şükela:  tümü | bugün
  • yunanistan'ın girit adasındaki hanya kentinde yapılan anastasi ayininde(tekrar diriliş) bu sene türkiye cumhuriyeti cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan'ın kuklasının yakılmasıdır.

    sözkonusu anastasi ayininde her sene yahuda kuklası yakılır, daha doğrusu yahuda'yı temsil eden bir kişinin kuklası yakılır.
    yahuda kim peki?
    hz isa'yı romalılara ihbar edip çarmıha gerilmesine sebep olan kişi.
    bu yüzden ortodokslar yahuda'dan nefret ederler ve bu anastasi ayininde de temsili yahuda kuklası yakarak nefretlerini diri tutarlar.

    işte bu sene bu yahuda nefretini tayyip erdoğan'da canlandırmışlar.

    şurada kuklanın üzerinde yunan harfleri ile "erdoğan" yazıyor.

    erdoğan kuklasını yakmaya hazırlanıyorlar.

    ve erdoğan kuklası böyle yakılıyor.

    yunanistan'ın ege'deki adalarımızı işgaline ses çıkarmayanlar, yunan savunma bakanının tahriklerine susanlar konu erdoğan olunca ne yapacaklar bakalım.

    kaynak:
  • akıllara nice karnavalında erdağan'a yapılan terbiyesizlik başlığını getirmiştir.

    bu başlığın akıbeti de benzer olur. benden söylemesi.
  • çok uzun sürmeyecek olduğunu tahmin ettiğim, türkiye topraklarının kara savaşı sonrası işgal edilmesi süreciyle alakalı bir harekettir.

    yunanistan, kurtuluş savaşındaki rolünü tekrar üstleneceğe benziyor. bu hareketlerle de yapmak istediği ve hissettirmek istediği tam olarak şu ;

    rte karşıtlarını -ki bunların büyük bir kısmı vatansever insanlar- sessiz kalmaya itecek hamleler yapmak. yani kısaca, türkiye'nin aydınları, "işimiz bu adamla, siz de sevmiyorsunuz, tamam mı" diyerek, bu kesimi olaya odaklanmamaya itiyorlar. (mesela türk bayrağı konu edilmiyor)

    çünkü biliyorlar ki ;yaptıkları bu hamleye karşılık, ülkedeki diğer kesimin tabanı ve tavanı birbirinden hamasi saçmalıklar ve şovlar düzenledikten sonra çomarlığa kaldığı yerden devam edecek. onları siklemiyorlar bile.

    burada bilinç altına çaktırmadan itelenmek istenen şey, "ortak noktamız var" hissiyatını hareketlendirecek zemini yaratmak. tabi bu söylediğim sana çok uçuk gelebilir, ama bence böyle.

    son zamanlarda çomarlara hitap ederken saçmalama, yalan, manipülasyon vb bilimum spekülasyon hareketlerini artık normal karşılar olduk. o yüzden bu palavraların boyutunu da normal karşılar olduk. dışarıdan bakan bizim alıştığımız şeyin ne kadar büyük bir fiyasko olduğunu çok iyi biliyor, analiz ediyor.

    yürüyün gidek.