana bunları yazdıran yakında çocuğu doğacak bir yakınımıza başka bir yakınımızın ta amerikalardan el yapımı yün yelek göndermek istemesi, anne adayının mutluluktan çıldırması, "yeleğim de yeleğim, gönderin onu bana kıymetlimisss" diye tutturması ve ister istemez bu saçma sürece dahil olmamız. bebek ya, mutlaka yün yeleğe ihtiyacı vardır onun çünkü. yeleksiz bebek ne bileyim bir tereyağsız iskender, bir hıyarsız cacık, bir kaymaksız ekmek kadayıfı gibi memleketlime göre.

    şu an bebeğim yok. olursa ve anneannesi, babaannesi falan yün yelekler örüp göndermeye kalkarsa ne yapacağımı biliyorum. çocuğa yelekleri giydirip, iki üç pozunu çekip yelek üreticilerine göndereceğim ki mutlu olsunlar. "bir bebeği daha yeleklendirdik allah'a çok şükür" diye sevinsinler. sonra söz konusu yelekleri makasla kesip yakmak suretiyle ayin düzenleyeceğim. evet. beni siz delirttiniz.