şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: mevlana)
  • yüzyıllar öncesinden duru, akıcı bir türkçeyle, ve yine bana göre kendini bulmuş bir ezgiyle kanatlanmış düşüncelerin insanı.
    islamcılar sever gibi görünür, sevmezler ancak "allah sevgisi" kısmını tramplen niyetine kullanıp kendi dümen suyuna sokmaya çalışırlar.
    ama bu adam o yozluğa koyalım desek sığar mı?
  • tassavuf edebiyatının ağır toplarından
  • yunus mevlananın mesnevisini okur ve''ben olsaydım:ete kemiğe bürünürdüm,yunus diye görünürdüm der ve işin içinden çıkardım''...hayatını manevi değerlere adıyan halk sanatkarı.
    ne varlığa sevinirim
    ne yokluğa yerinirim
    aşkın ile avunurum
    bana seni gerek seni
  • her yunus emre diye geçen, yunus emre'nin şiiri değildir, ama tüm bu yunus imzalı şiirler onun kişiliğinde bütünleşmiştir.. bir zaman sonra, yunus, anadolu halkının beslediği bir kahraman haline gelmiştir..
  • hayatını kendisi şöyle özetlemiştir:
    "arar idim allahı buldum ise ne oldu
    aglar idim dün-ü gün güldüm ise ne oldu
    erenler dergahında deste kızıl gül idim
    açıldım ele geldim soldum ise ne oldu"
  • felsefesi tüm insanlığa hitab eden insan:
    'elif okudum ötürü
    pazar eyledim götürü
    yaratılanı severim
    yaratandan ötürü' diyerek insan sevgisini dile getirmiştir.
  • tarihte tek bir yunus emre yoktur. en bilineni, 13. yy'de yaşamıştır ve yunus emere deyince akla gelen de odur. ama şiirler ve kişilikler birbirine çok karışmıştır. örneğin bildiğim bir örneği vereyim, "şol cennetin ırmakları akar allah deyu deyu" diye başlayan şiir asıl yunus emre'den bir iki asır sonra osmanlı döneminde yaşamış başka bir yunus emre'ye aittir.
  • kimine göre sakarya sarıköy'de kimine göre karaman'da doğmuş, büyümüş ve ölmüştür. anadolu'nun en az yirmi yerinde mezarı vardır. sanki yunus, halkının yüreğinde yaşayıp halkının yüreğine gömülmek istercesine, şiirlerinden bile sağlığında tensel varlığını silip atmış, kimliği üstüne ip ucu bırakmamıştır.