şükela:  tümü | bugün
  • insan niteliği açısından, en azından eğitimli insan niteliği açısından hiçbir eksiğimiz olmadığı.

    yüksek lisansın bir dönemini okumak için bir batı avrupa ülkesine geldim. grup çalışması için bir araştırma tasarlamamız gerekiyor. bir hollanda'lı, bir kanada'lı, bir almanya-abd melezi, bir de ben beraber çalışıyoruz. araştırma dizaynı, ölçme, değerlendirme hakkında falan hiçbir fikirleri yok. daha doğrusu bir şeyler öğrenmişler ama neyin ne zaman neden kullanılacağı konusunda çok fikirleri yok. ben tr'de öğrendiklerimle dizaynı şekillendirdim. üstelik türkiye'deki okulların aksine master öncesinde sadece araştırma yöntemlerini öğrenmek için buradaki öğrenciler pre-master adlı bir dönemlik bir çalışma yapmalarına rağmen. hocalar da bizim hocalarımızdan daha bilgili, daha entelektüel görünmüyorlar (gerçi bazı proflar çok iyi, çok sayıda araştırmanın içine girmişler). o zaman niye arada böyle bir gelişmişlik farkı var dedim, neden bizim en iyi okullarımız bile buradaki sıradan üniversitelerin sıralamalarının çok gerisinde, sordum kendim kendime, bulamadım, üzüldüm.
  • yikik dökük, harabe evler olur ya hani, içine bol bol sicilmis; yurt disina cikinca o evlerden cikmis, boktan kurtulmus gibi hissediyorum hep.
  • gidilen ülke insan gibi bir yerse, "çok absürd bir şey olmazsa kimse bana burda bir şey yapmayacak" hissi. aynen herhangi bir sebeple korkuya kapılıp, tedirgin olup, mesela çıldırmış bir köpekle burun buruna geldikten sonra o tehlikeden kurtulmak gibi... güvende hissetmek yani, güvende hissetmenin verdiği o çocuksu sevinç..

    türkiye'nin farklı şehirlerinde güvensizlik hissimin arttığı oldu ama kendimi tam güvende hissettiğim bir yer pek hatırlamıyorum. illa çıkıyor bir yerlerden insanı geren bir tip, hiçbir şey çıkmasa şahin görünümlü doğan çıkıyor.

    aynı şekilde korkudan bütün zamanımı diken üzerinde ve mirket gibi sürekli sağıma soluma bakarak geçirdiğim ülkeler de oldu (afrika ülkeleri), ama tam tersi şekilde sürüsünün güvencesi altında kendini su birikintisine atan bufalo yavrusu gibi sokaklarında kollarımı aça aça dolaştığım ülkeler de oldu.